• Haberin Tarihi: 18 Mart 2018
  • Bu haber 173 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Cumhuriyet Halk Partisi Safranbolu İlçe başkanı İbrahim Ayhan,Karabük Üniversitesi ve Yurtlar hakkında açıklamalarda bulundu.

İlçe başkanı Ayhan konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede,”İlçemizde yükseköğrenim yaşantısının başlamasıyla toplumumuzda meydana gelen olumlu yöndeki gelişmeleri birebir yaşayan kişiler olarak, üniversite ortamının gelişimini sürdürmesi en çok istediğimiz, desteklediğimiz bir konu. CHP ilçe yönetimi olarak bu konuda her türlü desteği verdik, vermeye de devam edeceğiz. Biz bu desteğimizi sürdürmeye kararlıyız ama gelişmelerden de aynı ölçüde memnun değiliz.

Şehrimizden yetişmiş ünlü iş adamı Sayın Türker İnanoğlu tarafından, binası olmayan İletişim Fakültesi için, bina yapılmak isteniyor. Kendisinin, Safranbolu imar planlarında Üniversite alanı olarak ayrılmış 180 dönüm büyüklüğünde bir alan olduğunu bildiğini zannetmiyoruz. Kendisine yol gösteren şehrimizin yöneticileri ve önde gelenleri Üniversite için yapılacak yeni yatırımları, şehrin orta yerinde arsa icat ederek üst üste yığmaya çalışıyorlar.

Biz, Safranbolu CHP ilçe başkanlığı olarak daha önceleri de, konu her açıldığında Üniversite yatırımlarının şehrin ortasında değil, imar planlarında Üniversite alanı olarak ayrılmış 170 dönüm büyüklüğündeki arazide, düzgün bir planlama ile oluşturulacak Safranbolu Kampusu’nda yapılması gerektiğini açıkladık. Günümüzde pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da akıl tutulması yaşanıyor. Sayın Türker İnanoğlu’nun yapacağı İletişim Fakültesi binasının Milli Egemenlik Parkı içinde bulunan, birkaç sene önce de belediye tarafından modernize edilen Yüzme Havuzunun bulunduğu yere yapılmasına çalışıldığını duyuyoruz. Sonuna kadar itirazımız var, sonuna kadar karşıyız.Yine söylüyoruz,yanlış anlaşılmasın.Üniversiteye ve bina yapılmasına karşı değiliz.Sadece yapılacak olan yere karşıyız.Yapılacak yeni binalar, düzenlenecek kampüs alanı içine düzgün bir planlama ile yapılmalıdır. Mevcut Mimarlık Fakültesi ve Yüksek Okul ve çevresinden Üniversiteye kazandırılan alanlar park ve otopark olarak değerlendirilmelidir.Mevcut binalar, bölgede ekonomik sıkıntıya sebep olmayacak düzenlemeler yapılarak, peyder pey kampüs alanına taşınmalı, boşalan binalar da, farklı amaçlar için kullanılmalıdır.

Sıkıntı sadece üst üste sıkıştırılmış binalar değil, bir de Öğrenci Yurtları konusu var. Ülkemizde yapılacak binaların deprem afetinden etkilenmemeleri için imalat kriterlerini düzenleyen bir yönetmeliğimiz var. Adı “DEPREM BÖLGELERİNDE YAPILACAK BİNALAR HAKKINDA ESASLAR”. Bu yönetmelik binalara “Bina Önem Katsayısı” düzenlemiş. Buna göre konut, işyeri ve oteller ( 1 ), Öğrenci Yurtları (1,4) olarak düzenlenmiş, yani basit anlatımla binanın taşıyıcı sistemi için Konut, İşyeri ve Otel yaparken (1) harcarsanız, Öğrenci Yurdu yaparken (1,4) harcayacaksınız. Yönetmelik olası felaketleri önlemek amacıyla, Öğrenci Yurtlarını özel binalar haline getiren böyle bir düzenleme yapmış. Peki, öğrenci yurtlarını denetleyenler bu yönetmelik maddelerine dikkat ediyor mu? Cevap, Hayır.

Öğrenci yurtlarında çıkan yangınlarla yaşanan felaketler de aklımızdan çıkmıyor. Mevcut yurtlarda, yurt yönetmeliğinin de amir hükümleri olan Yangın Yönetmeliğine uygun önlemlerin alınıp, alınmadığı denetleniyor mu? Yangın merdivenleri var mı, olanlar yönetmeliğe uygun mu? Denetleyici kurum olan Milli Eğitim Bakanlığı kendi çıkardığı yurt yönetmeliğine uygun denetim yapıyor mu? Bundan da şüphelerimiz var. Halen faal olan yurtların pek çoğu, Belediyeden, KONUT olarak Yapı Kullanma İzni almış yapılar. Yönetmelik yasaklamasına rağmen altında kafeterya olanlar, hatta bazılarının tepesinde Baz İstasyonu olduğu, bazılarının Yapı Kullanma İzinlerinin hiç olmadığına dair duyumlarımız var.Çıkarılan yönetmeliğin 9.maddesi gayet açık. Yönetmeliğe aykırı birşey söylemiyoruz, sadece yönetmeliğin öğrencilerimizin sağlığı ve selameti için doğru uygulanmasını istiyoruz.Allah göstermesin ama, yarın bir felaket olduğunda, vah çekmeyelim, dizlerimizi dövmeyelim diyoruz”dedi.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın