Çerçeve

  • Yazının Tarihi: 19 Haziran 2018
  • Yazar: Samet Hoşgör
  • Bu yazı 2247 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Açıklanır açıklanmaz Karabük özelinde büyük infial yaratan milletvekili aday listelerinin ardından, genel merkezleri tarafından belirlenen listelere girme şansı yakalayan adaylar seçim kampanyalarına son sürat devam ediyor.

Yeni hükümet sistemine göre 600’e çıkan milletvekili sayısı, parlamenter sisteme nazaran yeni seçilecek vekillerin manevra kabiliyetlerini kısıtladığından, vekil adayları dereyi görmeden paçayı sıvamamak adına iddialı vaatlerde bulunmamaya imtina ediyor. Özellikle son yıllardaki seçimlerde kentin adeta tek propaganda malzemesi haline gelen hastane konusu gündemdeki tazeliğini korumaya devam ediyor. Bunun dışında Yenice’ye yapılması düşünülen HES konusu, üniversiteye yapılması öngörülen uçuş eğitim pisti, Safranbolu Belediyesi’ne atanan ve bunca zamandır nedeni yetkililerce açıklanmayan kayyum ve Eskipazar’a planlanan İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ise gündemin diğer konu başlıklarını oluşturuyor. AKP listelerinin ilk iki sırasını Ovacıklı adayların paylaşması ise kentte infial yarattı. ‘’Neden?’’ diyeceksiniz. Dillendirilmediği için mi, yoksa altında yatan başka sebeplerden dolayı mıdır bilinmez, uzun zamandır ‘’bölgecilik’’ söyleminden uzak seçimler geçiriyorduk. Haliyle bu feodal alışkanlıkların terk edildiğini düşünmüş bir nebze de olsa ümitlenmiştik. Ancak bu hastalıklı kafa yeniden faaliyete geçti ve bunun üzerinden siyaset yapılmaya başlandı. Adayların kent içinde sırf farklı bir ilçede doğduğu için bile seçmen tarafından dışlanıp yok sayıldığı böylesi hastalıklı yaklaşımlar hâlihazırda hala temellendiremediğimiz siyasetimize ne yazık ki zarardan başka bir şey vermiyor. Önceki seçimlerde de gördük ki; Bölgeciliğin diğer şehirlere nazaran etkisinin daha kuvvetli hissedildiği kentlerde, parti tabanının ve seçmeninin listelere gösterdiği tepkinin faturası sandığa ağır yansıyabiliyor.

Son zamanların en keyifli, oy tahmini yapmanın çok güç ve sandıktan çıkan hiçbir sonucun da sürpriz olmayacağı bir seçim döneminin son düzlüğüne giriyoruz. Diğer seçimlere nazaran rengi griye çalan seçmen sayısının fazlalığı ise oldukça dikkat çekici. CHP Karabük’teki makûs talihini yenip, en azından bir vekil çıkartmak için uğraş verirken, ittifakın diğer üyelerinden İYİ Parti ise, Karabük’ün gedikli siyasetçisinin liste başı olarak dikkat çektiği kadrosuyla, ezberleri bozmak için çalışmalarını sürdürüyor. Saadet Partisi’nin adaylara bağımlı olmaksızın her seçim döneminde ortaya koyduğu performans ise takdire şayan. Liste eleştirilerinden en çok nasibini alan Cumhur İttifakının iktidar kanadı, her ne kadar 3-0 noktasında iddialı söylemlerde bulunsa da bu tahmin şu an için pek realist görünmüyor. Gerek üçüncü sıra adayının yakışıksız biçimde adeta istifa etmeye zorlanması, sonrasında listeye Burhanettin Uysal’ın dahil olması ve akabinde cereyan eden hadiseleri kamuoyunun sineye çekmesini beklemek büyük hata olurdu. İktidar partisinin bu olaylar neticesinde Karabük’teki kemikleşmiş oyunu koruyup koruyamayacağı ise en büyük merak konusu. İttifakın diğer mensubu MHP’de, Belediye Başkanı Vergili, adeta yerel gündemi tek başına belirliyor. Ortaya bir şey atıyor, iktidar partisi bunu tartışıyor, buna cevap vermek zorunda kalıyor. Hatırlanacağı üzere, 7 Haziran seçimlerinde Vergili, partisinin adaylarını kendi gölgesi altında siyaset yaptırarak her kesimden karşılık bulmayı bilmiş, bu çevrelerin oyunu partisi etrafında konsolide ederek Durmuş Yalçın’ı adeta tek başına meclise göndermişti. Bunun dışında, Cumhur İttifakının yereldeki söylem ve siyasetlerine bakarsak, Cumhurbaşkanı adaylarının aynı olması dışında neredeyse hiçbir ortak paydada buluşamadıklarını da eklemek gerekiyor. Ve son olarak,

Kendimiz, kentimiz ve ülkemiz için,

Hep beraber; huzurun egemen olduğu, demokrasinin ve insan haklarının iyileştirildiği, mutlu yarınların bizi beklediği bir ülke hayali ile,

Bu hasret bizim…

Bir Yorum Yazın