DÜŞÜNMEYE DAVETİYEDİR…!

  • Yazının Tarihi: 15 Ekim 2020
  • Yazar: Hür Kalyoncu
  • Bu yazı 212 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Kültür bir toplumun yaşam biçimidir…
Bu anlamda her yönüyle bizi anlatır.
Bilindiği üzere Türkler çok eski ve köklü bir kültüre sahiptir.
Türk kültürü ulaşabildiği her ortama damgasını vurmuştur.
Gücünü ve kudretini yerel unsurları da içine alarak kendini var eden coğrafyalarda göstermiştir.
Türk kültürünün en önemli özelliği bu anlamda zengin /hoşgörülü ve uyumlu olmasıdır.
Yani, kendisi dışındaki kültürlere her zaman saygı göstermiş ve onların varlığından rahatsızlık duymamıştır.
Bugün Anadolu’da pek çok medeniyete ait kültür unsuru yaşama başarısı gösterebilmişse bunun yegane nedeni hoşgörülü yaklaşımdır.
Adeta Anadolu’da Mevlana hazretleri ile özdeşleştirilmiş olan “hoşgörü” Türk kültürünün aynı zamanda bir tanımı olmaktadır.

****
Günümüzde Türk kültürü büyük bir değişim yaşamaktadır.
Sosyal yaşamda keskin çizgilerle kendini hissettiren başkalaşımlar kültürel yaşamda görülen değişimin en önemli ipuçları olmaktadır.
Teknolojik gelişmeler kültür değişimlerinin esas nedeni olarak dikkat çekmektedir.

****
Dünya saniyede değişim süreci yaşamaktadır.
Değişim ise farklı olmayı zorunlu kılmaktadır.
Bu değişim karşısında şikayetçi olmaktan çok o değişime ayak uyduracak farklılıkları yaratmak,bulmak yaşamdan zevk almanın birinci derecede sırrını oluşturmaktadır.
O zaman ne yapmak gerekiyor?
Zamanın ve mekanın hızla değişimine bağlı olarak hayatı çeşitlendirmek ve her türlü ihtiyaca cevap verecek bir konuma getirmek gerekiyor.
Kültürümüzü yaşatmak ve daha da güçlendirmek istiyorsak değişim karşısında onun hoşgörülü özelliğinden de yaralanarak sürekli devinim içinde olmalıyız.

****
Kültür değişimleri her çağın en önemli sorunlarını oluşturmuştur.
Muhafazakar unsurlar demeyeceğim ama tutucular her zaman bu değişimin karşısında olmuşlardır.
Bu tip toplumların tarihte ilerlemeleri mümkün olmamıştır.
Osmanlı İmparatorluğunun 17.yüzyıldan sonra bozulma sürecine girmesinde, değişen çağı anlayamaması ve kültür değişimlerine kapalı olması büyük rol oynamıştır.
18.yüzyıla gelindiğinde imparatorluk Batı karşısında 100 yıllık bir gerilik içinde bulunuyordu.
Bu gerilik katlanarak günümüze kadar gelmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan hamleler devam ettirilemediği için günümüzde tanımlanmayacak derecede zorlaşan kültürel farklılıkların yaşanmasına ortam hazırlamıştır.
Bugün gelinen noktadan biz kültürel açıdan hangi konumdayız.
Tarihsel süreç içinde kültürümüz ;
-Bozkır Türk Kültürü
-Bozkır Türk+İslam Kültürü
-Bozkır Türk+İslam+Batı Kültürü gibi aşamalardan geçmiştir.
Bu kültürel zenginlik ve yapı içerisinde Türk kültürü şu anda küresel kültürün etkisiyle bir kabuk değişimi yaşamaktadır.
Mesele şudur…
Acaba herkesi etki altına alan bu yapı içerisinde kendimizi tanımlama olanağı bulabilecek miyiz?
Bence bunu düşünmek, geleceğe dönük yapabileceğimiz önemli bir yatırım olacaktır.
Küresel kültür içinde kendimize bir yer bulamazsak sonuç bizi tarifi zor bir kulvarda koşmaya zorlayacaktır…
Onun için herkesi bu konuda düşünce üretmeye davet ediyoruz….!

Bir Yorum Yazın