Hican Aşı

  • Yazının Tarihi: 5 Şubat 2017
  • Yazar: Hür Kalyoncu
  • Bu yazı 594 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Aş sözcüğü iş ile birleştiğinde çok büyük anlam ifade eder.
Hele işsizlik oranın arttığı bu dönemde iş ve aş kelimenin tam anlamıyla hayat memat meselesi olmuştur.
Neyse bugünkü yazımız sadece nesli tükenmeye yüz tutan hican aşı üzerine okuyucularımızla bilgi paylaşımını içermektedir.
Geleneksel yöresel yemek kültürümüz deyince aklınıza ne gelir.?
Çok şey…
Her coğrafya ve yerleşimin kendine has bir yemek kültürü vardır.
Yemek kültürü yaşama sanatının, uğraşının ve çabasının bir ifadesidir.
Değişik merhalelerden geçen yemek yapma sanatı aslında bir emek ve zaman sürecini anlatır.
O yörede yetişen ürünlerin ve beslenen hayvan türlerinin aşı’n oluşumunda büyük etkisi vardır.
Sözü nereye getirmek istiyorum…
Geçenlerde Karabük Üniversitesi Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinde bir sunumda yöremizdeki Paflagonya Yemekleri hakkında bilgilendirme yapıldı.
Böyle bir sunum Yörük ve Türkmen diyarı Safranbolu’da bu coğrafyaya özgü yemeklere ne oldu sorusunu haklı olarak gündeme getirdi.
Konunun uzmanı olmamama rağmen yaptığım araştırma sonucu Konarı Köyü’nde Hican Aşı namıyla anılan ilginç bir yemeğe rastladım.
Geleneksel mirasımızın en önemli unsurlarından birisi olması vesilesiyle unutulmak üzere olan Hican Aşı’nın tarifini buradan sizlerle paylaşmak istiyorum.
Böylece konuyla ilgilenen araştırmacılara daha geniş bilgi toplamaları için bir kapı araladığımı düşünmek beni gerçekten çok mutlu ediyor.
Hican Aşı yemeğinin malzemeleri şunlar:
1.Taze süt Mısır (4 Adet)
2.Taze tane fasulye (200 gr)
3.Maniye domates (2 Adet)
4.Kıyma (100 gr)
5.Tereyağı (100 gr)
6.Bulgur (Bir avuç)
Yapılışı:
Süt mısırlar aynen döner et keser gibi bıçakla ince ince kesilir.
Bir kaba maniye domatesler rendelenir.
İçine taze fasulyeler atılır ve tereyağı ile birlikte hafif kısık ateşte pişirilmeye bırakılır.
Sonra içine doğranmış olan süt mısırlar bırakılır.
5 dakika ateşte karıştırıldıktan sonra içine 1 litre su ilave edilir.
Su kaynama noktasına gelinceye kadar açık ateşte karıştırılır.
Kaynama işleme bittikten sonra yemek 20 dakika kadar daha kısık ateşte bekletilir ,bu arada bir avuç bulgur eklenir ve sonrasında servis yapılır.
Hican Aşı adını Konarı köyünde yaşayan bir aileden ve kişiden almıştır.
Yani yemeği bulan ve yapanın ismi ona ad olmuştur.
Hican Aşı konusunda beni bilgilendiren öğretmen arkadaşım Sayın Ahmet Ergin’e ve Sayın Kadriye Tuna hanımefendiye buradan teşekkürlerimi sunuyorum.
Ayrıca bu yazıyı kalem almam konusunda beni teşvik eden Sayın İbrahim Görkem’e de sevgilerimi gönderiyorum.
Dediğim gibi yemek kültürü deyip geçmeyelim.
Bugün bu beslenme alışkanlıklarının değişmesi hepimizi değişik hastalıklara muzdarip kılmıştır.
Köyden kente göç ve marketlerin belirlediği beslenme alışkanlıkları,hormonlu yiyeceklerle yapılan yemekler hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.
O nedenle içinde bulunduğumuz handikaplı ortamın farkında olalım…!
Bilmediğimiz ürünleri tüketmiyelim.

Bu yazıya 1 Yorum Yapıldı.

  • Avatar
    Demet Yıldıran Sönmez
    13 Nisan 2019 17:07

    Çok sevdiğim bir yemektir. Sayenizde küçükken yediğim yemeğin tarifine sahip oldum. Hatta bugün pişirmeyi planlıyorum. Kaybolmasın güzel kültürümüz 🙂

    Sevgiyle kalın

Bir Yorum Yazın