Hiçbir Saldırı Bizi…!

  • Yazının Tarihi: 26 Ocak 2018
  • Yazar: Hür Kalyoncu
  • Bu yazı 261 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Bugün tarihin sayfalarında sizlerle dolaşmak istiyorum.
Geçmiş bize kendimizi anlatan bir aynadır.
Hafıza depomuzun canlı tanığıdır.
Tarih…
Geçmişten geleceğe köprü kurmamızı sağlar.
Kimliğimizi güçlendirir.
Geçmişten aldığımız güç bizim yarınlara umutla bakmamızı sağlar.
Gerçek olan şu ki…
Bu millet Haçlı ,Moğol saldırıları gibi nicelerini gördü.
Hiçbirisine boyun eğemedi.
Hele zor şartlarda gerçekleştirilen bir de Kurtuluş Savaşımız var ki sormayın gitsin.
Bu milleti davasından kimse döndüremediğini dünya aleme kanıtlamıştır.
Vatan bildiğimiz bu topraklarda bağımsız yaşamak bize ecdat yadigarıdır.
Hiç kimse bizi bu kutsal davamızdan vazgeçiremez.
Hiçbir terör faaliyeti Türkiye’yi tutsak alamaz.
Yapılan misillemeler bizleri korkutamaz.
Olsa olsa bizleri birbirimize daha iyi kenetler.
Kenetliyor da…
Şöyle bir düşünün bakalım…
Bu topraklar nasıl vatan yaptık.?
Hangi güçlükler aşarak bugünlere geldik.
Bağımsızlığımızı hangi koşullarda sağladık.?
Cumhuriyeti nasıl kurduk.?
Biz zor şartlara boyun eğmeyip çok büyük başarılara imza atan bir milletiz.
Safranbolu bu hatırlatmayı yapmak için yakınımızdaki en önemli örnektir.
Sadece tek bir örnek bile Milli Mücadelenin ne zorluklarla kazanıldığını bizlere kanıtlamaktadır.
Milli Mücadele ,Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının önderliğinde halkın katılımı ve iktisadi seferberliği ile kazanılmıştır.
Bu noktada zaferin iki gerçek vardır:
Ter ve Kan
Cephede kan akarken cephe gerisinde Türk milleti ter akıtarak ordusunun ihtiyaçlarını karşılamıştır.
Milli Mücadele topyekun bir savaşı konu almaktadır.
Bu uğurda işgale uğramamış Anadolu kentleri bütün maddi ve manevi kaynaklarıyla ölüm-kalım savaşına katkıda bulunmuştur.
Mustafa Kemal,Kütahya-Eskişehir Savaşları sonrasında o bunalımlı dönemde üstlendiği Başkomutanlık görevi sonrasında ,7/8 Ağustos 1921 tarihinde yayınladığı Tekalif-i Milliye Emirleri ile iktisadi seferberliği başlatmış,ordu-halk bütünleşmesini gerçekleştirmiş ,bu topyekunluk , Sakarya ve Büyük Taarruz Savaşlarının kazanılmasını sağlayarak Türk ulusuna bağımsızlığı armağan etmiştir.
Milli Mücadelede bilenen bu gerçekliğin içinde “Safranbolu Yardımlarının” anlamı nedir?
Bunun belirtilmesi/açıklanması gerçeklerin anlaşılmasına yardımcı olacaktır.
Bilindiği gibi Safranbolu Bizans döneminden beri çok önemli bir yerleşim alanı durumundaydı.
Tarih içinde Safranbolu ;Selçuklu-Bizans,Çobanoğulları-Moğol(İlhanlılar),Osmanoğulları-Candaroğulları gibi siyasi güçlerin çatışma alanı olarak dikkat çekmiştir.
Ünlü tarihçi/üstadımız rahmetli Prof.Dr.Halil İnalcık,Osmanoğullarının Kastamonu/Safranbolu Türkmenlerinden destek alarak bu muhteşem devleti kurduklarını söylemesi dikkat çekicidir.
Bizanslılardan beri tarihi bir ehemmiyete sahip olan Safranbolu,Osmanlılar zamanında bir iktisat kenti olmuştur:
Gerede’den başlayıp Sinop’a giden ipek ticaret yolunun buradan geçmesi,17.yüzyılda bu ticareti belli bir merkezde yoğunlaştıracak Cinci Hanının yapılması,yabancı/yerli tüccarların Safranbolu’nun Cinci Hanında oda kiralamaları,,farklı üretim kollarında Safranbolu Çarşısının oluşumuna ortam hazırlamıştır.
Safranbolu iktisat kentidir dedik…
İyi ama Safranbolu’nun iktisadi başarısı nereden kaynaklanmaktadır?
Bunun yanıtı şu biçimde verilebilir.:
İstanbul ve Avrupa ülkeleriyle doğrudan ticaret yapabilme başarısını gösterme.
İkincisini en çok üretim yaptığı dericilik alanının Avrupa endüstri üretiminden en az etkilen alan olması.
Safranbolu dericilik alanında literatüre deri şehri olarak geçen Manisa’dan daha ünlüdür.
Bu ün araştırmalarla ortaya konmadığı için Manisa anılırken Safranbolu deri üretiminin kıymeti gözlerden kaçırılmaktadır.
19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle 1877’lerden başlayan süreçte hem iç piyasa açısından hem de Rusya,Avusturya ve Fransa’ya,Bartın ve Amasra limanlarından gerçekleştirilen deri ihracatı çok büyük yekun tutmaktadır.
Buradan nereye gelmek istiyorum:
Bugün muhteşem evleri tanınan ve bu yönüyle 1994 tarihinde beri dünya kentleri listesinde yer alan Safranbolu,Milli Mücadele yıllarında Türk Ordusunun ihtiyaçlarını giderme noktasında gösterdiği başarı ile önemsenmesi gereken bir şehir durumundadır.
Keşke bugün aramızda ARASTA’da Kurtuluş Savaşında 1921’li yıllarda topuksuz tulumbacı tipi yemeni üretmiş olan 44 ustamız burada olsalar da,24 saat ,3 vardiya Safranbolu tabakhanesinde, işlenmiş deri kalmayıncaya kadar geceli/gündüzlü nasıl çalıştıklarını anlatsalar.
Tekalif-i Milliye emirleri gereğince Safranbolu’ya gelen ustaların,İspanyol eyeri üretmeleri Sakarya Savaşında subayların büyük ilgisini çekmiştir.
Ben burada hepsini saygı ve rahmetle anılıyorum.
Milli Mücadele saydığımız bu üretici güçlerin desteği ile kazanılmıştır.
Hem de ne zorluklar aşılarak…
Bunu asla unutmamak gerekir.

Bir Yorum Yazın