Hititler ve Çevrecilik

  • Yazının Tarihi: 16 Ekim 2017
  • Yazar: Hür Kalyoncu
  • Bu yazı 223 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Çevrecilik ve temizlik konusunda görgü/kural tanımaz olduğumuz bir gerçektir.
Kim ne derse desin…
Güne, cadde ve sokakları kirletme ile başlıyoruz.
Arkasından ,hava kirliliğinin gırtlağımızı gıdıklayan o korkunç ürpertisini hissediyoruz boğazlarımızda.
Kirlilik sanki kaderimiz olmuş…
Kent kültürü isten/pisten kendini tanımlayamaz hale gelmiş.
Okula gittik
Yazı yazmayı,okumayı öğrendik.
Sonra hal ve gidiş nasıl olmalı sorusuyla karşılaştık.
Bu konuda eğitildik.
Ne işe yaradı…
Onları şimdilerde kendimizce sorgular olduk.
Tarihte Hititlerin Anadolu’da temizliğe çok önem verdiklerini biliyoruz.
Kurdukları Hattusa kentinin kanalizasyon teşkilatının M.Ö 1400’ler de şehircilik anlayışında devrim niteliği taşıdığını bilenler bilir…
Çağına göre o devasa bu kentte atık sular kanalizasyona akıtılırdı.
Söylemek gerekirse…
Derslerimizde temizliğin tarihte önemli bir kavram olduğunu vurguladık saatlerce..
Dilimizin dönmediği durumlarda din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninden yardım istedik.
O’da dinimizin güzelliği çerçevesinde İslam ve temizlik adlı konuyu örneklerle öğrencilerine anlattı….
Ama nafile…
Bu işler sadece okuma-yazma ile olmuyor anlaşılan.
Sosyo-kültürel genlerimizin şifresinde temizliğe ilişkin bir kodlama hatası var sanki.
Dünyada sadece Türkiye’de yaşayan 62 balık türünün 41’i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu biliyor muydunuz.?
Doğa Derneği’nin araştırmaları gösterdi ki,kirlilik ve kuruma nedeniyle yok ettiğimiz göl ve akarsularla birlikte,balıklarda ölümün eşiğine gelmiş bulunuyorlar.
Araç çayında balık ölümlerini hatırlayınız.
Vahim bir durum bu.
Herkesin mutlaka üzerinde durması gereken hassas bir nokta…
İşin şakası yok.
Küresel ısınmanın dünyayı tehdit ettiği zamanımızda çevre en önemli gündem maddesi olma özelliğini koruyor.
Peki bizim bu gerçeğe bakış açımız ne durumda?
Görünen kent/köy kılavuz istemez değil mi?
Dünya görüşümüzün bakmayı ve korumayı ihmal ettiği çevre acaba bir gün bizden öcünü alır mı diye düşünen yok…!
Günübirlik yaşayan bir toplumuz vesselam.
Gelecekle ilgilenmiyoruz.
“ Gelecekte bir gün mutlaka gelecek “anlayışına yaşam felsefemizde yer yok..
Sadece tüketiyor ve kirletiyoruz.
Bu durumda o çevre, bildik bu çevre mi olur?…
Özellikle yollardaki şu rezaleti bir izleyin.
Şehirlerarası çalışan otobüsler,artıklarını ve poşetlerini nereye atıyorlar bir bakın.
Biz maalesef çevre bilinci olmayan,etrafı çok kolay kirletmekten çekinmeyen,medeniyet yolunda ilerlemeyi nasıl oluyorsa ilke edinmiş(?!…) bir ulusun bireyleriyiz.
Bu noktada imanımızı yeniden sorgulamamızın gerekliliğini düşünenlerdeniz….
“Temizlik imandan gelir” sözü boşuna mı söylenmiştir.
Düşünün bir kere bakalım…
Sahi…
Bu söz kime aitti?

Bu yazıya 1 Yorum Yapıldı.

  • Kirli sakallı karizmatik genç
    16 Ekim 2017 10:44

    Temizliklik imandan gelir. Pis avrupa.

Bir Yorum Yazın