HIZLI DEĞİŞİM…!

  • Yazının Tarihi: 2 Nisan 2021
  • Yazar: Hür Kalyoncu
  • Bu yazı 347 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Dünya bir değişim sürecinden geçiyor…
Hem de hızlı türünden bir değişimden geçiyor…
Bu değişimi anlatmaya yönelik yeni kavramlar ortaya çıkıyor…
Bilmediğimiz,anlamadığımız türden…
Bazı kavramların Türkçede dahi karşılığını bulmakta zorluk çekiyoruz…
Öyleyse düşünün bir kere değişimin hızını…

****
Teknolojinin akıl almaz biçimde her gün farklı yenilikler ortaya koyması ve bunların pratik hayata yansıması insan davranışlarına ister istemez etki yapıyor…
Günümüzde ,eski ile kıyaslamaya gidince sosyal,ekonomik,kültürel ve düşünsel hayata yön veren bir takım yenilikler manzumesinin olduğuna tanık olmaktayız…
Bu yenilikler hızlı bir değişim süreci yaşadığımızın en büyük kanıtı…
Toplumsal ilişkileri bu anlamda,daha önceden tanımlanmış model çerçeveler ve kavramlarla anlamakta ve tanımlanmakta zorlanmamızın asıl nedeni;hızlı bir değişim sürecinden geçmekte olduğumuzdan başka bir şey değil…

****
Hızlı değişimin dışında kalmamak
Asıl olan,gerçek olan bu…
Ama nasıl?…
Önemli olan bu soruya yanıt aramak,bu mesele üzerinde yoğunlaşarak çözüm üretmek…
Çözüm üretmek için önce düşünmek,
Hem de çok ciddi cinsten düşünmek gerekiyor…
Alternatif yaklaşımlar sergilemek,
Sonra üretilen,düşünülen alternatif yaklaşımları sentezleyerek değişen,hızla değişen bu dünyayı çok çabuk anlamak gerekiyor…

****
Dünya hızlı olarak değişiyor ve hızlı olarak ta değişmeye devam edecek…
Bundan hiç kimsenin bir kuşkusu olmaması gerekir…
Önemli olan ;bizlerin bu hızlı değişen dünyada ,onun neresinde,değişimin hangi koordinatında yer aldığımızdır…

****
Ne anlatmak istediğimizi tarihten aldığımız bir örnekle izah etmeye çalışalım:
Osmanlı Devleti neden yıkılmıştır?…
Tarihçiler ve toplum mühendisleri arasında en çok sorgu ve suali yapılan konu budur?
Bu soruyu herkes kendi bakış açısı ile yanıtlamaya çalışır.
Din,ekonomi,askerlik,eğitim..vb alt başlıklardan biri ön plana çıkarılarak sorunun cevaplandırıldığı sanılır…
Oysa bu tip soruların tek bir yanıtı vardır…
O da hızla değişen dünyaya ayak uyduramamak,farklılıkları algılayamamak daha doğru bir tanımlama ile yeniliklere yüzünü dönmektedir.
Bu bakımdan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu,büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün;”Osmanlı Devleti’nin çöküşü batı ile yaptığı savaşları kaybettiği gün değil batıdaki gelişmelere yüzünü kapattığı gün başlamıştır” saptaması,konumuz açısından büyük anlam taşımaktadır…
****
Toplumu oluşturan bütün sınıflar ve kesimler hızlı değişimden yana mıdırlar?
Böyle bir sorunun yanıtını, tarih bizlere açık ve net olarak vermektedir?
Toplumda bazı sınıflar çıkarları zedeleneceği için eskinin yanında yer alıp yeniye tepki göstermektedirler.
O nedenle ;toplumu oluşturan bütün unsurların değişimden yana tavır alması beklemek beyhude bir davranıştır…
Tarihimizde çıkan birçok isyanın nedenine,nedenlerine baktığınızda eski ile yeninin sürekli kavga içinde olduğuna tanık olursunuz…
Eski yeniyi,
Yeni olan da eskiyi,
Hızlı değişimden yana olanlar;
statükoculuğu ve durağanlığı,
asla sevmez ve kabul etmezler.

****
Tarihi yapan nedir?
Eski ile yeni arasındaki bu kavga değil midir?
Bu noktada;
önemli olan içinde olduğumuz,yaşadığımız süreçte bizim nerede olduğumuz ve tarihe nasıl geçeceğimizdir….
Ha sahiden unutuyordum…
Tarihe nasıl geçmek istersiniz?
Tabii dünyadaki hızlı değişimleri göz önünde tutarak bu soruyu yanıtlarsanız gerçekten kendi adınıza, yönünüzü belirleme noktasında çok hayırlı bir iş yapmış olursunuz… !
Yoksa….!

Bir Yorum Yazın