İşte Yenişehir Gerçeği..!

  • Yazının Tarihi: 12 Ocak 2018
  • Yazar: Hür Kalyoncu
  • Bu yazı 108 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Arada sırada yerel gazetelerde Yenişehir semti ile ilgili olarak şu haberleri okursunuz:
Yenişehir sit alanı olmaktan çıktı.
O nedenle burada yeniden yapılaşma /imar faaliyetleri başlayabilir.
Erken Cumhuriyet dönemi binaları tarihe karışabilir.
Kule benzeri dikey mimari yapılar bu bölgede boy gösterebilir diye.
Doğrudur…
Zaten sit alanı olmaktan çıkarılmasındaki gayenin bu olduğu düşünülmelidir.
Ancak Karabük halkının burası ile bilmediği bir gerçek var…
Bu gerçeğe geçmiş zamanlarda Karabük’te yaşayanlar tarafından nostalji amaçlı oluşturulmuş sosyal medya grup konuşmalarında da tanık oldum.
İki kişi birbirleriyle yazışıyorlar.
Ve Yenişehir’de evler yapılırken hafriyat sırasında çıkan küplerden,kaplardan ve diğer araç gereçlerden bahsediyorlar.
Yani arkeolojik açıdan değerli bir kazı alanından bizleri haberdar ediyorlar.
Demek ki…
Yenişehir bölgesindeki evler yıkılsa bile…
Bu duruma göre yenilerini yapmak mümkün olmayacak.
Hafriyata girişildiğinde…
Antik kent dozerlere merhaba diyerek çevreye ben çok eski zamanlardan beri sizi bekliyorum diyecek.
Ne kadar ilginç değil mi?
Böyle bir bilgiyi çağdaş kaynaklardan doğrulamak mümkün müdür?
Gerçekten….
Yenişehir semti antik kent üzerine kurulmuş mudur?
Bu gerçeği,İsmail Ömer Girgin,1948 yılında yazmış olduğu, İstanbul Osmanbey matbaasında basılmış olan “Karabük” adlı kitabında dile getirmiştir…
Bakın bu konu ile ilgili olarak ne yazmaktadır:
”Yenişehir’de yaptığımız araştırmalarda birçok tarihi esere tesadüf edilmiştir.
Bilhassa şuna da işaret etmek isteriz ki,çok eski tarihlerde Yenişehir’in olduğu yerde bir eski kasabanın olduğu muhakkaktır…
Kilise enkazının varlığı bu görüşümüzü doğrular niteliktedir.
Birçok evin enkazı kazılırken bütün olarak 150-180 cm boyunda küplere sık sık rastlanmıştır.”
İsmail Ömer Girgin’in,belirttiği ve büyük bir ihtimalle,şarap yapımında kullanıldığını söylediği bu küplerden ikisi herhalde,bugün Karabük Askerlik Şubesi’nin önünde teşhir edilen küpler olması gerekir….
Ayrıca Yenişehir semtinin bulunduğu alana eskiden Kapullu halkının “gavur mezarlığı” demesi de manidar bir durumdur.
……………………………
Karabük’ün ikinci belediye başkanı rahmetli Sadi Yaver Ataman zamanında 1940 yılında bucak olan Karabük’te,1 Temmuz 1944’te aylık edebi,içtimai,ilmi dergi olarak Karabük dergisi yayınlanmaya başladı.
Bilindiği üzere Karabük’ün İlk belediye başkanı fabrikada kısım müdürlüğü yapmış olan,Safranbolu doğumlu Ahmet Muzaffer Tayşi’dir.
Adı geçen bu dergide yöre tarihine ilişkin yazılar kaleme alan Avni Candar’ın tespitleri de bizim için önemlidir.
“Karabük Havalisinin Tarihi” başlıklı makalesinde Avni Candar şu bilgileri aktarıyor.
“Karabük oldukça kuvvetli bir iskan mıntıkasıdır. ..
Bu itibarla bu havalide yapılacak arkeolojik araştırmaların boşa çıkacağı sanılamaz.(Karabük Dergisi,s.9,sayı1/1944)
İlginç değil mi?…
Tarih çalışmaları hep böyledir.
Araştırdıkça yeni bilgilere ulaşırsınız ve bulduğunuz her yeni bilgi sizi yeni gerçeklere ulaşma yolunda bilgiler sunar.
Tarihin ne kadar derinliklerine inerseniz,geleceği de o kadar net görme ve çözümleme olanağına sahip olursunuz….
…………………………
“Antik Yenişehir semti “
Cumhuriyet Kenti Karabük tanımlaması yanında ne kadar eskiye kendini yaslıyor değil mi?
…………………………..
Cumhuriyetten Önceki Karabük.
Ya da…
Arkeolojinin konusu olan Yenişehir…!
Kazı yapma imkanı olsa belki neler değişecek…
Öyle değil mi?…

Bir Yorum Yazın