Karabük Anatomisi

  • Yazının Tarihi: 31 Temmuz 2017
  • Yazar: Samet Hoşgör
  • Bu yazı 1189 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

‘’KARDEMİR A.Ş Yönetim Kurulu Başkanvekili Kamil Güleç, 1958 yılında hizmete açılan ve Türkiye’nin sayılı sinema salonlarından biri olan atıl vaziyetteki Yenişehir sinemasının aslına uygun bir şekilde restore edileceğini söyledi.

KARDEMİR Yönetim Kurulu tarafından alınan karar ile Yenişehir sinemasını eski ihtişamlı günlerine kavuşturmayı hedeflediklerini kaydeden Güleç, “ Mülkiyeti KARDEMİR’e ait olan Yenişehir sinemasını restore ederek Karabük’ün hizmetine sunacağız. Geçmişin izlerini taşıyan ve o eski günlerin yaşanmasını yeniden sağlamak adına sinema salonunu yeniden Karabük’e kazandıracağız. Şuan sinema salonunda ön tespit çalışmaları başladı. En kısa sürede restorasyon çalışmalarına başlayıp bir yıl içinde hizmete açmayı hedefliyoruz” dedi.

Kamil Güleç bu açıklamayı 17 Kasım 2016’da yapmış, çalışmaların kısa bir süre sonra başlayacağını söylemiş ve ardından ‘’Bir sene içerisinde halkın hizmetine sunacağız’’ cümlesiyle de verdiği müjdeyi taçlandırmıştı. Açıklamanın üstünden yaklaşık 8-9 aya yakın bir süre geçmesine rağmen gel gelelim hala gözle görülür bir çalışma yapılmadığını görmek, yıllardır Yenişehir bölgesindeki sosyal tesislerin faaliyete geçmesini bekleyen kent halkı için oldukça üzüntü verici bir durum oluşturuyor. Bu olaydan yola çıkarak gelin dumanını soluduğumuz güzide şehrimizin anatomisine kısaca bir göz atalım…

Karabük’ü daha iyi anlamak ve yorumlamak için işe geçmişten günümüze Kentin önde gelenlerinin açıklamalarını konularına göre tasnif edip okuyarak başlamalı. Araştırma süresince; Şehir hakkında oldukça ilginç söylemlere, hayata geçirilemeyen bir yığın projeye, bundan önceki dönemlerde başarılamamış fakat tekrar tekrar ısıtılıp önümüze konmuş yeni yeni eski vaatlere, bolca hamasete, sıkça sert geçen tartışma ve gürültülere şahit oluruz. Karabük’ün yıllar boyu kısır döngüde devam eden siyaseti, bu kente ve yöreye yarardan çok zarar getirmiş, daha verimli hizmetlerin üretilme süresince supap vazifesi görerek önünü tıkamıştır. Ortak akıl ve fikir üretme konusunda çoğu kez başarılı olamamış kent idareci ve siyasetçileri popülist söylem ve uygulamalarla hayati projeleri göz ardı ederek, daha az yarar sağlayan projelere öncelik vermiş, kamu kaynaklarını verimli biçimde kullanamamışlardır. Daha önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz üzere, Karabük’te yaşayan bireylerde; toplu örgütlenme, eylem ve hak arama yetilerinin gelişmemiş olması, siyasiler ve bürokratlar üzerinde baskı unsuru oluşturmamış ve rahatça görevlerini ifa etmelerini kolaylaştırmıştır. Böyle gelmiş, böyle gitmesin…

BİR ALKIŞ DA ASİT’E…

Karabük özelinde görmeye pek alışık olmadığımız bir eyleme tanıklık ettik geçtiğimiz haftalarda. Asit Köyü sakinleri haklı olarak yıllardır vahşi depolama yöntemiyle köylerinde bertaraf edilen çöpler yüzünden nefes alamayacak duruma geldiklerini, topraklarının verimliliğini yitirdiğini, sularının kirlendiğini söyleyerek D-755 Karayolunu ulaşıma kapattılar. Ulusal medyada ses getiren bu eylem, Belediye Başkanının ‘’Sene sonuna kadar OSB’ye taşınacak, buraya bir daha çöp dökülmeyecek’’ sözünün ardından sona erdi. Bu örneği iyi irdelemeli Karabüklüler. Başarıyla neticelenecek nice haklı mücadelelere…

Yenişehir Sineması’nın bir an evvel kente kazandırılması yönündeki arzumuzu yineliyor, ülke genelinde ve Karabük özelinde sarih bir siyaset hayaliyle aydınlık günler diliyorum…

Bir Yorum Yazın