ALBAYRAK IRMAZAN’IN ÇAĞRIŞTIDIKLARI…!

ALBAYRAK IRMAZAN’IN ÇAĞRIŞTIDIKLARI…!

Yayın: 19.06.2015 08:34
Paylaş:
A+ A-

Geleneksel toplum,kapalı toplumdur.
Kapalı toplumlar,geleneksel kültürlerini koruyan,yaşatan ve bunu gelecek kuşaklara aktaran sosyal oluşumlardır.
O nedenle geleneksel toplumlarda yardımlaşma ,birlikte hareket etme duygusu çok kuvvetledir.
Teknolojinin evlere ,caddelere ve sokaklara girmediği yıllarda Türkiye’de her kent zengin bir kültürün mirasçısı durumunda idi.
Toplumları ayakta tutan ahlaki değerler henüz dejenere olmamıştı.
Toplum yaşantısının bir ürünü olan folk değerler,halk bilgisinin önemli unsurları olarak bütün canlılığını korumaktaydı.
Birdenbire toplum sanki kabuğunu kırmışçasına hızlı bir değişim sürecine girdi.
Türkiye teknolojiye kapılarını arttıkça bu değişim süreci daha da hızlandı.
Kitap okuma alışkanlığı olmayan toplumumuzda ülkemize giren teknolojik aletler sanki çağ atlamanın birer simgesi durumuna geldiler….
Kabuğundan çıkan toplum,birdenbire kendi değerlerinden uzaklaşmaya başladı.
Önce eski ile bağlantısı koptu.
Görüntülerini seyrettiği dizilerle de geleneksel aile yaşantısından yavaş yavaş uzaklaştı.
Modernleşme ve çağdaşlaşma düşüncesini kendi geçmişinden uzak bir ortamda sorgulama ve tanımlamaya başladı.
Giderek,kendine,kendi toplumuna ve değerlerine yabancılaşmaya başladı.
Yabancılaşma o derece önemli boyutlara ulaştı ki,açılan dükkanlara ve iş yerlerine anlamadığımız dilden ad koymalara kadar vardı.
Bu durum çocuklara isim vermede de kendini hissettirdi…
Modern toplumun kendini yarınlara tanıtacak bir halk bilgisi var mıdır?…
Böyle bir şeyin olması elbette söz konusu değildir.
O halde modern toplumda ayakta durmanın ölçüsü nedir?
Doğal olarak bu soruya burjuva zihniyetiyle yaklaşımda bulunup bu kültürün kavramlarıyla yanıt vermek gerekir.
Kapitalist kültürün bildiğiniz üzerine en önemli özelliği bireyci ve maddeci olmasıdır.
Bu kültürde manevi değer kavramı diye bir lüks söz konusu değildir.
Emperyalist batılı devletleri değerlendirirken bu gözlükle yaklaşımda bulunmakta yarar vardır.
O nedenle geleneksel olan ile kapitalist olan arasında bir bocalama yaşayan toplumumuzda,gel- gitler büyük bir tartışma yaratırken,sorunlar da artmaktadır.
Toplum marjinalleşmekte bu da kültür çatışmasına yol açmaktadır.
Olay bu haliyle de doğal olarak sosyal yaşantıya da yansımaktadır.
Modern toplumda öyleyse bir folk kültürü aramak nafile bir gayretkeşlik olacaktır
Ama benim büyümem için masallara ve ninnilere ihtiyacım var.
Ruhumun kendi gücü ve kudretine kavuşması için buna gerçekten çok gereksinim duyuyorum.
Siz de böyle düşünüyor musunuz?…
O halde bir zaman yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?…
Safranbolu’da eski ramazan geceleri ve sadece eskilerin anımsayabileceği türden bir “albayrak ırmazan” manisi vardı.
O devirde Safranbolu’da yaşayan küçük çocuklar,ramazan gecelerinde,kapı kapı dolaşarak maniler okur,kapılarını çaldıkları evlerden şeker,meyve,ceviz ,para toplarlar.
Çocuklar topladıkları paraları aralarında paylaşır.
Meyveleri de yerlerdi.Hatta büyüklerine ikram ettikleri de olurdu.
Kapı kapı dolaştıkları sokaklarda hep bir ağızdan çocuklar şu maniyi okurlardı.:
”Albayrak Irmazan/Hoş geldin Irmazan?
Hanım camdan bakıyor/Bize bahşiş atıyor/….”
Eski ramazanlar bir halk kültürü oluşturuyor da şimdikilerden niye bir kültür doğmuyor?…
Günümüzde belediyelerin kurdukları iftar çadırlarındaki çatal kaşık sesleri gelecekte bir halk kültürü yaratabilir mi acaba ….
Ne dersiniz?

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Köse: “Safranbolu Güneşli Günlere Uyanacak”

Yayın: 29.03.2024 12:51
Paylaş:
A+ A-

Safranbolu Belediye Başkanı ve  CHP Adayı Elif Köse;  göreve geldikleri 2019 yılından buyana ekibiyle birlikte Safranbolu’ya hak ettiği hizmeti verdiklerini, kenti koruyarak, geliştirmek için durmadan, yorulmadan, özveriyle çalıştıklarını belirterek, “Gücümüzü sizden alarak hizmet etmenin onuru ve gururuyla bir kez daha tüm Safranbolu’yla birlikte başaracak ve bizden sonraki nesillere harika bir kenti miras bırakacağız. Sizlere kucak dolusu sevgi gönderiyorum” dedi.

Safranbolu Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adayı Elif Köse, 1 Nisan sabahı Safranbolu’nun yeniden güneşli günlere uyanacağını söyledi. 1 Nisan sabahını büyük bir heyecan ve umutla beklediklerini ifade eden Safranbolu Belediye Başkanı ve Adayı Elif Köse; “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır diyerek çıktığımız bu yolda; köklerine sadık, Cumhuriyet ilkelerine sahip, halkçı, adil, şeffaf, hesap verebilen ve en önemlisi tüketen değil üreten belediyecilik anlayışıyla Safranbolulara hizmet vermek, Safranbolu’yu hak ettiği noktaya emin adımlarla götürmek en büyük hedefimiz” dedi.

Safranbolu halkına kucak dolu sevgilerini gönderen Başkan Elif Köse, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Sevgili Safranbolular,

2019 yılından bu yana ben ve ekibim Safranbolu’ya hak ettiği hizmeti veriyor, kentimizi koruyarak geliştirmek için durmadan, yorulmadan, titizlik ve özveriyle çalışıyoruz.

31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimlere aday olarak katılıyor, başlattığımız ve yarınlara temel olacak işlerimizi tamamlamak için sizlerle beraber tekrar bir yola çıkıyoruz.

1 Nisan sabahını büyük bir heyecan ve umutla bekliyoruz.

Amacımız siyasetten çok öte, Safranbolu’nun daha yaşanabilir, turizmiyle örnek, doğasıyla bütüncül, geri dönüşüm ile çevre dostu ve yarınlara miras bir kent olmasını sağlamak.

Amacımız küçüğüyle büyüğüyle, kadınıyla erkeğiyle, özel gereksinimlilerimiz ve büyüklerimizle, kısacası herkesle sevgi dolu, anlayış dolu, yaşam odaklı bir Safranbolu inşa etmek. Ben herkesin Belediye Başkanı olmaya talibim.

Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır diyerek çıktığımız bu yolda; köklerine sadık, Cumhuriyet ilkelerine sahip, halkçı, adil, şeffaf, hesap verebilen ve en önemlisi tüketen değil üreten belediyecilik anlayışıyla Safranbolulara hizmet vermek, Safranbolu’yu hak ettiği noktaya emin adımlarla götürmek en büyük hedefimiz.

Çok değerli komşularım; Safranbolu’muzda her zaman olduğu gibi yine hep birlikte güneşli günlere uyanacak, kahkahalarımızı birlikte atacak, kötü günde yine birbirimize omuz olacak ve yine en mutlu anlarımızda birbirimize sarılacağız.

Çünkü Safranbolu’yu sizlerle birlikte ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, sevgiyle, huzurla ve mutlulukla yönetmekten her zaman onur ve gurur duydum, duyacağım. Ayrıca bizlere güvenip desteklediğiniz ve 5 yıldır birlikte yönettiğimiz tüm projelerimizde yanımızda olduğunuz için teşekkür ediyorum.

Gücümüzü sizden alarak hizmet etmenin onuru ve gururuyla bir kez daha tüm Safranbolu’yla birlikte başaracak ve bizden sonraki nesillere harika bir kenti miras bırakacağız. Sizlere kucak dolusu sevgi gönderiyorum.”