Geçmiş Ve Şimdiki Zamanda Karabük

Geçmiş Ve Şimdiki Zamanda Karabük

Yayın: 24.06.2015 08:31
Paylaş:
A+ A-

Geçmiş zamanda Cumhuriyet kenti Karabük,her türlü güzelliği sosyal,ekonomik ve kültürel açıdan yaşamış bir kent.
Kuruluş sürecini kısa zamanda tamamlamış,yükselme sürecini çok ihtişamlı bir biçimde yaşamış bir kentte ,yaşamı böyle birden bire değerlendirmeye kalkmak kolay bir şey olmasa gerek.
Karabük sosyetesinin bir dönem İstanbul,Ankara,İzmir gibi gelişmiş kentlerdeki benzerlerinden hiçbir farkı yoktu.
Karabüklüler ,bu kentlerin insanlarıyla birlikte aynı anda yenilikleri ve değişimleri izleyebilmekte ve nimetlerinden yararlanabilmekteydiler.
Karabük’e ait siyah beyaz fotoğraflar bunun en büyük kanıtı kuşkusuz.
O nedenle yaşadığımız bu kent, devinimsel açısından birçok sosyologun ilgisini üzerine çekmeyi bilmiştir.
Ağır sanayi ve köylü kültürün sentezlenmesinden doğan bu yeni yapı birçok sosyologu Karabük’te araştırmaya yapmaya itmek zorunda bırakmıştır….
Neden?
Yeni biçimlenmeye başlayan Cumhuriyet toplumunun oluşumunu daha iyi yakından tanımak için…
Cumhuriyet’e özgü işçi sınıfının ortaya çıktığı tek kent Karabük’tür.
Bu işçilik kavramının geçmiş zamanlarda,ideolojik bağlamda tartışmaya konu olan sosyalizmle hiçbir ilişkisinin olmaması da çok ilginç bir gelişmedir.
Daha önce bu köşeden “Karabükte İşçi Sınıfı” başlığıyla yayımlamış olduğum makale bunun nedenlerini ortaya koymuştu.
Bu yönüyle kendi özgünlüğünü de bu açıdan ortaya koyması bakımından dikkat çekicidir.
Karabük’ün hızlı kalkınması ve gelişmesi,onun gerçek anlamda bir Osmanlı kenti olan Safranbolu’yla birleşmesi 1948’li yıllarda ,ünlü yazar İsmail Habib Sevük’ün önerisiyle “Sumer kent” projesine konu olmasına yol açmıştır.
O Sümer-kent söyleminin,düşüncesinin gerçekleştiği yerleşim yeri bugünkü Beşbinevler’dir….
Başka bir deyişle dünyanın en büyük toplu konut sitesi…
Tarihi gerçeklik şudur…
Karabük’ün gelişmesi ve kalkınması birçok kent tarafından örnek alınacak düzeye ulaşmıştır.
Karabük bir zamanlar kendi içinde geliştirdiği dinamikleri olan bir kentti.
Demir-Çelik İşletmeleri kentin en önemli dinamik oluşumu idi.
Türkiye’nin her yerinden gelen insanların “iş” ve “aş uğruna” yumak olduğu bu kentte nüfus,sanayileşmenin zorunlu kıldığı ölçüde önemli artış gösterirken,Türk insanın köylülükten kurtulma süreci de böylece başlamıştır.
Daha doğrusu tarihsel açıdan Karabük,”Cumhuriyete özgü kültür üretme sürecine” girmiştir. Karabük tecrübesi,sanayileşme noktasında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Türk insanının başarma azminin somut bir göstergesidir.
Karabük dışında sanayileşme sürecine giren Anadolu kentlerinde ve İstanbul’da azınlıkların imparatorluk döneminden getirdikleri bir deneyim söz konusudur.
Karabük,sınıfsal açıdan köylülüğü daha ağır basan ; yönetici ,teknik kadro açısından da Cumhuriyet kültürünü temsil eden aydın bir kadronun liderliğinde kalkınma ve sanayileşme davamıza başını koymuş insanların çalışkanlığının ürünü olarak farklılığını ortaya koymuştur.
Bu gerçeği unutmamak gerekir.
Şimdilerde küresel yaşamın dayattığı kapitalist ilişkilerin yörüngesindeki kent gelecekle ilgili yapısını farklı sektörlerde arayış içine girerek şekillendirmeye çalışmaktadır.
Şimdilerde herkesin elinde en büyük koz; Karabük Üniversitesi ve buna bağlı olarak yaşanan büyük umutlardır.
İnsanlarımızın tek düşüncesi burada oluşan kıpırdanmanın /rüzgarın kente ne düzeyde ferahlık ve refah sağlayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bir de buna inşaat sektöründe yaşanan yeni yapılaşmalar eklenmiş durumdadır.
Yani üretime dayalı henüz sektörel bir kalkınmadan bahsetmek olanak dışıdır.
Turizm konusunda henüz istenen gelişme olmamıştır.
Siyasetçinin seçim malzemesi yaptığı yatırımlardan bahsedilme ancak bir türlü sonuca gidilememektedir.
Herkesin elindeki koz Filyos Liman projesidir.
O da II.Abdülhamit döneminden beri (1876-1909) gerçekleştirilmeyi beklemektedir.
Ne garip değil mi?
Şimdi gel de eski günleri anma…
Ne idik ne olduk der gibi…!

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Akbank, Euromoney Mükemmellik Ödülleri’nde 3 ödül aldı

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.07.2024 16:52
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Akbank, dünyanın önde gelen finans yayın grubu Euromoney Mükemmellik Ödülleri 2024'te üç ödülün sahibi oldu.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, “Orta ve Doğu Avrupa'nın En İyi Dijital Bankası” seçilen Akbank, aynı zamanda “Türkiye'nin En İyi Dijital Bankası” ve “Türkiye'de Çevre, Sosyal, Yönetişim (ÇSY) alanında En İyi Banka” ödüllerine layık görüldü.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı, Akbank'ın dijital bankacılık ve sürdürülebilirlik alanlarındaki yenilikçi yaklaşımlarının, kazandıkları bu önemli uluslararası ödüllerle bir kez daha tescillendiğini belirtti.

Sabancı, “Önümüzdeki dönemde de bu başarılarımızı pekiştirirken, bankacılığın geleceğini şekillendirmeyi sürdüreceğiz. Emeği geçen tüm çalışanlarımıza, bize güvenen müşterilerimize ve bizi her zaman destekleyen paydaşlarımıza teşekkür ederim.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Dijital aktif müşteri penetrasyonumuz yüzde 85'in üzerinde”

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür de Akbank'ın müşterilerin ihtiyaçlarından yola çıkarak onlara yenilikçi, dinamik ve dijital teknolojiler ile desteklenen bütünsel bir deneyim sunduklarını aktararak, şunları kaydetti:

“Bu süreçte edindiğimiz başarılarla, sınırları aşmaktan gurur duyuyoruz. Euromoney Mükemmellik Ödülleri kapsamında kazandığımız 'Orta ve Doğu Avrupa’nın En İyi Dijital Bankası' ve 'Türkiye'nin En İyi Dijital Bankası' ödülleri, uzun yıllardır yenilikçi iş modellerine yaptığımız yatırımların bir sonucu. Yakın zamanda yapay zeka, nesnelerin interneti gibi alanlarda Türk bankacılık sektörünü ilklerle tanıştırdık. Akıllı saatlerle kolay ödeme deneyimi, Akbank Mobil'de farklı sektörlerdeki akıllı cihazlarla yaptığımız entegrasyonlar, Akbank Asistan'ın sesli iletişim yetkinliği kazanması, ayrıcalıklı bir hizmet olan portföy yönetiminin dijitalleştirilerek geniş müşteri bazımız ile buluşturulması gibi birçok yenilikçi ürün ve hizmeti de yine ilklere imza atarak müşterilerimizle buluşturduğumuz bir sene geçirdik.”

Gür, Akbank LAB çatısı altında 1000'den fazla ekosistem oyuncusuyla temas ederek, finansal teknoloji şirketleriyle ve büyük teknoloji firmalarıyla işbirliği yaparak, müşterilerine hızlı bir şekilde inovatif çözümleri taşımayı ve bu şirketlerle beraber değer üretmeyi uzmanlık alanları haline getirdiklerini bildirdi.

Dijitaldeki yenilikçi çalışmalarıyla birlikte bugün dijital aktif müşteri penetrasyonlarının yüzde 85'in üzerinde olduğunu belirten Gür, “Dijitaldeki müşteri trafiğimiz de tüm zamanların en yüksek seviyelerinde. Bu sayıyı her gün yukarıya taşımak için global düzeyde de gözlerin çevrildiği yeni fikirler üretmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Akbank'ın, 2030 sürdürülebilir finansman hedefini dört katına çıkararak 800 milyar lira olarak güncellediği bilgisini paylaşan Gür, “Sürdürülebilir mevduat, sürdürülebilir tarım, KOBİ Eko Dönüşüm, yeşil dış ticaret finansmanı gibi yenilikçi ürünlerimiz ve karbon ayak izi hesaplama, sürdürülebilirlik performans ölçümü gibi müşteri odaklı hizmetlerimizle de her zaman müşterilerimizin yanındayız. 2025 yılına kadar kadın KOBİ müşterilerimizin sayısında her yıl yüzde 10'luk büyüme hedefliyoruz. Başarılarımızın bize getirdiği sorumluluğun bilinciyle tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratmayı sürdüreceğiz. Edindiğimiz başarılarla uluslararası platformlarda Türk bankacılık sektörünü temsil etmekten gurur duyuyoruz.” açıklanmasında bulundu