Karabük’ü Niçin Hatırlamak..?

Karabük’ü Niçin Hatırlamak..?

Yayın: 02.04.2015 08:40
Paylaş:
A+ A-

Yarın 3 Nisan…
Yani Karabük’ün kuruluşunun 78.yıl dönümünü kutlayacağız.
Tarihi anlamda bizim için çok önemli bir gün.
Kuruluşunu kutlayan kent.
Cumhuriyet Kenti Karabük.
Bu söylemde başka bir anlam başka bir güzellik var.
Cumhuriyetimize ait olan bu değer ve güzelliği çok iyi idrak etmek gerek.
Tabi bu isteğin haklı bir gerekçesi var.
Türkiye’de hiç kimse geçmişe bakıp ders alma ihtiyacı duymuyor.
Varsa da yoksa da bugünü düşünüyor.
Bugünü yaşıyor.
Gerisi bizleri ilgilendirmiyor.
O nedenle gelecek günleri kestirmek güçleşiyor.
Bu durum yaşayanlar için büyük müşkülatlara kapı aralıyor.
Bu bir eksiklik değil midir.?
Hem de ne eksiklik.
Başımıza bir felaket geldiği zaman kıvranmaya başlıyoruz.
Hemen kurtarıcı aramaya başlıyoruz.
Birdenbire çaresizleşiyoruz.
Adeta baygınlık geçiriyoruz.
Neden.?
Çünkü biz biz yapan geçmiş ve değerlerle ilişkimizi kopartmışız.
Maneviyat penceremiz kapanmış.
Etraf görünmez olmuş.
Böyle bir toplum geleceği kucaklayabilir mi?
Ya da kendine yakışan değerleri üretebilir mi?
Evet
O nedenle geçmişi bilmek önemli.
Nereden geldik…
Neler oldu.?
Bu soruların yanıtları hepimizi yakından ilgilendiriyor.
Şimdi gelelim…
Karabük tarihi ile ilgili bazı mülahazalara
Buna ihtiyacımız var mı?
Elbette var..!
Karabük,ortaya çıkardığı ve geliştirdiği değerler açısından bilimsel ve sosyolojik açılardan araştırılması gereken bir kent konumundadır.
Adeta,Cumhuriyet Türkiye’sinin araştırılmaya değer laboratuarıdır.
Günümüzde yaşadığı talihsizlikler,bu gerçeğin tarafımızdan sürekli tekrarlanmasını engelleyememektedir.
Bugün bu köşeden şimdiye değin hiç kimsenin üzerinde durmadığı ancak Karabük’ün anlaşılması ve tanımlanması açısından bizlere yarar sağlayabilecek bazı tarihsel ve sosyolojik değerlendirmeleri yapmaya çalışacağım.
Karabük’ün bu değerlendirme çerçevesine oturtulabilecek konumu nedir?
.Karabük,köy kültürüne sahip bir toplumsal mekanizmanın kentleşme aşamasına yönelmedeki karakterini yansıtmaktadır.
Aynı zamanda Türklerde kent anlayışının Cumhuriyetle birlikte kazandığı değerleri içinde barındırmaktadır .
Bu düşünceyi ve duyguyu yanı başımızdaki Safranbolu’da hissetme olanağı yoktur.
Çünkü o Osmanlı kültürü ile yoğrulmuş,Osmanlı öncesi kültürleri de içine alan çok yönlü bir komplekstir…
Bu açıdan yaklaşımda bulunulduğunda Karabük, kentleşme ve ona bağlı olarak oluşturulmaya çalışılan endüstri/üretim kültürü açısından Cumhuriyet Türkiye’sinin göz bebeğidir.
Güncel önemi de buradan kaynaklanmaktadır.
Karabük’ün tarihi ve sosyolojik değerlendirmesi ,Cumhuriyet ile birlikte başlamaktadır.
Cumhuriyet tarihinde görülen bütün yükselişlerin ve ekonomik anlamda yaşanan sevinçlerin ve olumsuzlukların seyrini Karabük özelinde takip etme olanağı vardır.
24 Ocak 1980’de alınan ekonomik kararları aslında Karabük tarihinin dönüm noktasının anlaşılmasında bir başlangıç olarak algılamak gerekir.
Arkasından gelen 12 Eylül askeri müdahalesi….
Uygulanmasına karar verilen liberal ekonomi siyaseti ve özelleştirme siyasetinin başlaması.
Özallı yıllarla birlikte devletin ekonomiden elini çekmeye başlaması ve bu siyaseti,toplumsal rahatsızlıklara yol açmasına rağmen sürdürmeyi hükümet politikası haline getiren siyasal iktidarlar…
Karabük,bu tecrübe denemelerini kendi hayatında en acılı ve sancılı bir biçimde yaşadı.
Ancak,kendi özverisiyle ayakta kalmayı bildi.
8 Kasım 1994 direnişi bu açıdan çok önemli bir kent dayanışması oluşturdu.
Karabük Necmettin Şeyhoğlu stadyumunda çokça duyduğumuz ;”Direne direne yeneceğiz” sloganı bugünlerden kalmadır.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz:
Devletçi,korumacı ekonomi siyasetin izlendiği yıllarda Karabük,Cumhuriyet kültürü içinde muhteşem bir zenginliği, tadını çıkararak doyasıya yaşamıştır.
Oysa günümüzde;küreselci anlayışa sahip,tüketici bir insan kitlesi yetiştirmeye yönelik neo-liberal ekonomi siyaseti uygulanıyor.
Bu tarza göre biçimlenmemiş yada dönüşümünü gerçekleştirememiş,tek sektöre bağımlı olmaktan bir türlü kendini kurtaramamış olan Karabük,kurulan üniversitesi sayesinde bir yerlerde tutunabilmeyi başarmıştır.
Bundan sonra ne yapması gerekmektedir.?
Bunun yanıtını kendi tarihi içinde aramalıdır.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Akbank, Euromoney Mükemmellik Ödülleri’nde 3 ödül aldı

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.07.2024 16:52
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Akbank, dünyanın önde gelen finans yayın grubu Euromoney Mükemmellik Ödülleri 2024'te üç ödülün sahibi oldu.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, “Orta ve Doğu Avrupa'nın En İyi Dijital Bankası” seçilen Akbank, aynı zamanda “Türkiye'nin En İyi Dijital Bankası” ve “Türkiye'de Çevre, Sosyal, Yönetişim (ÇSY) alanında En İyi Banka” ödüllerine layık görüldü.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı, Akbank'ın dijital bankacılık ve sürdürülebilirlik alanlarındaki yenilikçi yaklaşımlarının, kazandıkları bu önemli uluslararası ödüllerle bir kez daha tescillendiğini belirtti.

Sabancı, “Önümüzdeki dönemde de bu başarılarımızı pekiştirirken, bankacılığın geleceğini şekillendirmeyi sürdüreceğiz. Emeği geçen tüm çalışanlarımıza, bize güvenen müşterilerimize ve bizi her zaman destekleyen paydaşlarımıza teşekkür ederim.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Dijital aktif müşteri penetrasyonumuz yüzde 85'in üzerinde”

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür de Akbank'ın müşterilerin ihtiyaçlarından yola çıkarak onlara yenilikçi, dinamik ve dijital teknolojiler ile desteklenen bütünsel bir deneyim sunduklarını aktararak, şunları kaydetti:

“Bu süreçte edindiğimiz başarılarla, sınırları aşmaktan gurur duyuyoruz. Euromoney Mükemmellik Ödülleri kapsamında kazandığımız 'Orta ve Doğu Avrupa’nın En İyi Dijital Bankası' ve 'Türkiye'nin En İyi Dijital Bankası' ödülleri, uzun yıllardır yenilikçi iş modellerine yaptığımız yatırımların bir sonucu. Yakın zamanda yapay zeka, nesnelerin interneti gibi alanlarda Türk bankacılık sektörünü ilklerle tanıştırdık. Akıllı saatlerle kolay ödeme deneyimi, Akbank Mobil'de farklı sektörlerdeki akıllı cihazlarla yaptığımız entegrasyonlar, Akbank Asistan'ın sesli iletişim yetkinliği kazanması, ayrıcalıklı bir hizmet olan portföy yönetiminin dijitalleştirilerek geniş müşteri bazımız ile buluşturulması gibi birçok yenilikçi ürün ve hizmeti de yine ilklere imza atarak müşterilerimizle buluşturduğumuz bir sene geçirdik.”

Gür, Akbank LAB çatısı altında 1000'den fazla ekosistem oyuncusuyla temas ederek, finansal teknoloji şirketleriyle ve büyük teknoloji firmalarıyla işbirliği yaparak, müşterilerine hızlı bir şekilde inovatif çözümleri taşımayı ve bu şirketlerle beraber değer üretmeyi uzmanlık alanları haline getirdiklerini bildirdi.

Dijitaldeki yenilikçi çalışmalarıyla birlikte bugün dijital aktif müşteri penetrasyonlarının yüzde 85'in üzerinde olduğunu belirten Gür, “Dijitaldeki müşteri trafiğimiz de tüm zamanların en yüksek seviyelerinde. Bu sayıyı her gün yukarıya taşımak için global düzeyde de gözlerin çevrildiği yeni fikirler üretmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Akbank'ın, 2030 sürdürülebilir finansman hedefini dört katına çıkararak 800 milyar lira olarak güncellediği bilgisini paylaşan Gür, “Sürdürülebilir mevduat, sürdürülebilir tarım, KOBİ Eko Dönüşüm, yeşil dış ticaret finansmanı gibi yenilikçi ürünlerimiz ve karbon ayak izi hesaplama, sürdürülebilirlik performans ölçümü gibi müşteri odaklı hizmetlerimizle de her zaman müşterilerimizin yanındayız. 2025 yılına kadar kadın KOBİ müşterilerimizin sayısında her yıl yüzde 10'luk büyüme hedefliyoruz. Başarılarımızın bize getirdiği sorumluluğun bilinciyle tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratmayı sürdüreceğiz. Edindiğimiz başarılarla uluslararası platformlarda Türk bankacılık sektörünü temsil etmekten gurur duyuyoruz.” açıklanmasında bulundu