112 Çağrı Merkezi çalışanları için eş zamanlı açıklama

112 Çağrı Merkezi çalışanları için eş zamanlı açıklama

Yayın: 08.05.2024 13:35
Paylaş:
A+ A-

Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Büro-Sen Türkiye genelinde eş zamanlı olarak basın açıklaması yaptı. 112 Çağrı merkezi çalışanlarının sorun ve taleplerini içeren basın açıklaması, Karabük’te  112 Çağrı Merkez Müdürlüğü önünde yapıldı. Tür Büro-Sen  Karabük Şube Başkanı Bilal Yılmaz tarafından  eş zamanlı okunan basın bildirisinde, 112 çağrı merkezi çalışanlarının sıkıntılarının giderilmesi için gerekli çözüm önerileri sunuldu.

MEVCUT SORUNLARA YENİSİ EKLENDİ

112 Çağırı merkezi çalışanlar ile ilgili Türk Büro-Sen olarak bakanlık ile yapılan görüşmeler neticesinde yapılan olumlu çalışmalara rağmen, artan iş yükü ve eklenen yeni görevler nedeniyle mevcut sorunların yenisinin eklendiği belirten Türk Büro-Sen Karabük Şube Başkanı Bilal Yılmaz “Bilindiği üzere 112 Acil Çağrı Merkezi Devlet hayatımıza yeni giren bir kurum olup insan hayatına dokunarak önemli bir görev ifa etmekte ve personeli mesai mefhumu gözetmeksizin yoğun ve tempolu bir şekilde çalışmaktadır. Çağrı Merkezi Personeli; ülke çapında yaşanan her acil yardım çağrısını, konuyla ilgili en yakın yardım ekibine ileterek yaşanabilecek birçok olumsuzluğun önüne geçmektedir. Bunu yaparken doğru bilgiye ulaşmak için zamanla yarışmakta ve doğru yönlendirme yapmanın hayati önem taşıdığı bilinciyle hareket etmektedir. Ancak, kurulduğu günden bugüne 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarının sorunları ile ilgili Türk Büro-Sen olarak Bakanlık ile yaptığımız görüşmeler neticesinde yetkililerin yaptığı olumlu çalışmalara rağmen, artan iş yükü ve yeni eklenen görevlerle mevcut sorunlara yenilerinin eklendiği görülmüştür” dedi

ÇÖZÜM ÖNERİLİREMİZ GÖZ ÖNÜNE ALINMALI

Türk Büro-Sen’in 112 çağrı merkezinde çalışanların sorunlarının çözüm önerilerini sıralayan Başkan Yılmaz, çözüm önerilerinin dikkate alınması halinde bu sorunların çözüleceğini belirterek “112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarının veriminin yükseleceği, motivasyonunun artacağı, kuruma aidiyet duygusunun gelişeceği ve çalışma barışı ile birlikte hizmet kalitesinin de en üst düzeye çıkacağı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda;  Ülke genelinde 112 Çağrı Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren diğer kurum çalışanlarına kıyasla önem derecesi yüksek olan görevi ifa eden 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarının özlük ve sosyal haklarının iyileştirilmesi, 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanları radyasyonlu ortamda görev yapmaları nedeniyle çeşitli meslek hastalıkları ile karşı karşıya kalmakta olup, kurum çalışanlarına yıpranma hakkı verilmesi,  Mevcut 112 Acil Çağrı Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin günün şartlarına uygun hale getirilmesi ile ayrıca çalışma saatleri eşitsizliğinin giderilmesi, 657 sayılı Kanunun 99’uncu ve 178’inci maddelerinde yer alan fazla çalışma ücretinin 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarına da ödenmesi ile bu ücretin resmi tatil ve bayram günlerinde normal günlerden farklı değerlendirilmesi,  Yetersiz olan personel sayısının artırılarak genele yaygın vardiya düzenlemesine gidilmesi ile illerin vardiya sistemi belirlenirken personel sayısı, çağrı yoğunluğu ve ulaşım ile yemek sorununun dikkate alınması, Hedefi olan çalışanın daha verimli olacağı göz önünde bulundurularak, ara yönetici kadrolarının (şef, müdür yardımcısı vb.) ihdas edilmesi,  Günlük çağrı ortalaması makul sınırın oldukça üstünde olan illerde ivedi olarak yeni personel istihdamının sağlanması,  İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 19.09.2019 tarih ve 15982 sayılı yazısında da belirtildiği üzere, 112 Acil Çağrı Merkezlerinde faaliyetlerin daha sağlıklı sunulabilmesi için, 112 Çağrı Merkezi personelinin Valiliklere bağlı başka birimlerde görevlendirilmemesi,  2022-2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin 21. Maddesi gereği, 112 Acil Çağrı Merkezlerinde çalışan personelden yalnızca “Çağrı Karşılama Memuru” unvanlı personelin ek ödeme oranlarına 10 puan ilave edilmiştir. 6. Dönem Toplu Sözleşmede verilen bu hak, 7. Dönem Toplu Sözleşmede de devam etmekte, aynı kurumda çalışan ve kadro unvanları farklı olsa dahi aynı işi yapan 112 Acil Çağrı Merkezi personeli bu ek ödeme ilave puanından yararlanamamaktadır. “Çağrı Karşılama Memuru” kadrosunda görevli personelin lehine yapılan düzenlemenin 112 Acil Çağrı Müdürlüklerinde görevli diğer bütün unvanlardaki personel için de uygulanmasının sağlanması, Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü bünyesinde görev yapan diğer Bakanlıklara bağlı çalışanların, farklı ödemelerle (döner sermaye, tayın bedeli vb.) mağduriyetleri bir ölçüde giderilmekteyken; İlk çağrıyı alarak süreci başlatan ve Tayın Bedelinden yararlanamayan 112 Acil Çağrı Müdürlüğü personeline ivedi olarak Tayın Bedeli verilmesinin sağlanması, Bir bütün olarak önem arz etmektedir. Sendikamızca tespit edilerek; basınımız ve kamuoyuyla paylaştığımız sorunların giderilmesi ve taleplerin karşılanması ile şartların iyileştirilmesi durumunda personelin memnuniyetinin ve kurum aidiyetinin artacağı, bununda sunulan hizmetin kalitesini artıracağı aşikardır. TÜRK BÜRO-SEN olarak 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarının sorun ve taleplerinin takipçisi olacağız” dedi.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

MS hastalığı kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha sık görülüyor

Anadolu Ajansı
Yayın: 30.05.2024 04:07
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Bayındır Kavaklıdere Hastanesi ve Bayındır Söğütözü Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ömer Eray Yalap, MS hastalığının büyük oranda 20'li ve 30'lu yaşlarda ortaya çıktığını, hastalığın kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görüldüğünü bildirdi.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Dr. Yalap, MS hastalığının, güneş ışınlarına daha az maruz kalan Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika'nın kuzey bölgelerinde daha sık geliştiğini ifade etti.

Bilinenin aksine aşıların MS riskini artırmadığını belirten Yalap, “Genetik yatkınlık, Epstein Barr virüs (EBV) enfeksiyonu, D vitamini eksikliği güneşe az maruz kalma, sigara kullanımı gibi durumların MS riskini artırdığı düşünülse de, hastalığın nedeni henüz tam olarak bilinmiyor. Tek veya iki taraflı görme kayıpları, yüzde-kollarda veya bacaklarda bir günden uzun süren uyuşmalar, kuvvet kayıpları, denge bozuklukları, çift görme, aşırı yorgunluk ve idrar/gaita kaçırma gibi nörolojik semptomlar MS hastalığını düşündürebilecek yakınmalar arasında yer alıyor.” bilgisini paylaştı.

Yalap, MS hastalığı tanısında en önemli tetkikin beyin ve omurilik MR görüntülemeleri olduğunu belirtti.

MR incelemeleri sonunda nöroloji doktorunun MS hastalığından şüphelenmesi durumunda ileri inceleme olarak “VEP” adlı görme testi, detaylı kan tetkikleri ve beyin omurilik sıvısı incelemesi için “lomber ponksiyon” adlı işlemin önerildiğini anlatan Yalap, belden iğne ile girilerek beyin sıvısı örneği alma işlemiyle elde edilen beyin omurilik sıvısında MS hastalığına yönelik çeşitli incelemelerin yapılabildiğine dikkati çekti.

MS hastalığında erken tanı ve tedavinin atak sıklığını ve uzun vadeli engelliliği azalttığını, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığının bilimsel olarak kanıtlandığını ifade eden Yalap, şunları kaydetti:

“Başlangıçta 'miyelin' adı verilen sinir kılıf proteininde kayıp ile seyreden MS, tedavi edilmezse beyin hücrelerinde kayba ve zamanla engelliliğe yol açabiliyor. Bu nedenle MS’in erken tanı alması ve tedavi edilmesi çok büyük önem arz ediyor. MS şüphesi olan hastaların en kısa sürede bir nöroloji doktoruna muayene olmaları gerekiyor. MS hastalığını tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi bulunmasa da günümüzde hastalığı kontrol altına almak, atak sıklığını ve engellilik gelişim riskini azaltmak mümkün oluyor. MS tanısı konulan hastalarda, hastalığın şiddetine göre çeşitli tedavi yöntemleri bulunuyor.”