6. Uluslararası Bilim Günleri Başladı

6. Uluslararası Bilim Günleri Başladı

Yayın: 05.05.2015 09:55
Paylaş:
A+ A-

Karabük Üniversitesi Bilimtey Bilim Kulübü tarafından 4-5-6 Mayıs 2015 tarihleri arasında çeşitli sosyal, kültürel ve bilimsel etkinliklerin düzenleneceği ve bu 6.sı düzenlenen Uluslararası Bilim Günleri Ali Burhan Ersan ve Sebahat Kılıç Bülbül’ün Geleneksel Türk Sanatları ve Ebru sergisi ile başladı.

Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 6. Uluslararası Bilim Günleri açılışına Rektör Prof. Dr. Refik Polat, İl Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever,Kalp ve İç hastalıkları uzmanı Prof.Dr.Canan Karatay, Tiyatro ve sinema oyuncusu Metin Akpınar,Safranbolu belediye başkanı Necdet Aksoy,Üniversite Dekanları, Müdürleri, Akademik ve İdari Personel ile öğrenciler katıldı.

Konferans Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimiz anısına gerçekleştirilen bir dakikalık saygı duruşunun ardından İstiklâl Marşımızın okunması ile başladı.

6. Uluslararası Bilim Günleri’nin açılış konuşmalarında, Bilimtey Kulübü Başkanı Sergen Sarsık: “Bugün burada her sene başında çalışmalarına başlanan, eğer bir sonraki gerçekleştireceğimiz bilim günleri bir önceki sene gerçekleştirdiğimiz bilim günleri kadar başarılı ve faydalı olmayacaksa bizler bir daha bilim günleri etkinliğini yapmayacağız vizyonu ile çıktığımız yolda 6. Uluslararası Bilim günleri çalışmalarının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bizler her projemizde, her çalışmamızda büyük küçük demeden her fikrimizde Karabük Üniversitesi’nin desteğini her zaman arkamızda hissediyoruz ve bu destek, bu güven bizlere bir aile ortamının gerektirdiği bütün sıcaklığı sağlıyor. Üniversitemize bizlere duyduğu bu güven ve bizlere sağladığı bu destekten dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

5. Uluslararası Bilim Günleri Bilim Kurulu Başkanı Mehmet Tankül, 6. Uluslararası Bilim Günleri Bilim Kurulu Başkanı Sergen Sarsık’a çiçek takdim etti.

Katılımcıları selamlayan, Bilimtey Kulübü Akademik Danışmanı ve Üniversitemiz Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Öğr. Gör. Oya Çepni Önalan: “Bir yıldır öğrencilerimiz için çalışmaktayız. Öğrencilerimizin başarılı olduğunu görmek bizler için gurur verici bir duygu. Bu günlere katılan öğrencilerimizden bir tanesinin ufkunu açarak, bir kıvılcım oluşturabilirsek ne mutlu bizlere” dedi.

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy: “Bu programı düzenlenmesinde, yapılan çalışmalarda görev alan arkadaşlar için bu etkinlik, iş hayatlarında referans kaynağı olacaktır. Tecrübe yapılan işlerin birikimidir. Yapılan etkinlikler sizler için ve Karabük Üniversitesi’ de emek harcayan hocalarımız içinde büyük bir kazançtır. Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Rektör Prof. Dr. Refik Polat: “Öğrencilerimiz tarafından organize edilen 6. Uluslararası Bilim Günleri’ne hepiniz hoş geldiniz. Bu etkinliklerin gerçekleşmesinde onur ve gurur duyuyorum. Üniversite olarak bilime bakışımız Hz. Peygamberimizin hadisi şerifinde de söylediği gibi ‘Hikmet müminimin malıdır, nerde olursa alır. ‘olmuştur. Bilim nerede ise biz oradayız. Konuklarımızı burada ağırlamaktan onur ve gurur duyuyoruz katılan herkese teşekkür ediyorum.” diyerek tüm katılımcılara keyifli, bilgili üç gün geçirmelerini diledi. TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Alişarlı Burs ve Destek Programları konulu sunumunda; BİDEB burs ve destek programları, Lisans ve Lisansüstü öğrencilerine yönelik programlar, Doktora öğrencilerine yönelik programlar ile ilgili katılımcıları bilgilendirdi.

Hepimizin geleceği gençlerin elinde, Şeker bana ve bilimsel araştırmalara göre en tatlı zehirdir diyerek sözlerine başlayan Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Canan Karatay : ‘Bu ilaç (şeker) hayatı zehir eder. Şeker 43 seneden beri saf, beyaz ve öldürücüdür. Mısır şurubunu ağzımıza aldığımız anda vücudumuza şeker olarak algılıyor. Şeker vücudumuz için toksittir. Mısır şurubunu\ şekeri hayatınızdan çıkarın. Kilo almanızın sebebi şekerdir, yağ değil. Vücudumuzda biriken yağlar trigleserittir, kaynağı da şekerdir. Kolesterol ilaçları şeker hastalığına yol açmaktadır. Şeker hastalığı genetik değildir, dikkat edildiğinde önlenebilir. Aileseldir, alışkanlık haline gelmiştir. Şekerler –tatlandırıcılar en tatlı toksitlerdir. Kalp krizinin nedeni karbonhidratlardır. Ekmeklerde şekerdir. Şeker insülin ikilisi birçok hastalığı başlatan ana ikilidir. Diyabet bir insülin direnci hastalığıdır. Bol doğal yağ, protein yemeliyiz. Zeytin en sağlıklı meyvedir. Günde 30-40 tane zeytin yiyin’ dedi.

Bilimtey Kulübü Akademik Danışmanı ve Üniversitemiz Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Öğr. Gör. Oya Çepni Önalan Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Canan Karatay’a hediye takdim etti ve programın ilk oturumu sona erdi.

Diğer yandan devam eden konferansın ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatoş Vural, NASA Türk Bilim İnsanı Prof. Dr. Arsev Eraslan, Tiyatro ve Sinema Oyuncusu Metin Akpınar, Matrakçı Efkan Çalış, Mekatronik Mühendisi Prof. Dr. Adrian Pascu ve Gezgin Rehber Gülhan Şen’in konferansları ile devam edeceği bildirildi.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Güven Hastanesi’nden “Avrupa’nın obezite oranı en yüksek ülkesi Türkiye” değerlendirmesi

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.05.2024 00:48
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, 18 Mayıs Avrupa Obezite Günü kapsamında, Dünya Sağlık Örgütü'nün obeziteye ilişkin son verilerini değerlendirerek uyarılarda bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Demirci, obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıkların her yıl katlanarak arttığını belirtti.

Demirci, özellikle çocuklarda obezite sıklığının erişkinlere göre daha hızlı arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Henüz toplum olarak sağlıklı yaşam için beslenmenin ve egzersizin önemini tam kavrayamadık. Genel olarak, yüksek kalorili besleniyoruz. Yemek yemek bizim için hobi ve eğlence niteliğinde. Arkadaşlarımızla, dostlarımızla buluştuğumuzda planlarımızı yemek üzerine kuruyoruz. Vakit geçirirken, yemek yemeyi seviyoruz. Seçeneklerimiz arasında birlikte yürüyüş yapmak çok fazla tercih edilmiyor. Hala, toplumumuzun bazı kesimlerinde kilolu insanların daha sağlıklı olduğu düşünülmekte. Kültürün, geleneklerin ve adetlerin etkisiyle toplumumuz yemekle arasına mesafe koyamıyor.

– Endokrin bozucu kimyasallar obeziteye yol açıyor

Son zamanlarda tüm dünyada miktarı artan endokrin bozucu kimyasalların da obeziteyi tetiklediğini vurgulayan Demirci, işlenmiş ve hazır gıdalar konusunda uyarılarda bulundu.

Demirci, endokrin bozucu maddeler arasında, solunan hava, içilen su ve yenilen gıdalarla vücuda giren ve biriken, endokrin sistemini olumsuz etkileyen ve bu etkilerini nesilden nesile aktarabilen kimyasal maddeler olduğuna işaret ederek, “Endokrin bozucu kimyasallardan tamamen uzak kalmak mümkün olmasa da sağlıklı ürünler tüketerek ve hayatımızda plastik kullanımını minimuma indirerek en azında bu zararlı kimyasallara maruziyetimizi elimizden geldiğince azaltmamız gerekiyor.” tavsiyesinde bulundu.

Obezite sıklığının tüm dünyada hızla artığına ve son 20 yıldır obezite artışını durdurabilen bir ülke olmadığına vurgu yapan Demirci, eğer obezite sıklığındaki artış önlemez ise 2035'te dünya nüfusunun yarısından fazlasının kilo fazlalığı ve yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.

– “Obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek”

Demirci, sağlık verilerine bakıldığında durumun iç açıcı olmadığının altını çizerek, “Yıldan yıla daha kötüye doğru gidiyor. Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre tüm dünyada obezite sıklığı yüzde 14 civarında. Bu yüzdeye, kilo fazlalığı olanları da eklediğimizde yüzde 38'e ulaşıyor. Artış hızı durdurulamaz ise 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlası kilo fazlalığıyla mücadele etmek zorunda olacak. Ayrıca dikkat çekmek istediğimi önemli bir nokta, obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek. Çocukluk çağı obezitesi de günümüzde bir tehlikeli boyuta ulaşmış durumda.”

Türkiye açısından durumun biraz daha ciddi boyutta olduğuna vurgu yapan Demirci, “Türkiye İstatistik Kurumu 2022 verilerine göre ülkemizde kilo fazlalığı yüzde 35.6, obezite sıklığımız ise yüzde 20.2. Verilere göre Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesiyiz.” bilgisini paylaştı.

Obeziteye karşı başarılı mücadele etmek için farkındalığın artması gerektiğini belirten Demirci, obeziteyle mücadelenin “ülke politikası” olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığını ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti.