Bölgenin Sesi Gazetesi

Yayın: 09.04.2015 09:46
Paylaş:
A+ A-

AK Parti Karabük Milletvekili adayı Sedat Namal, 7 Haziran seçimlerinde hedeflerinin Karabük’ün plaka oranına yakın yüzde 78 olarak hedeflediklerini söyledi.

AK Parti Karabük İl Başkanlığı milletvekilliği adaylığı açıklanan Sedat Namal’ı coşkulu bir şekilde karşıladı.

Parti binası önünde coşkulu bir karşılama gerçekleştiren AK Parti Karabük İl Teşkilatı tarafından konfeti ve meşalelerle karşılanan Milletvekili adayı Sedat Namal katkı veren herkese teşekkür etti.
Pati binasında önünde toplan an kalabalığa hitaben bir konuşma yapan AK Parti İl Başkanı Timurçin Saylar, adayların partilerine hayırlı olmasını dileyerek, durmak yok yola devam açıklamasın bulundu. Saylar, “Aday adaylığı sürecinden sonra adaylarımız belli oldu. Osman Kahveci ve Sedat Namal’ı kamuoyuna açıkladık. Biz adaylarımızla meydanlara çıkıyoruz. 12 senede yaptığımız hizmetleri aynı şekilde sürdüreceğiz. Bizler AK parti, kademeleri olarak seçime hazırız. Biz hazır olduğumuz gibi şehrimizde seçime hazırız. Yüksek bir oy olarak Karabük halkına hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.

İl Başkanı Saylar ayrıca, diğer siyasi parti adaylarına da hayırlı olsun dileklerinde bulunarak, demokratik bir ortamda seçim sürecinin geçmesi dileğinde bulundu.

AK Parti Karabük Milletvekili adayı Sedat Namal ise, “Niyetle akıbeti biz bilemeyiz. Bize sadece yolunda bulunmak gerekiyordu. Diğer aday adayları arkadaşlarımızla aynı mücadelede hizmet etmek adına yola çıktık. Bu yolculukta, genel merkezimizin teveccühü ile bize nasip oldu” dedi.

BİZ AİLE OLARAK HAREKET EDECEĞİZ

‘Karabük’te yetişmiş Karabük’te sosyal aktivitelerde bulunmuş bir kardeşiniz olarak Karabük’ün sorunlarını en ince ayrıntısına kadar biliyorum’ diyen Namal, “Partimizin kuruluşundan bugüne kadar görev yapmış hizmet etmiş tüm milletvekillerimize, teşekkür ederim. Onlardan daha iyi yaparız değil, bu melekte Karabük’e hizmet ederizi söyleriz. Karabük’ün değerli büyüğü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in, bu kentin üzerindeki himmetleri sizlerinde takdirindedir. Bizim onun üzerine çıkma gibi hedefimiz yoktur. Bir abi olarak ta önümüzde Osman Kahveci bey ikinci dönem nasip olursa milletvekilliğine devam edecek. Onu takip edip ondan öğreneceklerimiz vardır. Emeği geçen bize destek veren, vermeyen, aday adaylarımıza, teşkilatımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Cenabı Allah bizleri utandırmasın. Bizim gönlümüzde, beynimizde çalışmak hizmet etmek ve bunu halisane iyi niyetle yapmaktır. İnsanlık yaratılış değerini bilen bir kişi olarak kimseyle dedikodu, gıybet, kavga gürültü etmeden bir seçim atmosferi geçireceğiz. Biz aile olarak hareket edeceğiz” dedi.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Güven Hastanesi’nden “Avrupa’nın obezite oranı en yüksek ülkesi Türkiye” değerlendirmesi

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.05.2024 00:48
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, 18 Mayıs Avrupa Obezite Günü kapsamında, Dünya Sağlık Örgütü'nün obeziteye ilişkin son verilerini değerlendirerek uyarılarda bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Demirci, obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıkların her yıl katlanarak arttığını belirtti.

Demirci, özellikle çocuklarda obezite sıklığının erişkinlere göre daha hızlı arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Henüz toplum olarak sağlıklı yaşam için beslenmenin ve egzersizin önemini tam kavrayamadık. Genel olarak, yüksek kalorili besleniyoruz. Yemek yemek bizim için hobi ve eğlence niteliğinde. Arkadaşlarımızla, dostlarımızla buluştuğumuzda planlarımızı yemek üzerine kuruyoruz. Vakit geçirirken, yemek yemeyi seviyoruz. Seçeneklerimiz arasında birlikte yürüyüş yapmak çok fazla tercih edilmiyor. Hala, toplumumuzun bazı kesimlerinde kilolu insanların daha sağlıklı olduğu düşünülmekte. Kültürün, geleneklerin ve adetlerin etkisiyle toplumumuz yemekle arasına mesafe koyamıyor.

– Endokrin bozucu kimyasallar obeziteye yol açıyor

Son zamanlarda tüm dünyada miktarı artan endokrin bozucu kimyasalların da obeziteyi tetiklediğini vurgulayan Demirci, işlenmiş ve hazır gıdalar konusunda uyarılarda bulundu.

Demirci, endokrin bozucu maddeler arasında, solunan hava, içilen su ve yenilen gıdalarla vücuda giren ve biriken, endokrin sistemini olumsuz etkileyen ve bu etkilerini nesilden nesile aktarabilen kimyasal maddeler olduğuna işaret ederek, “Endokrin bozucu kimyasallardan tamamen uzak kalmak mümkün olmasa da sağlıklı ürünler tüketerek ve hayatımızda plastik kullanımını minimuma indirerek en azında bu zararlı kimyasallara maruziyetimizi elimizden geldiğince azaltmamız gerekiyor.” tavsiyesinde bulundu.

Obezite sıklığının tüm dünyada hızla artığına ve son 20 yıldır obezite artışını durdurabilen bir ülke olmadığına vurgu yapan Demirci, eğer obezite sıklığındaki artış önlemez ise 2035'te dünya nüfusunun yarısından fazlasının kilo fazlalığı ve yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.

– “Obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek”

Demirci, sağlık verilerine bakıldığında durumun iç açıcı olmadığının altını çizerek, “Yıldan yıla daha kötüye doğru gidiyor. Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre tüm dünyada obezite sıklığı yüzde 14 civarında. Bu yüzdeye, kilo fazlalığı olanları da eklediğimizde yüzde 38'e ulaşıyor. Artış hızı durdurulamaz ise 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlası kilo fazlalığıyla mücadele etmek zorunda olacak. Ayrıca dikkat çekmek istediğimi önemli bir nokta, obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek. Çocukluk çağı obezitesi de günümüzde bir tehlikeli boyuta ulaşmış durumda.”

Türkiye açısından durumun biraz daha ciddi boyutta olduğuna vurgu yapan Demirci, “Türkiye İstatistik Kurumu 2022 verilerine göre ülkemizde kilo fazlalığı yüzde 35.6, obezite sıklığımız ise yüzde 20.2. Verilere göre Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesiyiz.” bilgisini paylaştı.

Obeziteye karşı başarılı mücadele etmek için farkındalığın artması gerektiğini belirten Demirci, obeziteyle mücadelenin “ülke politikası” olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığını ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti.