Birçok Sıkıntıların Yaşandığı Göztepe Yolu Hizmete Açıldı

Birçok Sıkıntıların Yaşandığı Göztepe Yolu Hizmete Açıldı

Yayın: 28.05.2015 09:54
Paylaş:
A+ A-

Safranbolu-Bostanbükü arasında yapımı sürdürülen Göztepe yolu düzenlenen törenle hizmete alındı.Daha önce birçok sıkıntıların yaşandığı yolun hizmete girmesiyle birlikte Safranbolu ile Bostanbükü birbirine bağlanmış oldu.

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy’un ev sahipliği yaptığı Göztepe yolu AK Parti Samsun Milletvekili ve Bölge Koordinatörü Ahmet Yeni,karayolları yetkilileri,bürokratlar ve halkın katılımı ile hizmete açıldı.

Düzenlenen törende konuşan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, “Bu cadde başladığımızda tek şeritli tek arabanın gelip gitti bir yoldu. Burayı gidiş gelişli duble yol haline getirdik ve 5 adet de kavşak çalışmasını tamamlayarak hizmete açtık. Yolun devamında da Bostanbükü’ne bağlanan 5 kilometrelik 20 metre genişliğinde yol kısmını açtık, stabil asfaltımızı tamamladık. Şuanda trafik bu bölgen Bostanbükü’ne, Karıt Sanayisine çok rahat şekilde işlemeye başladı. Bütün bu çalışmalarımız esnasında 2 bin tondan fazla asfalt, 771 metre uzunluğunda bordür ve 600 metre uzunluğunda kalıpla döktüğümüz orta refüj çalışması gerçekleştirildi. Yol çizgileri tamamlandı ve yol kenarlarına da 50’ye yakın ıhlamur ağacı dikilerek, 5 sene sonra bu cadde de bahar mevsiminde ıhlamurlar kokusunda geçilecek bir cadde haline gelecek. İnşallah devamında da ıhlamur ağaçlarını dikmeye devam edeceğiz. Bu çalışma esnasında 3 bin 600 metre uzunluğunda bordür çalışması ve bin 00 metrekare de parke çalışması tamamlandı. Biz Safranbolu’nun emen hemen ana arterlerin tamamını baştan sona elden geçirdik. Bu ana arterde özellikle Bostanbükü ve Kastamonu yoluna bağlayan yeni bir cadde haine geliyor. Bu cadde üzerinde aynı zamanda Adliyenin de alt kısmında da belediye binası daha alt tarafta da kaymakamlık için yer ayrılmış durumda. Yani bu bölge bundan sonra Safranbolu’nun merkezi haline gelecek. Bir şehrin merkezi ne kadar geniş caddelerle inşa edilir etrafında yeşil alan düzenlemesi izin verilirse o şehrin görünümü ve akışkanlığı, ticari hayatı o kadar yoğun ve hızlı gelişir. Bizim Kıranköy mevkisinde Sadri Artunç Caddesi’ni açan o zamanki kaymakama o caddeyi açarken ‘deli kaymakam’ ismi verilmiş. ‘Bu kadar geniş caddeleri ne yapacak?’ diye sorularak o isim verilmiş ve şuanda Sadri Artunç Caddesi bu şehre yetmiyor. Biz bu düşünceyle bu yolun devamda ki caddeyi tam 40 metre genişliğinde açtık, imar planlarına 50 metre genişliğinde caddeler koyduk. Artık Safranbolu’nun geleceğe doğru baktığında yolla ilgili sıkıntılarının büyük bir bölümü çözülmüş olacak” dedi.

Bu Cadde ve devamında yapılacak mezarlık altından Bartın kavşağına bağlanacak olan caddenin tamamlandığında Safranbolu’nun yeni giriş güzergâhı olacağını kaydeden başkan Aksoy şöyle konuştu; “Karayolları Şube Müdürümüz de burada Karayollarımızın Karabük çevre yoluyla ilgili hazırlamış olduğu çalışma şuanda çevre yolu bağlantısını bizim aşağıdaki Kastamonu kavşağına bağlıyor. Üniversitenin arkasından doğru gelecek olan ve Araç Çayı üzerinden viyadükle geçip karşı tarafta tünelle Organize Sanayinin olduğu bölgeye bağlanacak olan yol artık Safranbolu’nun giriş güzergâhı olacak. O giriş güzergâhından Safranbolu’ya girecek olan hem turistlerimiz hem burada ikamet eden hemşerilerimiz yeni güzergahı olarak bu yolu kullanacaklardır. Şimdi açmış olduğumuz yolun ne kadar ehemmiyetli olduğunu ne kadar önemli bir aks oluşturduğunu vurgulamak için buları söylüyorum. Bütün bu çalışmalar daha gelişmiş bir Türkiye için yapılıyor. Gün geçmiyor ki yeni bir duble yol çalışması açılmış olmasın. 2002 yılında 15 bin kilometre yol hedefini kendisine koyarak çalışmaya başlayan AK Parti hükümeti bugün 18 bin kilometre duble yola ulaştı. 2002 yılında 15 bin kilometreyi yapma hususunda çok farklı iddialarda bulunan muhalefet bugün sessiz kalmış durumda. Bu yapılan yollar, ortaya konulan performans duble yollar, tüneller ne için yapılıyor? 500 milyar ihracat ve Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisi haline getirilmesi için yapılıyor. Bu yollar olmadan bu ihracat yakalanamaz. Yapılan limanlar, havaalanları dünyanın ilk 10 ülkesi haline getirmek için yapılıyor. Alt yapı yapılıyor. Birileri ‘merkez Türkiye’ diyerek bir vaatte bulunarak konuşma yapıyor, arkası bom boş, 30 sene sonrayı dile getirerek konuşuyor. Ama AK Parti ihracatını yapıyor. ‘Başkaları konuşur AK Parti yapar’ diye söz var ya, onlar konuşuyor AK Parti yapıyor. 2002 öncesinde Ulaştırma Bakanlığı hangi partideydi? Milliyetçi Hareket Partisi’ndeydi. Bu bölgede hangi yolu yaptılar? Şuanda ön plana geçen arkadaşlar o zaman Ulaştırma Bakanlığındaydılar. Hiç bir yol yapmada çekip gittiler” şeklinde ifadelere yer verdi.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Arıcılıkta 50 yılı geride bırakan emekli öğretmen, bilgilerini yeni nesillere aktarıyor

Anadolu Ajansı
Yayın: 20.05.2024 08:00
Paylaş:
A+ A-

KARABÜK (AA) – ORHAN KUZU – Karabük'te yaşayan emekli öğretmen Ahmet Çetin, öğretmenlik yıllarında başladığı arıcılıkta yarım asrı geride bıraktı.

Eflani ilçesi Gökgöz köyü Topuzlu Mahallesi'nde arıcılık yapan 74 yaşındaki Çetin, Bolu Erkek İlköğretmen Okulundan 1969'da mezun oldu.

Anadolu'nun çeşitli illerinde öğretmenlik yapan Çetin, 1974'te Eflani ilçesinin Karlı köyü ilkokulunun bahçesinde arıcılığa başladı.

Öğretmenlikten 1995'te emekli olan Çetin, arıcılık faaliyetlerini sürdürdü.

Çetin, 50 yılı geride bıraktığı arıcılığın yaygınlaşması için 18 yıldır il ve ilçe tarım müdürlükleri ile halk eğitim merkezlerinde düzenlendiği kurs ve seminerlerle katılımcılara teorik ve pratik bilgiler aktarıyor.

– “Arılar tarımın olmazsa olmaz yardımcı aktörleridir”

Ahmet Çetin, AA muhabirine, arıcılığa başladığı yıllarda öğretmenlerin ya hindi yetiştirdiğini ya meyvelik kurduğunu ya da arıcılık yaptığını söyledi.

O yıllarda daire amirleri ve müfettişlerin köy okullarındaki öğretmenleri üretim yapmaya teşvik ettiğini aktaran Çetin, “Üreticilik yapan öğretmenler yazın okulları terk etmezler, bahçede üretim yaparken okulun tesislerini geliştirirler, örnek çalışmalar yaparlardı. O ortamda başladık. O gün bugündür 50 yıl geride kaldı.” dedi.

Çetin, o yıllarda arıcılığı geleneksel yöntemlerle yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

“Daha sonra bilimsel verilere ulaşabilmek için seminerler, kurslar, arıcılıkla ilgili kitap ve yayınlara ulaşmaya çalıştık. O gün bugündür devam ediyoruz. 2004'te Karabük Arıcılar Birliğini kuruncaya kadar el yordamıyla kendi kendimizi geliştirdik. Arıcılar birliğinin örgütlenmesiyle birlikte bilimsel verilere ulaşmak çok daha hızlı oldu. Tartışmalara, ulusal ve uluslararası düzeydeki kongrelere ve sempozyumlara katıldık. Birikimlerimizi paylaştık, uzmanları dinledik. Onların bilgilerinden faydalanmaya çalıştık.”

Bugün Türkiye'de arıcılıktaki standartların yükseldiğini dile getiren Çetin, Türkiye'nin bal veriminin arttığını, ülkenin yıllık bal üretiminin 100 bin tonu geçtiğini kaydetti.

Çetin, tarımsal ilaçlama ve çevre kirliliğinin olmadığı bölgenin arıcılık için elverişli olduğuna işaret etti.

Arıcılığa 50 yıldır katkıda bulunmaya çalıştığını belirten Çetin, daha çok kişinin bu alana yönelmesi ve bu faaliyeti bilimsel veriler ışığında yapması için kurs ve seminerler düzenlediğini anlattı.

Çetin, uygulamalı eğitimlerin olumlu yansımalarının görüldüğünü aktararak, gerek arı hastalıklarının azalması gerekse bal verimindeki artışların buna bağlanabileceğini söyledi.

Arıların önemine değinen Çetin, “Arılar tarımın olmazsa olmaz yardımcı aktörleridir. Arıların olmadığı yerde tarımsal verim olmaz. Arıcılık yapan genç kardeşlerimiz aslında doğrudan tarımsal üretimin de artışına katkı sağlamış oluyorlar. Arıcılığa meraklı olan genç arkadaşlarımızı kutluyorum.” diye konuştu.

Çetin, arı sağlığına zarar verecek kontrolsüz tarımsal ilaçlamaları doğru bulmadığını vurgulayarak, “Üreticilerimiz aslında fazla ürün almak amacıyla bu tür çalışmalara giriyorlar ama bir taraftan da arı sağlığını bozan bu tür ilaçlar aslında tarımda verimi düşürüyor.” dedi.