Demokrat Olmak Mı?

Demokrat Olmak Mı?

Yayın: 01.10.2015 08:36
Paylaş:
A+ A-

Demokrasi /demokrasi diyoruz ama biz özünde demokrat mıyız?
Önce işe buradan başlayalım…
Hangimiz demokratız.?
Öğretilmiş doğruları gerçek olarak kabul eden bir yapıda demokrat aramak beyhude bir tutum olur.
Biz…
Farklılıklara ne kadar tahammül edeceğiz.?
Kendi düşüncelerimize aykırı bir şeyler söylendiğinde ne kadar hoşgörülü olabileceğiz?
Bu durumun sorgulanması gerekmez mi?
Efendim…
Bir kere kavga etmeyi çok seviyoruz.
Birbirimizle uğraşmak meslek haline gelmiş.
Böyle bir şey olabilir mi?
Demokratım diyen insan böyle bir tutum sergileyebilir mi?
Neyimiz eksik…
Demokratik bilinç tabii ki
Evet demokratik bilinç yoksunluğu en önemli sorunumuz.
Neden böyleyiz.?
Çünkü yetişme/yetiştirilme düzenimizde demokrasi yok.
Aile yapımızda,okullarımızda böyle bir alışkanlık görülmemiş.
Asker disiplini ile yetiştirilmişiz
Yat/kalk /emredersiniz efendim.
Ya da…
Gözlerimi kaparım vazifemi yaparım.
Bir de büyüklerin yanında asla konuşulmaz.
Ayıp olur…!
Şimdi bu terbiye biçiminden demokrat bir yapıya ulaşmak mümkün müdür.?
İşin siyasi yönüne bakarsanız orada da bu anlayışın etkili olduğunu görürsünüz.
Türk siyasi yaşamında çok partili demokratik hayat kesin olarak 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti’nin kurulmasıyla başladı.
Bu parti 14 Mayıs 1950 yılında iktidara geldi.
Hangi sloganla kitleleri etkilemeyi başardı.
“Artık yeter”
Ne demek “artık yeter.” …
“Yetti gayri kardeşim…”
Biz farklılık istiyoruz …
O kadar…
Bizim siyasal partilerimiz seçim kazanıp bir süre sonra merkezde yer alarak kendilerini yeniden tanımlıyorlar ve geldikleri çevreye yabancılaşıyorlar.
Daha doğrusu…
Vatandaşı unutuyorlar.!
Neden böyle oluyor diye düşündüğümüzde aklımıza insan yetiştirme düzenimiz geliyor.
Demokrat kimlik kazanamama eksikliğimizi her halukarda bu yapıda aramak gerek.
Bu anlayış düzelir mi?
Öncelikle eğitim ve öğretim sistemini yaz-boz tahtasından kurtarmamız gerekiyor.
Lüzumsuz /ezberci/sıkıcı bilgilerden okullarımızı kurtarmak.
Öğretirken eziyet yapmamak.
Baskıcı ve emredici olmamak.
Yapıcı olmak.
Öğrenene ve bilgiye değer vermek.!
Yaşamsal/hayata dönük verilerle gençlerin geleceği kucaklamasını sağlamak.
Var mı böyle bir eğitim-öğretim sistemi…
Şimdi bu koşullarda nasıl demokrat olunur?
Elbette olunmaz…
Siz demokrat mısınız?
Vallahi tip olarak bile ona hiç benzemiyorsunuz?
Ama üzülmeyin.!
Vallahi kabahat siz de değil!

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Düzce’de mera alanlarının iklim değişikliğine bağlı daralması manda popülasyonunu etkiledi

Anadolu Ajansı
Yayın: 15.07.2024 20:07
Paylaş:
A+ A-

DÜZCE (AA) – ÖMER ÜRER/AHMET ÇELİK – Düzce'de mera alanlarının iklim değişikliğine bağlı daralması, manda sayısında azalmaya neden oldu.

Mera ve sulak alanların bolluğu nedeniyle manda yetiştiriciliğinde ilk sıralarda yer alan Düzce'de, mandacılığın gelişimi ve yetiştiriciliğinin artması için 2011 yılında Bakanlıkça “Anadolu Manda Irkı Geliştirme” projesi hayata geçirildi.

Bu kapsamda 76 hektarlık Efteni Gölü sulak alanı projeye dahil edildi.

Bölgede hayvancılıkla uğraşan çiftçilere sağlanan yavru hayvan, maddi destek ve yem teşvikiyle 2020 yılına kadar hayvan sayısı yüzde 100'lük artış gösterdi.

Birçok ailenin manda sütü ve yoğurdu üreterek geçimini sağladığı bölgede, iklim değişikliğine bağlı 3 yıl art arda yaşanan sel ve taşkınlar mil taşınımına neden oldu.

“Mil kuraklığı” yaşanan bölgede bu yıl da yine iklim değişikliğine bağlı mera alanlarının daralması hayvan sayısının azalmasına yol açtı.

Hayvan popülasyonunun azalması üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgede hayata geçirdiği çeşitli projelerle hayvan sayısını artırıp sektörü canlı tutmak için çalışma yapıyor.

– “Meraların sel nedeniyle tahrip olması mandacılığın gelişmesini engelliyor”

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) “Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı” projesi sorumlusu ziraat mühendisi Murat Turan Küçük, AA muhabirine, TAGEM'in Düzce'de manda sayısının artırılması için çalışmalar yaptığını söyledi.

Manda popülasyonu ve yetiştiriciliğinin, son 2 yıldır ülke genelinde iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve seller nedeniyle geriye gittiğini aktaran Küçük, “Projemiz başladığında ülkemizde 75-80 bin civarında manda vardı, 170-180 binlere ulaştık. Fakat son 2 yıldır çevresel ve ekonomik faktörler çerçevesinde manda sayımızda azalma var. Bölgemizdeki meraların sel nedeniyle tahrip olması mandacılığın gelişmesini engelliyor.” dedi.

Küçük, manda yetiştiriciliğinin meraya dayalı olduğuna işaret ederek, “Mera alanlarının daralmasıyla manda sayıları azalıyor. Sektörün yürüyebilmesi için meraların ıslah edilmesi, yani hayvanlar için yararlı otların artırılması, çevre düzenlemelerinin yapılması ve su kanallarının açılması gerekiyor.” diye konuştu.

TAGEM projesi kapsamında yetiştiricilere yönelik desteklerinin devam ettiğini dile getiren Küçük, “Projeye dahil olan çiftçi ve işletmelerde doğuran mandaya 4 bin lira, tekil hayvana 2 bin 500 lira, damızlık seçtiklerimize 3 bin 750 lira destek veriyoruz. Yetiştiricilerimiz bundan memnunlar ama meraların yetersiz olması nedeniyle işletmelerimiz küçülmeye gidiyor. Maliyetlerin yüksek olması manda sayısının da azalmasına neden oluyor.
Sel doğal bir afet ama buna karşı önlemlerimizi alabiliriz.” ifadelerini kullandı.

– “Hayvanlarımızın yaşam alanlarının biraz daha açılmasını istiyoruz”

Düzce Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cafer Çelik de bölgede yaklaşık 150 yıldır manda yetiştiriciliği yapıldığını söyledi.

Manda yetiştiricilerinin son yıllarda sıkıntı çekmeye başladığını, özellikle 2022 ve 2023 yıllarında yaşanan seller nedeniyle mera alanlarının daraldığını anlatan Çelik, “Hayvanlarımızın yaşam alanlarının biraz daha açılmasını istiyoruz.” dedi.

Çelik, bu yönde ilgili kurumlarca çalışmaların yürütüldüğünü dile getirerek, sel felaketinin önüne geçilmesi için daha fazla önlem alınmasını istediklerini kaydetti.

Bölgede manda yetiştiriciliğinin dededen toruna sürdürüldüğüne değinen Çelik, genç neslin yaşanan sıkıntılar nedeniyle bu işi yapmak istemediğini sözlerine ekledi.