Doğa Koleji öğrencileri, iş projelerini t-MBA İnkübasyon Merkezi’nde hayata geçirecek

Anadolu Ajansı
Yayın: 29.01.2024 00:24
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – İnovasyon ve girişimcilikte yeni bir adım atmaya hazırlanan Doğa Koleji, öğrencilerin geliştirdiği iş fikirlerini “t-MBA İnkübasyon Merkezi”nde hayata geçiriyor.

Doğa Koleji'nden yapılan açıklamaya göre, bu kapsamda Doğa Koleji öğrencileri, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleşen ilk buluşmada hazırladıkları iş ve girişim fikirlerini Danışma Kuruluna sundu.

Doğa Koleji İcra Kurulu Üyesi Gökhan Alpözü, İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Benan Orbay, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Esra Arıkan, Prof. Dr. Deniz Kelekçi, Dr. Kutay Güneştepe, Dr. Öğr. Üyesi Okan Batur ve iş dünyasının başarılı ismi FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın yer aldığı kurul, genç girişimcilerin yenilikçi iş fikirlerini dinleyerek değerlendirmelerde bulundu.

Danışma Kurulu, öğrencilerin iş fikirlerini geliştirme ve iş dünyasında sürdürülebilir başarı elde etme konusunda değerlendirerek projelerin özgünlüğü, sürdürülebilirliği ve toplumsal etki ile pazarlama ve satış stratejileri, maliyet ve finansal durum, piyasa analizi gibi pek çok alanda değerlendirerek öğrencilere mentörlük yaptı.

Geleceğin girişimcilerinin, gerçek dünya sorunlarını çözmek için iş fikirleri geliştirerek pratik deneyim kazanmanın yanında teorik bilgilerin pratiğe dönüştürülmesinde sektörel deneyim kazanmaları hedefleniyor. Hazırladıkları iş projeleri ile girişimcilik becerileri kazanan öğrenciler, inovasyon, liderlik, risk yönetimi ve problem çözme gibi beceriler edinerek finans yönetimi, pazarlama stratejileri ve iş planlaması gibi işletme becerilerini öğrenme fırsatına sahip olacak.

Bireysel ve takım olarak hazırlanan projelerde öğrenciler, etkili iletişim ve takım çalışması becerileri gibi yetenekleri kazanacak. Projeler sayesinde takım içindeki rol paylaşımı, birlikte çalışabilme yeteneği ve projelerini başkalarına etkili bir şekilde anlatabilme becerisini deneyimleyerek öğrenecek.

Gıda teknolojileri, tarım inovasyonu, çevrim içi alışveriş platformları, geri dönüşüm, atık yönetimi, sürdürülebilirlik, sağlık takip sistemleri, dijital sağlık platformları ve siber güvenlik gibi popüler alanlarda geliştirdikleri projelerini iş dünyasına kazandırmaya hazırlanan genç girişimciler, Danışma Kurulundan aldıkları geri bildirimler doğrultusunda geliştirerek bir sonraki toplantıda yine bir araya gelecek.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Havadaki kirleticiler tozlaştırıcı hayvanların çiçeklere ulaşmasını engelliyor

Anadolu Ajansı
Yayın: 03.03.2024 04:36
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – YETER ADA ŞEKO – Washington Üniversitesi akademisyenlerince yapılan bir araştırma, havadaki kirleticilerin çiçek kokularındaki bileşenleri olumsuz etkilemesi sonucu tozlaştırıcı hayvanların çiçekleri bulmakta zorlandığını, güvelerin çiçeklere olan ziyaretlerinin yüzde 70 azaldığını gösterdi.

Ulaşım, enerji, sanayi ve tarım gibi sektörlerdeki faaliyetler sonucu hidroksil, nitrat ve ozon barındıran kirleticiler atmosfere salınırken bu kirleticilerin doğal yaşam üzerine etkisiyle ilgili çok sayıda araştırma yürütülüyor.

Bu araştırmalardan birini hayata geçiren Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Washington Üniversitesi akademisyenleri, çalışmalarının sonuçlarını “Sanayi devrimi sonrası koku alma: NO3 (nitrat) çiçeklerin kokularını ve gece tozlaşmasını olumsuz etkiliyor” başlıklı makalede yayımladı.

Gürültü, yapay ışıklar ve insan kaynaklı faaliyetler sonucu ortaya çıkan kimyasalların, doğal uyaranların yanı sıra, hayvanlar için yeni uyaranlar oluşturduğu aktarılan makalede bu yeni uyaranların, hayvanların davranışlarında çeşitli değişimlere yol açabileceği vurgulandı.

Çalışmada doğal koşullarda, tozlaşma yapan hayvanların, çiçeklerdeki kokuları çok uzak mesafeden algılayarak çiçeklere yöneldikleri ancak başta ulaştırma kaynaklı emisyonlar olmak üzere insan kaynaklı faaliyetler sonucu ortaya çıkan hidroksil, nitrat ve ozon barındıran kirleticilerin havaya karışmasının çiçeklerde koku oluşturan bileşenleri olumsuz etkilediği ve bu çiçeklerden yayılan kokuların zayıflaması sonucu hayvanların çiçekleri bulmada zorlandıkları belirtildi.

– Çiçekler gece ve gündüz gözlemlendi

Çalışmalarını çuha çiçeği ve gece güveleri başta olmak üzere çeşitli çiçek ve hayvan grupları üzerinden gerçekleştiren araştırmacılar 300 çiçeği 110 saat gece 90 saat de gündüz olmak üzere toplam 200 saat gözlemledi. Sahada yapılan gözlemler sonrasında benzer koşulları laboratuvarda oluşturup çeşitli deneyler gerçekleştiren akademisyenler, nitrat konsantrasyonu sebebiyle bazı güve çeşitlerinin çiçek kokularını algılamalarının neredeyse yok olduğunu bazılarında ise yüzde 50 oranında düşüş yaşandığını tespit etti. Çalışmada güvelerin sensörlerinde herhangi bir bozulma olmadığı, bu düşüşün nedeninin çiçek kokularındaki bileşenlerin zarar görmesi olduğu anlaşıldı.

Araştırmacılar, tozlaştırıcı hayvanların çiçekleri ziyaret etme sıklığı üzerine gerçekleştirdikleri çalışmalarda ise kirlilik nedeniyle güvelerin gece ziyaretlerinde yüzde 70 oranında bir düşüş gerçekleştiğini gözlemledi. Bu düşüşün, çiçeklerin meyveleşme oranında da yüzde 28’lik bir azalmaya yol açtığı, ayrıca çiçek kokularını kilometrelerce öteden tanıyabilen güvelerin koku tanıma mesafesinin 400 metreye kadar gerilediği görüldü.

Nitratın, çiçeklerin koku bileşenleri üzerinde ozondan daha ciddi etkileri olduğunu saptayan bilim insanları, nitrat ve ozonun küresel dağılım modellerini de inceledi. Buna göre, yoğun nitrat konsantrasyonu barındıran Kuzey Amerika, Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Güney Afrika gibi bölgelerin bu tarz olumsuzluklardan daha çok etkilenebilecekleri işaret edildi.

Bu konsantrasyonları sanayi devrimi öncesiyle de kıyaslayan araştırmacılar, dünyanın en kalabalık bölgelerindeki tozlaştırıcı hayvanların koku tanıma yetilerinde en az yüzde 75 oranında bir azalma olabileceği saptamasında bulundu.

– “Gıda güvenliğini etkileyebilir”

Araştırmanın yazarlarından Washington Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Jeff Riffell, söz konusu çalışmayla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Kirleticiler sonucu ortaya çıkan bu durumun hem uzun hem de kısa vadede sonuçları olabileceğinden bahseden Riffell şunları söyledi:

“Tozlaştırıcı hayvanlar kendilerine yiyecek sağlamak için çiçeklere, onların polen ve özlerine ihtiyaç duyarlar. Buna karşılık bitkilerin de üremeleri için tozlaştırıcı hayvanların ziyaretlerine ihtiyacı var. Bu çalışma kısa vadede bu hayvanların çiçekleri bulma yetilerinin azalacağını gösterdi. Tozlaştırma yapan hayvanlar zaten halihazırda habitat kaybı gibi çeşitli zorluklarla mücadele ederken bir de insan kaynaklı kirleticiler sonucu yiyecek bulma yetilerinin azalması, üzerlerindeki baskıyı daha da artırıyor. Sahip olduğumuz yiyeceklerin üçte ikisinin bu hayvanların tozlaştırma yapmalarına bağlı olduğu düşünüldüğünde gıda tedarikinin ek baskılar altında olduğunu söylememiz mümkün.”

Çalışmalarında koku alma yetileri çok kuvvetli olduğu için güvelere odaklandıklarını kaydeden Riffell, “Güveler genelde gece uçar ve koku alma yetenekleri köpekler gibi çok kuvvetlidir. Bu hayvanlar kilometrelerce öteden çiçeklerin kokularını algılayabilirler. Nitrat'ı seçmemizin sebebi ise gece saatlerinde çiçekler üzerinde en etkili olan kirleticilerden biri olması.” diye konuştu.

Gündüz saatlerinde ise ozon içeren kirleticilerin daha aktif olduğunu belirten Riffell, hava kirliliğinin arılar gibi gündüz saatlerinde tozlaştırma yapan hayvanlar için de bir tehdit olduğunu vurguladı.

Bu kirleticilerin aynı zamanda insan sağlığı üzerine de olumsuz etkileri olduğu uyarısında bulunan Riffell, Avrupa ve ABD'de bu kirleticilerin emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar olduğunu bildirdi.