Dünya Uyku Günü’nde Mesaj: Uyku Sağlığımızı İhmal Etmemeliyiz

Dünya Uyku Günü’nde Mesaj: Uyku Sağlığımızı İhmal Etmemeliyiz

Yayın: 15.03.2024 12:39
Paylaş:
A+ A-

Her yıl, dünya genelinde milyonlarca insan, uyku sağlığına dikkat çekmek ve uyku bozuklukları konusunda farkındalık yaratmak için bir araya geliyor.  Bu özel gün, insanların uyku alışkanlıklarını gözden geçirmelerine, uyku sağlığına daha fazla önem vermelerine ve uyku sorunlarının çözümüne yönelik bilinçlenmelerine yardımcı oluyor.

Uykuda Solunum Bozuklukları Çalışma Grubu adına Prof. Dr. Asiye Kanbay’a göre, dünyada her yıl 15-19 Mart arasında bir günün “Dünya Uyku Günü” olarak kutlanmaya başlanmasının temelinde uykunun sağlık için ne denli gerekli olduğu yer alıyor.

Prof. Dr. Kanbay: “Uyku, beslenmek veya egzersiz yapmak gibi kişinin fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı için temel bir süreçtir. Halen toplumda sağlık için önemi yeterince bilinmemektedir. Sağlıklı bir uykunun önemini vurgulamak ve uyku hastalıkları konusunda farkındalık yaratmak amacıyla, Dünya Uyku Derneği tarafından her yıl Mart ayında farklı bir slogan kullanılarak “Dünya Uyku Günü” aktiviteleri planlanmaktadır.  

Bu konuda Dünya’nın dört bir yanından binlerce uyku sağlığı uzmanı ile birlikte yapılacak olan toplantılar sunumlar uyku sağlığını teşvik etmek için önemli bir fırsattır. Bu yıl slogan Uyku Sağlık İçin Gereklidir” olarak belirlenmiş olup, ülkemizde de insan sağlığı üzerinde uykunun ne kadar önemli olduğu vurgulanması planlanmakta idi. Ancak 6 Şubat 2023 tarihinin sabahında ülkece çok büyük bir sarsıntı geçirerek uyanmamız hepimizin uykularını altüst etti. Güneydoğudaki 11 ilimizde meydana gelen şiddetli deprem hepimizi çok üzdü. Bölgede yaşayan insanların vefatları, kayıpları veya yaralı yurttaşlarımızın acıları kaygılara yol açtı. Depremden etkilenenler tekrarlayan artçılar nedeniyle uyuyamadılar, deprem bölgesinden uzak olan vatandaşlarımızın ise olayın üzüntüsü ile çoğu geceler gözlerine uyku girmedi. Toplumun önemli bir kesiminde ciddi bir kaygı bozukluğu gelişti. ‘’Bir gece aynı şekilde bir sarsıntı da biz yaşar mıyız?’’ sorusu herkesin aklında önemli bir soru işareti olduğu için kişiler ya uyuyamıyor ya da sık sık uykuları bölünüyor.
Esas olarak uykuda solunum bozuklukları neden oldukları komplikasyonlar sebebiyle en çok üzerinde durduğumuz konu iken artık her yaştan bireyi ilgilendiren stres/anksiyete kaynaklı uyku bozuklukları halk sağlığını olumsuz yönde etkilemeye başlamıştır.

Stres/anksiyete kaynaklı uyku bozuklukları ile uykuda solunum bozukluklarıyla arasında ayırt edici farklar nelerdir?

Stres/anksiyete kaynaklı uyku bozukluğu uykuya dalamama, geç saatlere kadar uyuyamama ya da sık sık uyku bölünmesi sonucunda kanda gece boyu adrenalin ve kortizol gibi stres hormonlarının salınmasına, uyanıklığın artışına ve yetersiz uykuya neden olur. Uykuda solunum bozuklukları uyku esnasında solunum durması sonucunda kan oksijen düzeyinde düşme ve beraberinde stres hormonlarının kanda yükselmesine neden olur. Esasında her iki durumda başta kalp damar sistemi olmak üzere hipertansiyon, ritim bozuklukları, kalp krizleri ve diyabete neden olur. Birisi uyuyamadan ya da normal uykunun sık bölünmesinden uyku apnesi ise uykuda anormal solunum bozukluğu/solunum durmaları nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Diğer taraftan afet nedeniyle oluşan kaygı bozukluğu, barınma sorunları uyuyamama, uykuya dalamama, uzamış uyku fazına ve bölünmüş uykuya neden olarak gece dinlenmek ve dinlendirici hormonların salınmasına engel olarak gece boyu adrenalin ve kortizol gibi stres hormonlarının salınmasına neden olarak kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlamaktadır.

Uykuda solunum rahatsızlıklarının belirtilerini gösteren kişiler hangi hekimlere başvurabilir, nasıl destek alabilirler?

Uyku hastalıkları 7 ana grupta sınıflandırılmış olup uykuda solunum bozuklukları ile ilgili durumlarda öncelikle Göğüs Hastalıkları başta olmak üzere, kulak burun boğaz ve nöroloji gibi uyku alanında deneyimi olan hekimlere başvurulmalıdır. Ancak kaygı/stres kaynaklı uyku bozukluklarında ise öncelikli olarak hastalar bu konuda deneyimli psikiyatri hekimlerince mutlaka değerlendirilmelidir.

Normal şartlarda uyku süresi yaşla ve kişiden kişiye değişmektedir. Yetişkinler için normal uyku süresi ortalama 6-8 saat olup bölünmeden tercihan gün ışığının olmadığı sürede sirkadyen ritme uygun zaman diliminde geçirilmeli, bu koşullarda ise insan sağlığı açısından vazgeçilmez bir süreç olan uyku için uygun şartlar bir an önce sağlanabilmelidir. Ülkece yaralarımızı hızla saracağımız yaşam koşullarının yine eskisi gibi normal şartlarda yaşanacağı nice sağlıklı günlere kavuşmak dileğiyle

Dünya Uyku Derneği (UYKUDER) Türkiye’de 2006 yılında kuruldu

Derneğin basın açıklamasına göre; “Uyku, insan sağlığı için kritik bir öneme sahiptir. Hem fiziksel hem de zihinsel yenilenme için insan vücudu uykuya ihtiyaç duyar. Yeterli miktarda ve kalitede alınan uyku, beyin fonksiyonlarını düzenlerken, mental sağlığı dengede tutarak genel sağlık durumunu iyileştirir.  Ancak, modern yaşamın getirdiği yoğun tempo, teknolojik cihazların yoğun kullanımı, düzensiz mesai saatleri ve birçok farklı etken nedeniyle çoğu insan yeterli ve kaliteli uyku alamamaktadır. Bu faktörler, kişilerin uyku kalitesini ve uyku sağlığını etkilemektedir.

Uyku bozuklukları, yetersiz uyku süresi, uykuya dalamama, uyku apnesi, strese bağlı sorunlar ve gece boyunca sürekli uyanıklık gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Yaşanan bu sorunlar, bireyin günlük yaşamını olumsuz etkileyerek yaşam kalitesinde azalmaya sebep olur.

17 Ağustos 2006 tarihinde, uyku bozukluklarında en etkin korunmayı ve tedaviyi sağlamak amacıyla Dünya Uyku Derneği (UYKUDER) kurulmuştur. Derneğin gerçekleştirdiği etkinlikler arasında seminerler, bilgilendirme kampanyaları, uyku testleri ve uyku bozuklukları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek için medya ve sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlar bulunmaktadır.

Dünya Uyku Günü, insanları uyku alışkanlıklarını değerlendirmeye ve gerekli önlemleri almaya teşvik etmeyi amaçlıyor. Uyku uzmanları, bu günü uyku hijyeninin önemini vurgulamak, uyku bozukluklarının belirtileri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi vermek için kullanıyorlar. Bu sayede, toplumun genel sağlık ve refahını artırmayı hedefliyorlar.” ifadeleri yer aldı.

(Kaynak: Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), UYKUDER, Ayça Nur Şirin)

 

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Samsung Avrupa’daki ilk ekstra geniş alttan donduruculu buzdolabı modelini tanıttı

Anadolu Ajansı
Yayın: 18.04.2024 08:48
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Samsung, Avrupa'daki ilk A enerji sınıfı ekstra geniş alttan donduruculu buzdolabı modelini tanıttı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, yeni RB6000D alttan donduruculu buzdolabı, AI Inverter kompresörü, AI enerji modu ve geliştirilmiş kapasitesiyle enerji verimliliği deneyimi sağlıyor.

Ürün, Wi-Fi özellikleri ve SmartThings AI Energy sayesinde, markanın benzer modellerine göre daha fazla enerji tasarrufu sağlıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve Dijital Ev Aletleri Müşteri Deneyimi Ekibi Başkanı Moohyung Lee, enerji verimliliğinin günümüz tüketicileri için her zamankinden daha önemli olduğunu belirterek, “Kapsamlı ve titiz Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde, dünyanın her yerinden tüketicilerin beğendiği Samsung kalitesi ve özelliklerine ek olarak, benzer Samsung buzdolabı modellerine göre daha yüksek enerji tasarrufu olanağını sunmayı da başardık. Kullanıcıların günlük yaşamlarında Samsung'un yeni buzdolabının bu olumlu özelliklerinden faydalanacağına eminiz.” ifadelerini kullandı.

Buzdolabı, markanın ekstra geniş alttan donduruculu buzdolabı modelleri arasında AB enerji standartlarına göre A enerji derecesi alan ilk model olma özelliğine sahip.

Şirket, bu modelde geleneksel modele kıyasla enerji tüketimini yüzde 55.9 oranında azaltmak amacıyla yeni çözümler geliştirdi.

– “Daha az enerji kullanılması sağlanıyor”

Yeni yüksek verimli AI Inverter Kompresör, dönen parçaların yarıçapının artırılması için yeniden tasarlandı. Bu sayede kompresörün ataletinin geleneksel kompresörden 4.1 kat daha yüksek olması ve kompresörün gücü daha uzun süre tutabilmesi sağlandı. Böylece buzdolabında ani sıcaklık değişimleri önlenirken, daha az enerji kullanılması sağlanıyor.

Kompresör ayrıca yeni kontrol teknolojisi sayesinde geleneksel modele göre 5 kata kadar daha sessiz çalışarak gürültü seviyesinin azaltılmasına katkıda bulunuyor. Yeni AI Inverter Kompresör, Digital Inverter Kompresör'ün geliştirilmiş mekanik yapısı sayesinde mevcut Samsung Inverter kompresörlerinden daha verimli çalışarak sabit sıcaklığı korurken daha az enerji kullanıyor.

Bunların yanında ürün, SmartThings AI Energy'nin enerji kullanımını yüzde 15'e kadar azaltabilen enerji tasarrufu modunu destekliyor. SmartThings AI Enerji Modu kullanıcıların günlük, haftalık ve aylık güç tüketimini kolayca denetleyebilmeleri sağlamanın yanında aynı zamanda aylık elektrik faturalarını da tahmin edebiliyor.

Kullanım belirlenen tahmini aşarsa, AI Enerji Modu proaktif olarak devreye girerek enerji tasarrufu da sağlayabiliyor. Ayrıca, kullanıma ve ortama bağlı olarak kompresör hızını ve buz çözme döngüsü sıklığını optimize ediyor. Böylece gıdaların daha uzun süreler daha taze kalmasını sağlıyor.

Şirket, geniş bir buzdolabının sunduğu kapasite avantajlarını daha da artırmak için buzdolaplarında geleneksel olarak kullandığı SpaceMax teknolojisini bu yeni modele uyguladı. Buzdolabının iç ısısı tutarlı bir biçimde korunurken, depolama hacmi ince duvarlar ve verimli yalıtım sayesinde artırıldı.

Performans ve depolama kapasitesinin yanında buzdolabı, modern evlere yakışan bir tasarıma sahip. Tamamen düz kapısı ve gömülü kulp yapısı sayesinde uyum vadediyor. Gentle Lighting özelliğiyse hem iç parlaklığını kontrol altında tutuyor hem de dış yüzeyde parlamaları önlüyor.