En İyi Restore Edilen ve Korunan Eve Plaket

En İyi Restore Edilen ve Korunan Eve Plaket

Yayın: 12.10.2015 10:32
Paylaş:
A+ A-

16. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivalinde “En iyi restore edilen ve korunan ev” plaketi çakıldı.

Safranbolu Belediyesi tarafından bu yıl 16.’sı düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamında, “En iyi restore edilen ve korunan ev” seçilen Safran Konağı’na plaketi çakıldı. Plaket çakma törenine; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Karabük Valisi Orhan Alimoğlu, eski Kalkınma Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy, Safranbolu Kaymakamı Murat Bulacak, Konak sahibi Recep ve Ebru Yücel çifti ile vatandaşlar katıldı. Konağa plaketi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Karabük Valisi Orhan Alimoğlu ve Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy çaktı. Plaket çakımı öncesi konuşan Belediye Başkanı Necdet Aksoy, Safranbolu’daki restorasyon faaliyetlerini orijinli sağlayarak devam ettirmek. Restorasyonlar, yerel ve orijinal malzemeyi teşvik etmek. Restore ederken bir binayı yok etmek yerine orijinal hali ile geleceğe taşımak hedef. Bu kriterler doğrultusunda her yıl Safranbolu’da 10-15 bina restore ediliyor. Bu binaları İmar Müdürlüğümüz ile Koruma kurulundan oluşan heyet inceleyip karar veriyor ve bu yıl en iyi restore edilen konak olarak Safran Konak ödüle layık görüldü. Bu konağı restore ettirerek geleceğe taşıyan Yücel ailesi teşekkür ediyorum” dedi.

Tören’de konağa yansıtılarak yapılan ışık gösterisi, ise konukları adeta büyüledi.

Festivalin ilk günü, Misak-ı Milli Meydanı’nda hazırlanan özel sahnede gösterilen “Aynalı Tüfek” isimli gala filminin izlenmesiyle son buldu.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Güven Hastanesi’nden “Avrupa’nın obezite oranı en yüksek ülkesi Türkiye” değerlendirmesi

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.05.2024 00:48
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, 18 Mayıs Avrupa Obezite Günü kapsamında, Dünya Sağlık Örgütü'nün obeziteye ilişkin son verilerini değerlendirerek uyarılarda bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Demirci, obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıkların her yıl katlanarak arttığını belirtti.

Demirci, özellikle çocuklarda obezite sıklığının erişkinlere göre daha hızlı arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Henüz toplum olarak sağlıklı yaşam için beslenmenin ve egzersizin önemini tam kavrayamadık. Genel olarak, yüksek kalorili besleniyoruz. Yemek yemek bizim için hobi ve eğlence niteliğinde. Arkadaşlarımızla, dostlarımızla buluştuğumuzda planlarımızı yemek üzerine kuruyoruz. Vakit geçirirken, yemek yemeyi seviyoruz. Seçeneklerimiz arasında birlikte yürüyüş yapmak çok fazla tercih edilmiyor. Hala, toplumumuzun bazı kesimlerinde kilolu insanların daha sağlıklı olduğu düşünülmekte. Kültürün, geleneklerin ve adetlerin etkisiyle toplumumuz yemekle arasına mesafe koyamıyor.

– Endokrin bozucu kimyasallar obeziteye yol açıyor

Son zamanlarda tüm dünyada miktarı artan endokrin bozucu kimyasalların da obeziteyi tetiklediğini vurgulayan Demirci, işlenmiş ve hazır gıdalar konusunda uyarılarda bulundu.

Demirci, endokrin bozucu maddeler arasında, solunan hava, içilen su ve yenilen gıdalarla vücuda giren ve biriken, endokrin sistemini olumsuz etkileyen ve bu etkilerini nesilden nesile aktarabilen kimyasal maddeler olduğuna işaret ederek, “Endokrin bozucu kimyasallardan tamamen uzak kalmak mümkün olmasa da sağlıklı ürünler tüketerek ve hayatımızda plastik kullanımını minimuma indirerek en azında bu zararlı kimyasallara maruziyetimizi elimizden geldiğince azaltmamız gerekiyor.” tavsiyesinde bulundu.

Obezite sıklığının tüm dünyada hızla artığına ve son 20 yıldır obezite artışını durdurabilen bir ülke olmadığına vurgu yapan Demirci, eğer obezite sıklığındaki artış önlemez ise 2035'te dünya nüfusunun yarısından fazlasının kilo fazlalığı ve yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.

– “Obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek”

Demirci, sağlık verilerine bakıldığında durumun iç açıcı olmadığının altını çizerek, “Yıldan yıla daha kötüye doğru gidiyor. Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre tüm dünyada obezite sıklığı yüzde 14 civarında. Bu yüzdeye, kilo fazlalığı olanları da eklediğimizde yüzde 38'e ulaşıyor. Artış hızı durdurulamaz ise 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlası kilo fazlalığıyla mücadele etmek zorunda olacak. Ayrıca dikkat çekmek istediğimi önemli bir nokta, obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek. Çocukluk çağı obezitesi de günümüzde bir tehlikeli boyuta ulaşmış durumda.”

Türkiye açısından durumun biraz daha ciddi boyutta olduğuna vurgu yapan Demirci, “Türkiye İstatistik Kurumu 2022 verilerine göre ülkemizde kilo fazlalığı yüzde 35.6, obezite sıklığımız ise yüzde 20.2. Verilere göre Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesiyiz.” bilgisini paylaştı.

Obeziteye karşı başarılı mücadele etmek için farkındalığın artması gerektiğini belirten Demirci, obeziteyle mücadelenin “ülke politikası” olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığını ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti.