”Hakimiyet Milletindir”

”Hakimiyet Milletindir”

Yayın: 23.04.2015 08:34
Paylaş:
A+ A-

TBMM ,23 Nisan 1920 tarihinde açıldı.

Açılışının üzerinden tam 95 yıl geçti.

Hiçte küçümsenecek bir zaman dilimi değil elbette…

TBMM’nin açılmasıyla,ulusal egemenlik gerçekleşmiş ve yeni bir devlet kurulmuştur.

Kendi tarihi anlamı içersinde TBMM,kuruluşundaki bu yüceliği,kurulduğu yıllarda halka doğrudan anlatamamış,sadece aldığı kararlarda,ulusal egemenlik anlayışına göre hareket edileceğini aldığı kararlarda ortaya koymuştur.

1920’li yılların işgal yılları olduğu hatırlanacak olursa,ulusal bağımsızlık düşüncesinin önemi dolayısıyla TBMM,vatanı düşman istilasından kurtarmayı ilk hedef olarak belirlemiş, saltanat yanlılarının da bulunduğu ortamda birlik ve beraberlik sağlamayı her konunun üstündü tutmuştur.

Egemenlik,Osmanlı Devleti zamanında tek kişi tarafından kullanılıyordu.

TBMM’nin 23 Nisan 1920’de açılmasıyla birlikte ,halk tarafından kullanılmaya başlamıştır.

1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla,ulusal egemenliğin önündeki en büyük engel ortadan kalkmıştır.

Laiklik alanında gerçekleştirilen devrimlerle ulusal egemenlik kendi gerçek niteliğine kavuşmuş,bu kavram Osmanlı Kanun-i Esasi’sinden farklı olarak hem 1921 hem de1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda yer alarak Türk Anayasa geleneğine kaynak oluşturmuştur..

Ulusal egemenlik,halkın kendi iradesiyle seçtiği kişilerle ülke yönetimine damgasını vurması,halkın istek ve görüşlerinin Meclis’e yansımasıdır.

O nedenle,TBMM,bu ülkede devletin en yüce kurumudur.

TBMM’nin açılmasıyla,devlet,halkın devleti olmuştur.

Mustafa Kemal,Milli Mücadele yıllarında Meclisten alınmamış hiçbir yetkiyi kullanmamıştır.

Bu durum,milletine ve halkına verdiği önemi göstermektedir.

Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde yenilgi alındığında bazı milletvekilleri,Mustafa

Kemal Paşa’yı acımasızca eleştirmiş,Meclisin açılmasıyla zaman kaybına uğranıldığını,yapılması gerekenin,oluşturulacak bir orduyla düşmanın üzerine saldırmak olduğu belirtilmiştir.

Bunu gündeme getiren milletvekillerin,halkı temsil ettikleri düşünülecek olursa ,Meclise olan güvenlerini yitirmeleri enteresan/düşünülmesi gereken bir durumdur.

Sadece bu bilgi dahi,en zor koşullarda Mustafa  Kemal Paşa’nın halkına olan verdiği değeri göstermesi açısından önemlidir.

O Mustafa Kemal ki,yine olumsuzluklara karşın,halkına olan güvenini hiçbir zaman kaybetmemiş, Meclis’ten aldığı yetkiyle Başkomutan olmuş,halkın desteğini almak için aldığı Tekalif-i Milliye Emirleri ile ordu-halk bütünleşmesini sağlayarak Sakarya Meydan Muharebesinde elde edilecek zaferin koşullarını sağlamayı bilmiştir.

Milli Mücadele böylece halkın,ordusuna desteğiyle kazanılmıştır…

Mustafa Kemal Paşa,Milli Mücadele’yi resmen başlattığı Amasya Genelgesi’nde,”ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır” görüşüne yer vererek,istilaya maruz kalmış Anadolu halkını,ihtilale davet ederken,milletine olan güvenini göstermiş ve son sözün millet tarafından söyleneceğini belirtmiştir.

Milli Mücadele yıllarında,Amerikan mandası düşüncesini taşıyıp,Wilson İlkeleri Cemiyeti’ne üye olan kişiler,Türk halkının gücüne güven duymayan ya da bunun anlamını tam olarak kavramamış olanlardır.

Mustafa Kemal Paşa,Sivas Kongresi’nde,Amerikan mandası düşüncesinin reddedilmesini sağlamak suretiyle,ulusal bağımsızlık  ve egemenliğe giden süreci başlatmıştır.

Tarih bizlere,ulusal egemenliğe giden sürecin ulusal bağımsızlıktan geçtiğini gösteriyor.

O nedenle “ulusal bağımsızlıktan ödün veren bir ülkenin””ulusal egemenliğin öneminden bahsetmeye” hakkı olmamalıdır.

Evet,hakimiyet milletindir…

O da halkın kendi kendini yönetmesidir.

Halkın sürü/tebaa anlayışından kurtulmasıdır.

“Ben çobanım, halk ise sürüdür”  diyen zihniyeti tarihe gömmesidir.

Gerçekten Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülke için sadece bağımsızlığın değil aynı zamanda ulus egemenliğinin de simgesidir.

Bugün için demokrasi havarisi kesilenlerin bu durumu kavrayamamış olması ne büyük bir hicaptır.

 

 

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Karabük’te trafik kazalarında 5 kişi yaralandı

Anadolu Ajansı
Yayın: 21.06.2024 04:52
Paylaş:
A+ A-

KARABÜK (AA) – Karabük'te meydana gelen üç ayrı trafik kazasında 5 kişi yaralandı.

Safranbolu Sadri Artunç Caddesi'nde seyreden M.A. idaresindeki 35 BUC 508 plakalı otomobil, M.Ç. yönetimindeki 78 ABV 310 plakalı motosikletle çarpıştı.

Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü, Safranbolu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Merkez 100. Yıl Mahallesi'ndeki kazada ise M.C. idaresindeki 78 BV 952 plakalı motosiklet ile sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 78 DD 060 plakalı kamyonet çarpıştı.

Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü ile arkasındaki İ.Y, ambulansla Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

Polis ekipleri, kaza yerinden uzaklaşan diğer sürücünün yakalanması için çalışma başlattı.

Fevzi Çakmak Mahallesi Yıldız Caddesi'nde de H.K. yönetimindeki 06 RPS 88 plakalı motosiklet, kontrolden çıkarak devrildi.

Kazada yaralanan sürücü ile arkasındaki S.G, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Sürücünün 1,31 promil alkollü ve ehliyetinin olmadığı tespit edildi.