Bölgenin Sesi Gazetesi
 

Karabük’Te Eşraf Kültürü Üzerine (2)

Yayın: 02.06.2015 08:33
Paylaş:
A+ A-

Dünkü yazımda Karabük MHP milletvekili adayı Sayın Durmuş Yalçın’ın Karabük Meydan gazetesine verdiği bir demeçten yola çıkarak Karabük’te eşraf kültürü ve eşraf var mı meselesini tartışacağımızı ifade etmiştik.
Şimdi bu meseleyi yeniden ele alalım.
Karabük’te eşraf var mı?
Ya da eşrafı temsil edecek bir meslek grubu?
Öncelikle şunu belirtelim.
Eşraf kimdir?
Eşraf bir şehrin önde gelenleridir.
Sözü geçen ve itibar edilenidir.
Merkez ile taşra arasında dialog kurabilen ve bu noktada iş bitiren,yaşadığı mekana olduğundan fazla yararı dokunan kişisidir.
Osmanlı Devletinde bu kişiler için vucuh-u memleket ,ayan,hristiyanlar arasında ise kocabaşı,efendibaşı(Rumca protokir),çorbacıbaşı gibi deyişler kullanılmıştır.
Merkeziyetçi olan Osmanlı Devletinde bu kavramların ortaya çıkması 18.yüzyıla rastlar.
Bunun önemli nedeni;katı merkeziyetçi anlayışının taşrada yeni sınıfların doğuşuna olanak tanımamasıdır.
18.yüzyıldan itibaren Osmanlıda merkeziyetçilik zayıflamaya başlayınca taşrada Ayan sınıfı ortaya çıkar.
Taşrayı merkez karşısında mütesellim olarak temsil eder.
Yörenin ileri geleni olur.
Buradan çıkarılacak sonuç şudur?
Özel mülkiyet anlayışının gelişmesi ile güçlenen bir sınıftır eşraf…
Bunlar toprak ağası,tüccar.sanayici olabilir.
Katı merkeziyetçilik bu sınıfların doğuşunu engeller.
Bu yaklaşım doğrultusunda Karabük’ün tarihine sınıfsal açıdan bir bakalım.
Ne ile karşılaşıyoruz.?
Karabük’ün kuruluşu Cumhuriyet döneminin devletçi politikasının ürünüdür.
En önemli kurumlar Devlet Demir Yolları,Orman İşletmesi ve Demir Çelik İşletmeleridir.
Karabük’te var olan topraklar bu kurumlara tahsis edilmiştir.
Özel mülkiyete dayalı yapılanma 1950’li yıllarda ilk haddehanenin kuruluşu ile başlamıştır.
Çok ortaklı olan ve İstasyon civarında açılan ilk haddehane İsmail Güven’e aittir.
Haddehanenin açılışını 27 Aralık 1950’de dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar gerçekleştirmiştir.
Şimdi buradan nereye varmak istediğimizi söylemeye çalışalım.
Başlangıçta Karabük’te tarihsel koşullar eşraf denilen sınıfların ortaya çıkmasına izin vermemiştir.
İleriki süreçte Ağır Sanayi kenti olan Karabük’te eşraf olabilecek sınıfların ortaya çıkmasına uygun zemin oluşmuş ancak sürecin arkası gelmemiştir.
Ancak haddehane sahiplerinin çoğu ,bol kazanç elde etmeyi düşününce Karabük’ü terk etmiş…
Kazandıklarını ve kültürlerini işletmelerini kurdukları kentlere taşımışlardır.
Karabük’te kalanlar ise Demir Çelik Fabrikasının özelleşmesi sonrasında aralarındaki rekabet nedeniyle birliktelik oluşturamamışlardır.
Kentte eşraf olarak nitelendirebilecek sınıf olan diğer Haddehane sahipleri gelişen süreç içinde Kardemir AŞ yönetiminde yer alanlar ve dışarıdakiler şeklinde ikiye ayrılmıştır.
Bir türlü birliktelik sağlanamamıştır.
Şimdi bu anlatılanlardan hareketle Karabük’te “ Eşraf “ meselesine nasıl yaklaşımda bulunabiliriz.?
Oluşmamış eşraf kültürü hakkında ne söyleyebiliriz?

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Beşiktaş, Süper Lig’de beklentilerin uzağında kaldı

Yayın: 28.09.2023 11:55
Paylaş:
A+ A-

Beşiktaş Futbol Takımı, Trendyol Süper Lig’de bu sezon sergilediği performansla hayal kırıklığı yaşatıyor.

İstanbul

Şenol Güneş yönetiminde 2023-2024 sezonuna şampiyonluk parolasıyla başlayan siyah-beyazlı ekip, Süper Lig’deki ilk 6 maçında oynadığı futbol ve aldığı sonuçlarla beklentilerin oldukça uzağında kaldı.

UEFA Avrupa Konferans Ligi elemelerinde 6’da 6 yaparak başarılı bir grafik çizen ve adını gruplara yazdıran Beşiktaş, bu performansını lige taşımayı başaramadı.

Trendyol Süper Lig’in geride kalan 6 haftasında 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet yaşayan siyah-beyazlılar, hanesine 10 puan yazdırabildi. Bu maçlarda 8 kez fileleri havalandıran Beşiktaş, kalesinde ise 9 gole engel olamadı.

2019-2020’den sonra en kötü performanslardan biri

Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’de ilk 6 maç itibarıyla 4 sezon sonra en kötü performanslardan birini ortaya koydu.

Süper Lig’de bu sezon çıktığı müsabakaların 3’ünü kazanan, 1’inde berabere kalan ve 2’sinden mağlup ayrılan siyah-beyazlı takım, 10 puan topladı. Beşiktaş, 2019-2020’de ise Abdullah Avcı yönetiminde oynadığı ilk 6 mücadelede 1 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 yenilgi sonucunda hanesine sadece 5 puan yazdırabilmişti.

Siyah-beyazlılar, şampiyonluk ipini göğüslediği 2020-2021’de 10, 2021-2022’de 14, 2022-2023’te ise 13 puan elde etmişti.

Şenol Güneş döneminin en kötü başlangıcı

Siyah-beyazlı ekip, Şenol Güneş yönetiminde Süper Lig’deki ilk 6 maçında en az puan topladığı dönemi yaşadı.

Beşiktaş, ilk 6 müsabaka dikkate alındığında deneyimli teknik adam yönetiminde 2015-2016’da 13, 2016-2017’de 14, 2017-2018’de 13 ve 2018-2019’da ise 11 puan elde etmişti.

Yeni transferlerden verim alınamadı

Beşiktaş, yeni sezon öncesinde kadrosuna kattığı oyunculardan ilk 6 karşılaşmada beklenen katkıyı alamadı.

Bu futbolculardan Milot Rashica, görev yaptığı 5 maçta toplam 222 dakika süre aldı. Dörder müsabakaya çıkan oyunculardan Alex-Oxlade Chamberlain 211 dakika, Ante Rebic 107 dakika, Bakhtiyor Zaynutdinov ise 53 dakika forma giydi.

Daniel Amartey 2 maçta 92 dakika sahada kalırken, Jean Onana ise ligin ilk 2 haftasında sadece 2 dakika süre alabildi. Kadroya en son dahil edilen Eric Bailly ise bir karşılaşmada görev yaptı.

Siyah-beyazlı ekipte yeni transferlerinden Rashica 2, Chamberlain ise bir gol kaydetti.

Kadro istikrarı sağlanamadı

Beşiktaş’ta teknik direktör Şenol Güneş, Süper Lig’de oynadıkları 6 maçta da farklı ilk 11 tercihinde bulundu.

Siyah-beyazlıların ligde son oynadığı müsabakaların ilk 11’leri dikkate alındığında 2’nci haftada tek değişikliğe giden Güneş, 4’üncü ve 5’inci haftalarda 3’er, 6’ncı haftada ise 5 değişiklik yaptı.

Deneyimli teknik adam, son olarak Adana Demirspor’a 4-2 mağlup oldukları 3. hafta erteleme mücadelesinde ise 2 farklı oyuncuyu ilk 11’de tercih etti.

Bu karşılaşmalarda 4 farklı savunma dörtlüsüyle takımını sahaya süren Şenol Güneş, orta sahada 3 kez, hücumda da 4 defa farklı 3’lülerle sahaya çıktı.(AA)