Mahallenin Sorunları İçin Platform Kurdular

Mahallenin Sorunları İçin Platform Kurdular

Yayın: 07.05.2015 10:01
Paylaş:
A+ A-

Karabük’ün nüfusu en yoğun semti 5000 Evler’de yaşayanlar, seçim öncesi milletvekili adaylarına sorunlarını daha güçlü bir şekilde anlatmak ve çözüm bulmak için bir araya gelerek platform oluşturdu.

5000 Evler sakinleri, mahallelerinin sorunlarına çözüm bulabilmek için sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinde, ‘Haydi 5000 Evler, mahallene sahip çık’ platformu oluşturdu. Kısa sürede yaklaşık 3 bin 600 üyeye oluşan platformun genç kurucuları, ‘Yaşanabilir bir mahalle için, çocuklarımızın geleceği için, mahallemizde bir hastane olması için, emeklilerimizin maaş çekme, elektrik, su, doğalgaz ödemelerini rahatça yapabilmesi için hep birlikte destek olalım. Mahallenin sakini değil sahibi ol’ yazılı afiş ve broşürleri iş yerlerinin camlarına, apartmanların kapısına astı. Sokak sokak gezen gençler ellerindeki broşürleri vatandaşlara da dağıtarak destek istedi.

Platform kurucularından Ferhat Biçer, 40 bin nüfuslu büyük bir mahalle olduklarını, dolayısıyla sorunlarının da büyük olduğunu söyledi. Bu sorunların çözümü için hiçbir siyasi amaç gözetmeden bir platform altında buluştuklarını belirten Biçer, şöyle konuştu: “Platformun kuruluş amacı, buranın sadece seçimden seçime hatırlanmaması. Bir ay önce kurduğumuz platform giderek büyüyor. Dertlerimiz, sıkıntılarımız ortak. En büyük problemlerimiz, hastanemizin olmaması. Bunun için seçim öncesi çalışma gerçekleştirdik. Partilere dilekçelerimizi verdik, görüşmelerimiz olacak. 17 – 19 ve 24 Mayıs’ta toplantılar yapacağız. Hiçbir siyasi amaç gütmeden milletvekili adaylarını dinleyeceğiz. Artık vaat değil söz almak istiyoruz. İstediğimizi alamazsak bunun cevabını sandıkta göstereceğiz. 20 bin seçmeni gözardı edemezler. Hastaneden ziyade, mahallemizde yüksekokulu ve kent ormanı olmaması, yolların hali delik deşik. Bize sadece bir tek mahalle muhtarı destek veriyor”

75 Yıl Mahalle Muhtarı Recep Çakıcı ise, 1974 yılından beri 5000 Evler’de ikamet ettiğini söyleyerek, gençlerin kendi aralarında oluşturdukları platformu sonuna kadar desteklediğini ve arkalarında olduğunu ifade etti.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Güven Hastanesi’nden “Avrupa’nın obezite oranı en yüksek ülkesi Türkiye” değerlendirmesi

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.05.2024 00:48
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, 18 Mayıs Avrupa Obezite Günü kapsamında, Dünya Sağlık Örgütü'nün obeziteye ilişkin son verilerini değerlendirerek uyarılarda bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Demirci, obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıkların her yıl katlanarak arttığını belirtti.

Demirci, özellikle çocuklarda obezite sıklığının erişkinlere göre daha hızlı arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Henüz toplum olarak sağlıklı yaşam için beslenmenin ve egzersizin önemini tam kavrayamadık. Genel olarak, yüksek kalorili besleniyoruz. Yemek yemek bizim için hobi ve eğlence niteliğinde. Arkadaşlarımızla, dostlarımızla buluştuğumuzda planlarımızı yemek üzerine kuruyoruz. Vakit geçirirken, yemek yemeyi seviyoruz. Seçeneklerimiz arasında birlikte yürüyüş yapmak çok fazla tercih edilmiyor. Hala, toplumumuzun bazı kesimlerinde kilolu insanların daha sağlıklı olduğu düşünülmekte. Kültürün, geleneklerin ve adetlerin etkisiyle toplumumuz yemekle arasına mesafe koyamıyor.

– Endokrin bozucu kimyasallar obeziteye yol açıyor

Son zamanlarda tüm dünyada miktarı artan endokrin bozucu kimyasalların da obeziteyi tetiklediğini vurgulayan Demirci, işlenmiş ve hazır gıdalar konusunda uyarılarda bulundu.

Demirci, endokrin bozucu maddeler arasında, solunan hava, içilen su ve yenilen gıdalarla vücuda giren ve biriken, endokrin sistemini olumsuz etkileyen ve bu etkilerini nesilden nesile aktarabilen kimyasal maddeler olduğuna işaret ederek, “Endokrin bozucu kimyasallardan tamamen uzak kalmak mümkün olmasa da sağlıklı ürünler tüketerek ve hayatımızda plastik kullanımını minimuma indirerek en azında bu zararlı kimyasallara maruziyetimizi elimizden geldiğince azaltmamız gerekiyor.” tavsiyesinde bulundu.

Obezite sıklığının tüm dünyada hızla artığına ve son 20 yıldır obezite artışını durdurabilen bir ülke olmadığına vurgu yapan Demirci, eğer obezite sıklığındaki artış önlemez ise 2035'te dünya nüfusunun yarısından fazlasının kilo fazlalığı ve yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.

– “Obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek”

Demirci, sağlık verilerine bakıldığında durumun iç açıcı olmadığının altını çizerek, “Yıldan yıla daha kötüye doğru gidiyor. Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre tüm dünyada obezite sıklığı yüzde 14 civarında. Bu yüzdeye, kilo fazlalığı olanları da eklediğimizde yüzde 38'e ulaşıyor. Artış hızı durdurulamaz ise 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlası kilo fazlalığıyla mücadele etmek zorunda olacak. Ayrıca dikkat çekmek istediğimi önemli bir nokta, obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek. Çocukluk çağı obezitesi de günümüzde bir tehlikeli boyuta ulaşmış durumda.”

Türkiye açısından durumun biraz daha ciddi boyutta olduğuna vurgu yapan Demirci, “Türkiye İstatistik Kurumu 2022 verilerine göre ülkemizde kilo fazlalığı yüzde 35.6, obezite sıklığımız ise yüzde 20.2. Verilere göre Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesiyiz.” bilgisini paylaştı.

Obeziteye karşı başarılı mücadele etmek için farkındalığın artması gerektiğini belirten Demirci, obeziteyle mücadelenin “ülke politikası” olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığını ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti.