MEB AKUB öğretmenleri, afetlerde 7/24 göreve hazır olmak için eğitimde

Yayın: 04.02.2024 13:04
Paylaş:
A+ A-

6 Şubat tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerde pek çok görev üstlenen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Arama Kurtarma Birimi (AKUB) üyesi öğretmenler, afetlere karşı 7 gün 24 saat esasıyla görev yapacak eğitimlerle donatılıyor.

Öğretmenler, AFAD ile koordineli şekilde yürütülen arama-kurtarma eğitimlerinin yanı sıra “amatör telsiz kullanımı”, “dron”, “KBRN”, “afetlerde arama, kurtarma ve tahliye eğitici eğitimi kursları”, “temel afet bilinci eğitimi”, “yangın eğitimi”, “afet farkındalık eğitimleri ve acil durum ekipleri eğitimi” alanlarında eğiticilerin yetiştirilmesi gibi çok kapsamlı eğitimlerden geçiriliyor.

“Yangın eğitimi ” alan Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki MEB AKUB ekip üyesi personel ve öğretmenler, afet ve acil durumlardaki gönüllülük faaliyetlerine ilişkin şunları kaydetti.

Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü AKUB Ekip Lideri Nuriye Çakar, 2021’in “Afet Eğitim Yılı” ilan edilmesi üzerine AFAD ile koordineli çalışmalar yapmak üzere Milli Eğitim Bakanlığınca 81 ilde öğretmenlerden ve personellerden oluşan AKUB ekiplerinin kurulduğunu hatırlattı.

6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli deprem haberini alır almaz çalışmalara başladıklarını ve kriz masası oluşturduklarını anlatan Çakar, AFAD’ın koordinasyonunda ekipleri bölgeye arama-kurtarma faaliyetleri için yönlendirdiklerini dile getirdi.

Kriz masasında da bölgeye gönderilecek malzemelerle ilgili hazırlıkların yürütüldüğünü anlatan Çakar, “Mesai kavramı olmadan, herkes gönüllü olarak evlerine gitmeden depremin yaralarının sarılması için seferber oldu.” dedi.

Çakar, depremlerde gönüllü çalışan AKUB üyelerinin tamamının mesleğinin öğretmen olmasına değinirken, şunları söyledi:

“Öğretmenlerimizin her biri, öğrenci ve yetişkin psikolojisini anlayacak donanıma sahip. Dolayısıyla arama-kurtarma ile vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasında AKUB öğretmenlerinin rolü çok önemliydi. Zaten öğretmenler olarak öğrenci ve velilerle hep iç içeydik. Çocuklarla çok kolay iletişim kurabildik, aynı dili konuşuyoruz çünkü. Öğretmenlerimiz, afetlerde bile eğitim öğretim faaliyetlerinin devam etmesi için gerekli ortamları hazır ettiler. Örneğin depremlerde de yurtlara öğrencilerin yerleştirilmesi ve ihtiyaçlarının karşılanması öğretmenlerin sorumluluğundaydı. Yemek organizasyonundan toplanan malzemelerin depolanmasına ve doğru elle ulaştırılmasına kadar ekip arkadaşlarımız çok büyük rol oynadılar.”

“AKUB üyesi olmak için çok fazla sayıda öğretmen başvuruyor”

Öğretmen Çakar, MEB AKUB üyesi öğretmenlerin bir yandan eğitim öğretim faaliyetlerine devam ederken bir yandan da gönüllü olarak arama-kurtarma eğitimleri aldıklarını belirtti.

Çakar, “MEB AKUB ekibi, her daim afetlerde ihtiyacı olanların yanında. Ekibimiz, afete uğrayanların 7/24 yanında olmak için yıl boyu eğitim alıyor.” dedi.

AKUB gönüllüsü olmanın fiziksel ve ruhsal hazırlık gerektirdiğini anlatan Nuriye Çakar, gönüllü öğretmenlerin önce MEB bünyesinde arama-kurtarma temel eğitimlerine ve ardından AFAD’da uygulamalı eğitimlere katıldıklarını bildirdi.

Çakar, şunları söyledi:

“Bu eğitimler sonunda uygun olanları AKUB ekiplerine dahil ediyoruz. Ekiplere yönelik eğitim faaliyetleri sürekli devam ediyor. Bu eğitim faaliyetleri, ekipteki her arkadaşımızın afet ve acil durumda doğru müdahale davranışlarını kazanmaları için yapılıyor. Eğitimler, deprem odaklı ancak sel, çığ, yangın ve son olarak teknolojik afetlere uzanan her türlü riski kapsıyor. Eğitimlerde, illerin afetten etkilenme potansiyeli de dikkate alınıyor. Kimi bölgelerde çığ riski kimi bölgelerde sel riski çok yüksek olabiliyor.”

Çakar, Ankara’da 6 Şubat depremlerinin ardından AKUB üyesi olmak için çok fazla sayıda öğretmenin başvurduğunu belirtti.

Ekipte arama-kurtarma, lojistik, destek hizmetleri gibi iş bölümlerinin yapıldığını bildiren Çakar, öğretmenlerin afet bölgelerinde bu iş bölümüyle hareket ettiklerini söyledi.

“MEB AKUB ekipleri olarak çok güzel bir aileyiz”

Kahramanmaraş merkezli depremlerde görev alan MEB AKUB Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü üyelerinden öğretmen Fatma Oğuz da 2 yıldır arama-kurtarma eğitimlerine katıldığını anlattı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Malatya’da görev aldığını dile getiren Oğuz, ekip olarak arama-kurtarma, lojistik, yardım dağıtımı, çadır kurma gibi alanlarda çalıştıklarını söyledi.

Oğuz, şöyle konuştu:

“81 ildeki MEB AKUB ekipleri olarak çok güzel bir aileyiz. Depremzede halkımız da bizlere yardımcı oldu, çok duygulandığımız anlar yaşadık. Öğretmenlik mesleği zaten çok şeyin karşılığı, duruşunuz, bakışınız bile karşınızdakine çok şey katıyor. AKUB üyesi olmak merhamet ve empati duygunuzu geliştiriyor, farkındalığınızı artırıyor. Ben daha hassas, daha duyarlı bir kişiliğe sahip oldum. ‘Daha ne yapabilirim, bir fazlası ne olabilir’ diye düşünüyorum hep. ‘İyi ki bu ekipteyim’ dedim, iyi ki depremde görev aldım. Her öğretmen arkadaşımın, manevi değeri yüksek ve ulvi bir görev olarak MEB AKUB ekiplerinde yer almasını canıgönülden isterim.”

“Arama-kurtarma eğitimlerini herkese tavsiye ediyorum”

Okul müdürü Nurullah Yılmaz ise 2017’den beri AFAD gönüllüsü, 2021’den itibaren de MEB AKUB üyesi olduğunu anlattı.

Depremin hemen ardından Malatya’ya gittiklerini anlatan Yılmaz, hafif düzey arama-kurtarma çalışmalarına katıldıklarını aktardı.

AKUB ekiplerinin “asrın felaketi”nden önce kurulmasının önemini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Depremden önce, afet ve acil durumlara karşı kuleden atlama, enkaza girme, canlı arama, tahliye gibi saha eğitimlerimizi almıştık. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ekibimizi çok iyi bir noktaya getirmişti. Bu eğitimler depremde bize çok fayda sağladı. Biz AKUB ekipleri olarak, böyle büyük bir depremle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Ancak afetler karşısında bilinçli olmak, AFAD gönüllüsü olmak, öğretmenler için de AKUB üyesi olmak çok önemli. Arama-kurtarma eğitimlerini herkese tavsiye ediyorum.” (AA)

 

 

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Ordu’da kahverengi kokarca ile mücadelede 4 ayda 40 bin nokta ilaçlandı

Anadolu Ajansı
Yayın: 03.03.2024 04:48
Paylaş:
A+ A-

ORDU (AA) – HAYATİ AKÇAY – Ordu'da fındık bahçelerinde popülasyonu artan kahverengi kokarca zararlısının bulunabileceği kışlaklarda ilaçlama çalışmaları devam ediyor.

Kent genelinde geçen yıl popülasyonunun arttığı gözlemlenen ve kışı kullanılmayan evlerin yanı sıra çatı aralarında ve serender gibi yerlerde geçirdikleri tespit edilen kahverengi kokarcanın yeniden yayılmasını önlemek amacıyla Ordu Valiliği tarafından bir süre önce eylem planı hazırlandı.

Eylem planı kapsamında, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince mahallelerde üreticilere yönelik yaklaşık 400 bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle zararlının yeniden hareketlenmesini önlemeye çalışan ekipler, kışlaklarda ilaçlamayı sürdürüyor.

Kasımdan itibaren 40 bin noktada yapılan ilaçlama ile kahverengi kokarcanın popülasyonunun çoğalmasını önlemek amaçlanıyor.

Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, AA muhabirine, özellikle sahil kesimindeki ilçelerde yoğun şekilde görülen kahverengi kokarcanın, başta fındık olmak üzere diğer tarım ürünlerine zarar verdiğini söyledi.

Zararlının, havanın soğuk olduğu döneminde kışlak olarak tabir edilen kullanılmayan evler, odunluk ve serender gibi yerlere çekildiğini belirten Yılmaz, “Ancak içinde bulunduğumuz günlerde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle kahverengi kokarcalar yeniden uçuşa geçerek görülmeye başlandı. Bu dönemde yapacağımız etkin mücadele fındığın kahverengi kokarca tehdidinden kurtulması için çok büyük önem arz ediyor.” dedi.

Yılmaz, bu dönemde kahverengi kokarca ile kışlaklarından çıkmadan mücadele yapılması gerektiğine işaret ederek, “Fındığa zarar veren kahverengi kokarcanın bahçelere yeniden dağılımını önlemek için mücadele başlatıldı. Amacımız, kokarcaların kışlağın dışına çıkmadan yayılmasını önlemek.” diye konuştu.

– “Mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor”

Üreticilerin de desteğiyle zararlının tespit edildiği noktalarda ilaçlama yapıldığını anlatan Yılmaz, özellikle şehir merkezlerinde yaşayanların bu dönemde serender, odunluk ve kullanmadıkları evlerini kontrol ederek, kahverengi kokarcayla mücadeleye katılmalarını istedi.

Kemal Yılmaz, bu dönemde yeteri kadar yapılmayan mücadelenin zararlının popülasyonunun artmasına neden olabileceğini vurgulayarak “Aksi takdirde bir kokarcanın ergin dişisi 150-200 yavru yapıyor. Bu da mücadele etmediğimiz takdirde bir tane kahverengi kokarcadan önümüzdeki günlerde 150-200 birey oluşabileceği anlamına gelmektedir. Bu da işimizi daha da zorlaştıracaktır.” ifadelerini kullandı.

Üreticilerin kahverengi kokarcaları gördükleri yerde toplayıp imha ederek mücadeleye destek verebileceklerinin altını çizen Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:

“Böceklerin görüldüğü alanlar kullanılmayan alanlarsa üreticilerimizin ilaçla mücadele yaparak imha etmeleri mümkün. Amacımız kahverengi kokarcaları bulundukları yerde imha ederek sahaya yayılmalarını önlemek. Bunu başardığımız takdirde önümüzdeki dönemde bu zararlının başta fındık olmak üzere tarımsal ürünlere vereceği zararı minimize etmiş oluruz.

Eğer bunu başaramazsak çoğalan kokarcalar karşısında işimiz çok daha zorlaşmış olacak. Ordu'da şimdiye kadar bu böceğin yoğun olarak görüldüğü ev, serender ve odunluk gibi 40 bin noktada ilaçlama çalışması gerçekleştirdik. Bunu yaparak da çok ciddi bir mücadele örneği sergiledik. Bu mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor.”