Paraları Çalınan Yaşlı Çiftin Yüzünü Bursalı İşadamı Güldürdü

Paraları Çalınan Yaşlı Çiftin Yüzünü Bursalı İşadamı Güldürdü

Yayın: 12.10.2015 10:30
Paylaş:
A+ A-

Karabük’te, doktor paralarının çalınması sonrası mağdur olan 86 yaşındaki Şehri ve 90 yaşındaki Mustafa Kara çiftinin yüzünü, Bursalı bir işadamı güldürdü.

Önceki gün Karabük’te meydana gelen hırsızlık sonucu bin 500 TL doktor parasını çaldıran Kara çiftinin olayını haberlerde izleyen Bursalı işadamı Mehmet Fındıkkaya, yaşlı çiftin gözyaşlarını dindirerek 2 bin TL para gönderdi.

Bursalı işadamı Mehmet Fındıkkaya, Karabük’te yaşanan hırsızlık olayı sonucu Kara çiftinin doktor parasının çalınması ve yaşadıkları olayı gözyaşları içinde anlatmasını haberlerde izledikten sonra duygulanarak İhlas Haber Ajansı muhabiri aracılığı ile yaşlı çifte 2 bin TL para gönderdi.

Kendilerine gönderilen 2 bin TL parayı almakta önce tereddüt eden 86 yaşındaki Şehri Kara, “Dün kabul ettim başıma neler geldi” diyerek parayı kabul etmek istemedi. Bunun üzerine İHA muhabiri hayırsever işadamı ile yaşlı kadını telefonla görüştürerek ikna etti. Yaşlı kadın hayırsever işadamına gözyaşları içinde teşekkür ederek, hayır duasında bulundu.

Yaşadıkları olayı hala üzerlerinden atamadığını söyleyen Mustafa Kara, eşiyle kapıda otururken yanlarına gelen bir kişinin bir bardak su istediğini söyleyerek, “’Biz parti adına yardım yapıyoruz’ dedi. 200 liralık banknot çıkardı, ’50 lirasının benim 50 lirasının da eşimin olduğunu’ söyledi. ‘100 lirasını da ‘geri vereceksin’ dedi. Para bütün olduğundan bozmamızı isteyerek paranın yerini öğrenmek istedi galiba. Ondan sonra biz arabanın yanında müdür var diyerek dışarı çıktık. Sonra ise geri döndüğümüz kapının kilitli olduğunu gördük. Yedek anahtarla açtık kapıyı. Baktık ki çanta yok” dedi.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Güven Hastanesi’nden “Avrupa’nın obezite oranı en yüksek ülkesi Türkiye” değerlendirmesi

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.05.2024 00:48
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, 18 Mayıs Avrupa Obezite Günü kapsamında, Dünya Sağlık Örgütü'nün obeziteye ilişkin son verilerini değerlendirerek uyarılarda bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Demirci, obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıkların her yıl katlanarak arttığını belirtti.

Demirci, özellikle çocuklarda obezite sıklığının erişkinlere göre daha hızlı arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Henüz toplum olarak sağlıklı yaşam için beslenmenin ve egzersizin önemini tam kavrayamadık. Genel olarak, yüksek kalorili besleniyoruz. Yemek yemek bizim için hobi ve eğlence niteliğinde. Arkadaşlarımızla, dostlarımızla buluştuğumuzda planlarımızı yemek üzerine kuruyoruz. Vakit geçirirken, yemek yemeyi seviyoruz. Seçeneklerimiz arasında birlikte yürüyüş yapmak çok fazla tercih edilmiyor. Hala, toplumumuzun bazı kesimlerinde kilolu insanların daha sağlıklı olduğu düşünülmekte. Kültürün, geleneklerin ve adetlerin etkisiyle toplumumuz yemekle arasına mesafe koyamıyor.

– Endokrin bozucu kimyasallar obeziteye yol açıyor

Son zamanlarda tüm dünyada miktarı artan endokrin bozucu kimyasalların da obeziteyi tetiklediğini vurgulayan Demirci, işlenmiş ve hazır gıdalar konusunda uyarılarda bulundu.

Demirci, endokrin bozucu maddeler arasında, solunan hava, içilen su ve yenilen gıdalarla vücuda giren ve biriken, endokrin sistemini olumsuz etkileyen ve bu etkilerini nesilden nesile aktarabilen kimyasal maddeler olduğuna işaret ederek, “Endokrin bozucu kimyasallardan tamamen uzak kalmak mümkün olmasa da sağlıklı ürünler tüketerek ve hayatımızda plastik kullanımını minimuma indirerek en azında bu zararlı kimyasallara maruziyetimizi elimizden geldiğince azaltmamız gerekiyor.” tavsiyesinde bulundu.

Obezite sıklığının tüm dünyada hızla artığına ve son 20 yıldır obezite artışını durdurabilen bir ülke olmadığına vurgu yapan Demirci, eğer obezite sıklığındaki artış önlemez ise 2035'te dünya nüfusunun yarısından fazlasının kilo fazlalığı ve yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.

– “Obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek”

Demirci, sağlık verilerine bakıldığında durumun iç açıcı olmadığının altını çizerek, “Yıldan yıla daha kötüye doğru gidiyor. Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre tüm dünyada obezite sıklığı yüzde 14 civarında. Bu yüzdeye, kilo fazlalığı olanları da eklediğimizde yüzde 38'e ulaşıyor. Artış hızı durdurulamaz ise 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlası kilo fazlalığıyla mücadele etmek zorunda olacak. Ayrıca dikkat çekmek istediğimi önemli bir nokta, obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek. Çocukluk çağı obezitesi de günümüzde bir tehlikeli boyuta ulaşmış durumda.”

Türkiye açısından durumun biraz daha ciddi boyutta olduğuna vurgu yapan Demirci, “Türkiye İstatistik Kurumu 2022 verilerine göre ülkemizde kilo fazlalığı yüzde 35.6, obezite sıklığımız ise yüzde 20.2. Verilere göre Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesiyiz.” bilgisini paylaştı.

Obeziteye karşı başarılı mücadele etmek için farkındalığın artması gerektiğini belirten Demirci, obeziteyle mücadelenin “ülke politikası” olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığını ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti.