Pedagog Psikolog Peri Dilbaz İntiharın Önlenmesi Üzerine Konuştu

Yayın: 31.01.2024 16:54
Paylaş:
A+ A-

Birlikte Miras programının konuğu Pedagog Psikolog Peri Dilbaz oldu. Peri Dilbaz, intiharın bir hastalık olduğunun altını çizerek mutlaka destek alınması gerektiğini vurguladı. Eğer intiharın “i” harfinden bile bahsedilmeye başlanmışsa mutlaka bir önlem alınması gerektiğini açıkladı.

Pedagog Psikolog Peri Dilbaz programda şunları söyledi: “Sağlıklı bir insan ölümü düşünür ama intiharı asla düşünmez. İntihar için birçok neden vardır. İntihara karar veren bir kişi 3 – 5 ay öncesinden tasarlamaya başlar. Bu tür insanların davranışlarını, konuşmalarını çok iyi izlememiz gerekiyor. Genellikle ergenlik döneminden yaşlılık dönemine kadar intihar vakaları görülüyor. Ergenlerde aile içinde anlaşılamama, okulda akran zorbalığı gibi sebepler olabilir. Çocuk yetiştirmeden evvel anne baba kendini yetiştirmelidir. Sağlıklı iletişim kurmak, biz dilini kullanmak çok önemlidir. İntiharı düşünenlerin farkına varılır varılmaz psikiyatri, psikolog tedavi alması şarttır. İnsanın varoluşunu anlatan hizmeti bugün Batı ülkelerinde veriyorlar. Bu hizmet intiharı önlemek amacını taşıyor. Mutluluğu sorguluyor, ölümü ve yaşamı sorguluyor. Bunu felsefi açıdan değerlendiriyor. En büyük medeniyet sahibi olmak, iyi bir dinleyici olmaktan geçiyor. Çocuklara müsaade ediniz, onları dinleyiniz. Çocuklara baskı yapmayınız. Psikolojik rahatsızlığı, ağır depresyonlar, ayrılıklar yaşaması gibi o an başa çıkamadığı çok zorlandığı bir durum karşısında insanlar intihara sürükleniyor. Soru soran, sorgulayan çocuk sağlıklıdır. Bırakın sorgulasın. Sorularına cevap almak isteyen çocukların ebeveynleri tarafından mutlaka ciddiye alınması gerekir. Bir insan ne yaşadı da umudu tükendi ve hayatını sona erdirmek istiyor. Bir insan aslında kendini ne kadar severse, öz şefkatli davranırsa, öz saygısı varsa zaten zararlı alışkanlıklar içerisinde olmaz. Çocuklar ile bir anne baba kesinlikle baskı kurmadan, yasak, günah ve saire demeden her konuda şeffaf olarak konuşabilmelidir. Çocukları bir birey gibi görerek, karşımıza alarak konuşmanız gerekiyor. Sağlıklı iletişim anne baba ile başlıyor. Çağımızda sosyal çürüme var. Duygularımızda dengede kalmak önemlidir. Problemlerin bize ne kattığını görmemiz gerekiyor. Önce kabul etmeyi öğreneceğiz. Okulda öğretmenler ve aileler birlikte el ele verip, seminerler ve ortak çalışmalarla çocuklardaki olumsuz sorunları ortadan kaldırabilirler.”

Haberin Videosu İçin TIKLAYINIZ.. 

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Ordu’da kahverengi kokarca ile mücadelede 4 ayda 40 bin nokta ilaçlandı

Anadolu Ajansı
Yayın: 03.03.2024 04:48
Paylaş:
A+ A-

ORDU (AA) – HAYATİ AKÇAY – Ordu'da fındık bahçelerinde popülasyonu artan kahverengi kokarca zararlısının bulunabileceği kışlaklarda ilaçlama çalışmaları devam ediyor.

Kent genelinde geçen yıl popülasyonunun arttığı gözlemlenen ve kışı kullanılmayan evlerin yanı sıra çatı aralarında ve serender gibi yerlerde geçirdikleri tespit edilen kahverengi kokarcanın yeniden yayılmasını önlemek amacıyla Ordu Valiliği tarafından bir süre önce eylem planı hazırlandı.

Eylem planı kapsamında, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince mahallelerde üreticilere yönelik yaklaşık 400 bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle zararlının yeniden hareketlenmesini önlemeye çalışan ekipler, kışlaklarda ilaçlamayı sürdürüyor.

Kasımdan itibaren 40 bin noktada yapılan ilaçlama ile kahverengi kokarcanın popülasyonunun çoğalmasını önlemek amaçlanıyor.

Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, AA muhabirine, özellikle sahil kesimindeki ilçelerde yoğun şekilde görülen kahverengi kokarcanın, başta fındık olmak üzere diğer tarım ürünlerine zarar verdiğini söyledi.

Zararlının, havanın soğuk olduğu döneminde kışlak olarak tabir edilen kullanılmayan evler, odunluk ve serender gibi yerlere çekildiğini belirten Yılmaz, “Ancak içinde bulunduğumuz günlerde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle kahverengi kokarcalar yeniden uçuşa geçerek görülmeye başlandı. Bu dönemde yapacağımız etkin mücadele fındığın kahverengi kokarca tehdidinden kurtulması için çok büyük önem arz ediyor.” dedi.

Yılmaz, bu dönemde kahverengi kokarca ile kışlaklarından çıkmadan mücadele yapılması gerektiğine işaret ederek, “Fındığa zarar veren kahverengi kokarcanın bahçelere yeniden dağılımını önlemek için mücadele başlatıldı. Amacımız, kokarcaların kışlağın dışına çıkmadan yayılmasını önlemek.” diye konuştu.

– “Mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor”

Üreticilerin de desteğiyle zararlının tespit edildiği noktalarda ilaçlama yapıldığını anlatan Yılmaz, özellikle şehir merkezlerinde yaşayanların bu dönemde serender, odunluk ve kullanmadıkları evlerini kontrol ederek, kahverengi kokarcayla mücadeleye katılmalarını istedi.

Kemal Yılmaz, bu dönemde yeteri kadar yapılmayan mücadelenin zararlının popülasyonunun artmasına neden olabileceğini vurgulayarak “Aksi takdirde bir kokarcanın ergin dişisi 150-200 yavru yapıyor. Bu da mücadele etmediğimiz takdirde bir tane kahverengi kokarcadan önümüzdeki günlerde 150-200 birey oluşabileceği anlamına gelmektedir. Bu da işimizi daha da zorlaştıracaktır.” ifadelerini kullandı.

Üreticilerin kahverengi kokarcaları gördükleri yerde toplayıp imha ederek mücadeleye destek verebileceklerinin altını çizen Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:

“Böceklerin görüldüğü alanlar kullanılmayan alanlarsa üreticilerimizin ilaçla mücadele yaparak imha etmeleri mümkün. Amacımız kahverengi kokarcaları bulundukları yerde imha ederek sahaya yayılmalarını önlemek. Bunu başardığımız takdirde önümüzdeki dönemde bu zararlının başta fındık olmak üzere tarımsal ürünlere vereceği zararı minimize etmiş oluruz.

Eğer bunu başaramazsak çoğalan kokarcalar karşısında işimiz çok daha zorlaşmış olacak. Ordu'da şimdiye kadar bu böceğin yoğun olarak görüldüğü ev, serender ve odunluk gibi 40 bin noktada ilaçlama çalışması gerçekleştirdik. Bunu yaparak da çok ciddi bir mücadele örneği sergiledik. Bu mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor.”