Saygın Kimlik Meselesi..!

Saygın Kimlik Meselesi..!

Yayın: 05.03.2015 10:04
Paylaş:
A+ A-

Kentli olmak…
Kent kültürüne göre hareket etmeyi gerektirir.
Kentlilik bir yaşama sanatının ifadesidir aynı zamanda…
Kentleri tanımlarken ister istemez bazı kanıksanmış tanımlamalara yer vermek zorundayız
Ne gibi mi?…
Kentler tarım dışı üretimlerin yapıldığı yerlerdir.
Bu yalın tanım, günümüzde kentleri anlatmada yeterli unsurları kendi içinde barındırmaz.
Kentli olmak üretimin dışında da bir takım davranış unsurlarını kendi içinde barındırır.
Nedir bunlar diyorsanız anlatalım…
Birincisi ve en önemlisi herkes yaşadığı kente saygılı olmak zorundadır.
Kent kendini oluşturan bireylerin saygısı sayesinde kimlik kazanır.
Saygın kent olmak öyle kolay kazanılabilecek bir nitelik değildir..
O kenti oluşturan insanların kültüre verdikleri önem saygınlık kavramının oluşumunda doğrudan etkilidir.
O halde öncelikle yaşadığımız kenti kültürle yoğurmamız gerekir.
Okuyan bir kent düşününüz.
Sürekli kitap tüketen bir mahalle yaşantısını göz önünde bulundurunuz.
Kahvehanelerinde gazete okunan ve kütüphanesi bulunun bir sokak düşleyiniz.
Böyle bir kentin kendi adına kimlik oluşturma süreci hız kazanacaktır.
Kimlikli kentler kendi sorunlarını kendileri kolayca çözer.
Böyle kentlerde oturmak insana her şeyden önce huzur verecektir.
****
Sözü dönüp dolaşıp nereye getirmek istiyorum.
Bizler söz açıldı mı Cumhuriyet Kenti Karabük diye övünür dururuz
Törenlerde bayramlarda Cumhuriyetin faziletlerini anlatırız.
Çevremizi bu konuda bilgilendiririz.
Ama Cumhuriyete yüklediğimiz değer kadar bu kente gereken önemi göstermeyiz.
Cumhuriyet Kenti Karabük’e lütfen şöyle bir tepe üzerinden bakınız….
Neyi görürsünüz.?…
Birbirinden farklı estetik kaygılar içeren ev kümelerini…
Arsa spekülasyonları ve yanlış imar tadilatları ile yağmalanmış kent manzarasını.
Bu bakışlar…
Gözlerde hiçbir his uyandırmaz.!
Çarpık kentleşmenin şehri havasız bıraktığına tanık olursunuz.
Solgun yüzler insanda nasıl bir hastalık hissi oluşturuyorsa kentimizin maddi envanteri de bu durumdan farklı bir manzara oluşturmamaktadır.
Böyle bir kentte oturmak insanlara keyif vermez.
Sıkıntılara ve şikayetlere neden olur.
O nedenle…
Kenti estetik kaygılardan uzak ,çapraşık hale getirenlerin tarih önünde mesuldürler.
Ben yaptım böyle oldu zihniyeti yanlış bir tutumdur.
Yaşam estetiğinden yoksun olan kentlerde hiç kimse yaşamak istemez.
Bu nedenle…
Cumhuriyet Kenti Karabük olarak kendi saygınlığımızı kendimiz oluşturmak zorundayız.
Yenişehir’in yeşile önem veren estetiğinden ilham alarak hareket etmeliyiz.
Tercihlerimizi betonlaşmadan değil yeşilden yana kullanmalıyız.
Bilgimizi ,kentin mutluluğu ve refahı için yeniden üretmeliyiz.
İşte o zaman tanımlanabilir saygın bir kimliğe kavuşmuş oluruz.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KTÜ’de yapay zekanın sporcu gelişiminde etkin rol alması hedefleniyor

Anadolu Ajansı
Yayın: 15.07.2024 20:37
Paylaş:
A+ A-

TRABZON (AA) – Karadeniz Teknik Üniversitesinde (KTÜ) yapay zeka aracılığıyla performans analizi ve anlık raporlamayla sporcular için yeni antrenman modelleri oluşturulması amaçlanıyor.

KTÜ Beden Eğitimi Bölümü ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Egzersiz ve Spor Bilimleri Bölümü, sporculara yapay zeka aracılığıyla atletik performans testleri ve analizleri hakkında bilgi vermek üzere etkinlik düzenledi.

Kampüste yapılan etkinlikte, yapay zeka yöntemiyle yapılan testlerde kısa sürede sonuçlar alındığı ve bu doğrultuda antrenman programları oluşturulabildiğine yönelik tanıtımlar yapıldı.

Beden Eğitimi Bölümü Başkanı Öğretim Görevlisi Burakhan Aydemir, AA muhabirine, gelişen teknolojiyle sporda yapay zekanın öneminin ciddi şekilde büyümeye devam ettiğini söyledi.

Sporcuların atletik performanslarının takibinin, veriler ışığında antrenman programlarını düzenlemenin ve gelişimlerini izlemenin büyük önem taşıdığını belirten Aydemir, “Biz de yapay zeka yöntemiyle sporcuların atletik performansını geliştirmeyi, test etmeyi ve bu testler sonucunda da periyodik şekilde takip ve gelişen performansı gözlemlemeyi hedefliyoruz.” dedi.

Aydemir, pahalı cihazların yerini yapay zekanın aldığına işaret ederek, bu doğrultuda yeni antrenman planlamaları çıkartarak oluşan sürece katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi.

Antrenör olarak da yapay zekayla sporcuların verilerini takip ettiğini aktaran Aydemir, şunları kaydetti:

“Hepsinin bilimsel olarak geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılıyor ve bu doğrultuda zaten sonuçlar değerlendiriliyor. Biz sporcularımızla düzenli şekilde bu testleri yapıyoruz. Bunu başarıyla ilişkilendirdiğimizde de ciddi şekilde başarının olduğunu, Avrupa şampiyonu milli tekvandocumuz Furkan Ubeyde Çamoğlu'nun da bu testler sonucunda performansını takip ettiğimizi ve başarısından önce de başarılı olabileceğiyle ilgili fikir ortaya koyduğumuzu görmüş olduk. Şampiyon olmasıyla bu tespitimizi taçlandırmış olduk.”

Aydemir, antrenman metotlarının da yapay zekayla yeni bir boyuta evrildiğine dikkati çekerek, “Bundan 5-6 yıl önce yapılan testlerle şimdiki testler arasında bile farklılıklar var. Yapay zeka bunu başka bir evreye getirdi. Bu anlamda tabii ki gelecekte neler olabileceğini hep beraber göreceğiz. Şu an her şey bizim kontrolümüzde devam ediyor.” diye konuştu.

Etkinliğe katılan yapay zeka geliştiricisi Talha Aydoğan ise yapay zekanın spor alanındaki önemine işaret ederek, şunları söyledi:

“Normalde eskiden cihazları taşırdınız veya bir kurulum gerekirdi. Bunlarla uğraşmak hem maliyet hem de zaman kaybına sebep olurdu. Sporcuların patlayıcı kuvvetini, kuvvet devamını, reaktif kuvvetini, şu an onlarca parametresini alıp değerlendirme ve içerideki başka modellerle bunu dünyayla kıyaslama şansınız oluyor. Bunu saniyeler içerisinde yapabilen herhangi bir sistem, hardware (donanım) tarafında yok. Yapay zekanın buradaki önemi bu anlamda ortaya çıkıyor.”