Sezonu kapatan kayak merkezi, yağan kar sonrası sezonu tekrar açıyor

Sezonu kapatan kayak merkezi, yağan kar sonrası sezonu tekrar açıyor

Yayın: 31.03.2023 13:06
Paylaş:
A+ A-
Kar seviyesinin düşüklüğü nedeniyle 26 Mart’ta sezonu kapatan kayak merkezi, 40 santimetreye ulaşan kar kalınlığı sonrası sezonu tekrar açıyor

Kış turizminin önde gelen kayak merkezlerinden Ilgaz Yurduntepe Kayak Merkezi’nde kar yağışıyla birlikte kapanan kayak sezonu 1 Nisan’da tekrar açılıyor.

Kar seviyesinin düşüklüğü nedeniyle 26 Mart’ta sezonu kapatan kayak merkezinde 28-30 Mart arasında etkili olan kar yağışı sonrası kar kalınlığı yaklaşık 40 santimetreye ulaştı.

Kar kalınlığının yeterli seviyeye ulaşmasının ardından kayak merkezinin 1 Nisan’da açılmasına karar verildi.
Yurduntepe Kayak Merkezi İşletme Sorumlusu Hakkı Kaya, AA muhabirine, kayak merkezinde bu hafta yoğun kar yağışının etkili olduğunu söyledi.

Kar yağışının ardından kapattıkları sezonu tekrar açmaya karar verdiklerini anlatan Kaya, “Yurduntepe çam ağaçları içerisinde doğa ile iç içe olabileceğiniz bir kayak merkezi. Tüm vatandaşlarımızı bu güzelliği yaşamaya Ilgaz’a bekliyorum.” dedi.

Kayak merkezi hakkında da bilgi veren Kaya, “İki etaptan oluşan kayak pistimiz var. İlk etap 2 bin metre uzunluğunda. Geçiş aralıklarıyla 5 bin 500 metre uzunluğunda kayak pistine sahibiz.” ifadelerini kullandı.Kayak merkezinin yollarını açan Kastamonu İl Özel İdaresi çalışanı Tahir Nalbant ise kış ayında kar yağışının yetersiz olduğunu anlatarak, “Kışın yağmayan kar mart ayının sonunda yağdı. İnşallah hafta sonu pistlerimizi açıyoruz.” diye konuştu. (İHA)

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Güven Hastanesi’nden “Avrupa’nın obezite oranı en yüksek ülkesi Türkiye” değerlendirmesi

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.05.2024 00:48
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, 18 Mayıs Avrupa Obezite Günü kapsamında, Dünya Sağlık Örgütü'nün obeziteye ilişkin son verilerini değerlendirerek uyarılarda bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Demirci, obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıkların her yıl katlanarak arttığını belirtti.

Demirci, özellikle çocuklarda obezite sıklığının erişkinlere göre daha hızlı arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Henüz toplum olarak sağlıklı yaşam için beslenmenin ve egzersizin önemini tam kavrayamadık. Genel olarak, yüksek kalorili besleniyoruz. Yemek yemek bizim için hobi ve eğlence niteliğinde. Arkadaşlarımızla, dostlarımızla buluştuğumuzda planlarımızı yemek üzerine kuruyoruz. Vakit geçirirken, yemek yemeyi seviyoruz. Seçeneklerimiz arasında birlikte yürüyüş yapmak çok fazla tercih edilmiyor. Hala, toplumumuzun bazı kesimlerinde kilolu insanların daha sağlıklı olduğu düşünülmekte. Kültürün, geleneklerin ve adetlerin etkisiyle toplumumuz yemekle arasına mesafe koyamıyor.

– Endokrin bozucu kimyasallar obeziteye yol açıyor

Son zamanlarda tüm dünyada miktarı artan endokrin bozucu kimyasalların da obeziteyi tetiklediğini vurgulayan Demirci, işlenmiş ve hazır gıdalar konusunda uyarılarda bulundu.

Demirci, endokrin bozucu maddeler arasında, solunan hava, içilen su ve yenilen gıdalarla vücuda giren ve biriken, endokrin sistemini olumsuz etkileyen ve bu etkilerini nesilden nesile aktarabilen kimyasal maddeler olduğuna işaret ederek, “Endokrin bozucu kimyasallardan tamamen uzak kalmak mümkün olmasa da sağlıklı ürünler tüketerek ve hayatımızda plastik kullanımını minimuma indirerek en azında bu zararlı kimyasallara maruziyetimizi elimizden geldiğince azaltmamız gerekiyor.” tavsiyesinde bulundu.

Obezite sıklığının tüm dünyada hızla artığına ve son 20 yıldır obezite artışını durdurabilen bir ülke olmadığına vurgu yapan Demirci, eğer obezite sıklığındaki artış önlemez ise 2035'te dünya nüfusunun yarısından fazlasının kilo fazlalığı ve yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.

– “Obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek”

Demirci, sağlık verilerine bakıldığında durumun iç açıcı olmadığının altını çizerek, “Yıldan yıla daha kötüye doğru gidiyor. Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre tüm dünyada obezite sıklığı yüzde 14 civarında. Bu yüzdeye, kilo fazlalığı olanları da eklediğimizde yüzde 38'e ulaşıyor. Artış hızı durdurulamaz ise 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlası kilo fazlalığıyla mücadele etmek zorunda olacak. Ayrıca dikkat çekmek istediğimi önemli bir nokta, obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek. Çocukluk çağı obezitesi de günümüzde bir tehlikeli boyuta ulaşmış durumda.”

Türkiye açısından durumun biraz daha ciddi boyutta olduğuna vurgu yapan Demirci, “Türkiye İstatistik Kurumu 2022 verilerine göre ülkemizde kilo fazlalığı yüzde 35.6, obezite sıklığımız ise yüzde 20.2. Verilere göre Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesiyiz.” bilgisini paylaştı.

Obeziteye karşı başarılı mücadele etmek için farkındalığın artması gerektiğini belirten Demirci, obeziteyle mücadelenin “ülke politikası” olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığını ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti.