Spor hukukçusu Dinçer, UEFA’nın Merih Demiral kararını çifte standart olarak yorumladı:

Spor hukukçusu Dinçer, UEFA’nın Merih Demiral kararını çifte standart olarak yorumladı:

Anadolu Ajansı
Yayın: 06.07.2024 04:45
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – ENES TAHA ERSEN – Spor hukukçusu Anıl Dinçer, UEFA'nın Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Avusturya ile Türkiye arasında oynanan maçta gol sevincini bozkurt işareti yaparak yaşayan milli futbolcu Merih Demiral'a verilen cezayı çifte standart olarak yorumladı.

Avukat Dinçer, AA muhabirine UEFA'nın aldığı kararı değerlendirirken, “Merih Demiral’ın bozkurtlu gol sevinci nedeniyle UEFA tarafından resmi müsabakalardan 2 maç men edilmesi cezası açıkça fahiştir, haksızdır, hukuk sınırlarının dışındadır.” dedi.

UEFA'nın verdiği kararın hukuki müeyyideler ve emsaller ile örtüşmediğini anlatan Dinçer, bu kararın Avrupalı yetkililer tarafından tamamen Türkiye karşıtı bir tutum ile alındığını söyledi.

Bir futbolcunun, yalnızca ülkesinin milli ve manevi değeri olan bir işaretini gol sevinci yapmasının herhangi bir cezai karşılığının olmaması gerektiğini vurgulayan Dinçer, şampiyonada pek çok müsabakada benzer örneklerin yaşandığını ve birçoğunun ceza almak bir tarafa soruşturulmasına bile gerek duyulmadığını ifade etti.

Dinçer, söz konusu emsallerden yola çıkarak şunları dile getirdi:

“İsviçreli futbolcu (Xherdan) Shaqiri, Sırbistan maçında ülkesinin sembolü olan kartal işaretini yapmıştı. Aynı şekilde Hollandalı futbolcu (Wout) Weghorst, geçtiğimiz günlerde grubun ilk müsabakalarındandı yanılmıyorsam, golünü attıktan sonra ülkesinin sembolü olan aslanı sembolize eden bir işaret yapmıştı. Bunlardan daha vahimi, ülkemizde top koşturan Dusan Tadiç, Sırbistan’ın Karadağ’a karşı oynadığı müsabakada çetnik selamı yapmıştı. Bunun zaten ne olduğunu anlatmaya bile gerek yok, bunlar soruşturmaya dahi tabi tutulmamıştı. Kartal işareti yapan Shaqiri’ye para cezası verilmişti. Daha önce de bizim futbolcularımıza milli takımda para cezası verilmişti. Türkiye’deki dayanışmayı, mücadeleyi gösteren asker selamını verdikleri için buna ilişkin bir para cezası vermişlerdi. Açıkçası bu karar beni şoke etti.”

– Bellingham kararını örnek gösterdi

İngiliz futbolcu Jude Bellingham'ın oynadığı müsabakada edep dışı bir hareket yapıp ceza almasını ve söz konusu cezanın ertelenmesini örnek gösteren Dinçer, UEFA'nın Merih Demiral'a uyguladığı cezanın çifte standarda dayandığına işaret etti.

Hiçbir hukukçu, hiçbir disiplin komitesinin bu kararın haklı veya hukuk ile ilgili olduğunu anlatamayacağını ifade eden Dinçer, şu görüşleri aktardı:

“Öncelikle hukukta istikrar olmalı. Verilen kararların birbiriyle örtüşmesi gerekiyor. Burada size anlattığım önceki süreçlerde alınan bir karar veya soruşturma dahi yok. Hepsini bir kenara bırakalım, Bellingham’ın yaptığı ahlak dışı hareketi İngilizlere sorsanız, onlar bile Bellingham’ın Merih’ten daha çok ceza alacağını dile getirirdi. Burada vicdanlı olan, hukuka güvenen, eşitlik ve adaletin peşinde koşan her insan, burada çifte standardın olduğunu, ayrımcılığın, art niyetin olduğunu, Türkiye’ye karşı verilmiş siyasi bir karar olduğunu anlayacaktır. Ne Yazık ki Avrupa’da gördüğümüz ve UEFA’nın da çok hassas olduğu bir konu var özellikle ayrımcılık ve ırkçılık noktasında. Ancak burada ayrımcılık yapılan, çifte standarda uğrayan ülke de Türkiye’dir. UEFA Türkiye’ye karşı ayrımcılık içeren bir karara imza atmıştır.”

– “Cezanın haksız olduğu, emsal kararlar ile ortaya konacaktır”

Türkiye'nin, cezanın kaldırılması için çabalarını sürdürdüğünü, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) süreci taşıyacağını belirten Dinçer, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Merih'ten mahrum olarak maça çıkmamak için değil, yaşadığı haksızlığı, hukuksuzluğu ortadan kaldırmak için mücadele verdiğini söyledi.

Dinçer söz konusu süreç ile ilgili şöyle devam etti:

“Federasyon zaten konu ile ilgili gereken süreci başlattı, bunun da takipçisi olacaktır. Çok güzel bir savunma sunduklarını biliyorum. Burada da CAS adına iyi bir başvuru yapacaklardır. Burada öncelikle cezanın iptali talep edilecektir. Cezanın haksız olduğu, emsal kararlar ile ortaya konacaktır. Bellingham kararı buna güzel bir emsal olacak ve bu kararın adil olup olmadığını soracak. CAS’ın bu cezayı kesinlikle iptal etmesi gerekiyor.”

– Türk taraftarlara provokasyon uyarısı

Dinçer, söz konusu sürecin yanı sıra cumartesi günü Berlin'de Hollanda karşısına çıkacak olan Milli Takımı desteklemeye gidecek Türk taraftarların tepkilerini göstermesi gerektiğini ancak bunu provokasyona gelmeden, hukuki zeminde yapmaları gerektiğini vurguladı.

Spor hukukçusu Anıl Dinçer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu cezanın karşısında Türk halkı, Türk insanı olacaktır. Haklı olduğumuz bu konuda kararın karşısında, takımımızın yanında duracaklardır. Taraftarlarımız hukuk sınırları içerisinde kalarak haklı tepkilerini stadyumda ve stadyum dışında dile getireceklerdir. Onlardan tek ricamız, bu haklı konuda haksız duruma düşmeyelim. Tepkilerimizi hukuk sınırları içerisinde dile getirelim. Oyuncularımızı destekleyelim. Oyuncularımız da buna çok güzel bir karşılık verecektir. Türk halkı ve Türk futbolcuları burada çok daha fazla iştahlanmıştır. Yarına konsantredir. Ben eminim yarın çok güzel bir galibiyet alıp en güzel cevabı sahada vereceğiz.”

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Enerjisa Enerji, FTSE4Good Endeksi’nde üst üste üçüncü kez yer aldı

Anadolu Ajansı
Yayın: 23.07.2024 00:00
Paylaş:
A+ A-

ANKARA (AA) – Sürdürülebilirlik, insan ve teknoloji odağıyla akıllı ve yeşil bir dünyaya katkı sunmak için projeler üreten Türkiye'nin önde gelen elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, FTSE4Good Endeksi'ne üst üste üçüncü kez dahil oldu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, insan hakları, iklim değişikliği ve yolsuzlukla mücadele politikalarının da dahil olduğu çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerini karşılayarak FTSE4Good Endeksi'ne giren Enerjisa Enerji, bu yılki değerlendirmede dağıtım sektöründe 89'luk yüzde dilimine yükselerek, sürdürülebilirlik odağındaki çalışmalarında da başarısını gösterdi.

Türkiye'nin enerji dönüşümüne liderlik eden Enerjisa Enerji, “Herkes için daha iyi bir gelecek” vizyonuyla sürdürülebilirliği, iş stratejisinin merkezine koyarak faaliyetlerine devam ediyor.

Çevresel sorumluluk, yönetim uygulamaları ve etik alanlarındaki performansı ve şeffaf iletişimi, önceki senelerde art ada FTSE4Good Endeksi'ne girme başarısını gösteren Enerjisa Enerji, bu alandaki kararlılığını bir kez daha kanıtladı.

Şirket, bu yıl da FTSE4Good Endeksi'nde geçen yıl elde ettiği 4 puanlık derecesini koruyarak üst üste üçüncü kez güçlü performansını sürdürdü ve enerji sektöründe sürdürülebilirlik konusundaki liderliğini pekiştirdi.

– “Sürdürülebilirlikte kendi yüksek standartlarımızı oluşturuyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, sürdürülebilirliği, tüm organizasyonun çalışma şeklinde temel yapıtaşı olarak gördüklerini ve kendilerini bu alanda geliştirmeye odaklandıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Sürdürülebilirlik etki odağında ürün ve hizmetler geliştirmenin yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim uygulamalarımızda da küresel trendleri baz alarak kendi yüksek standartlarımızı oluşturuyoruz. Bu anlamdaki kararlılığımızı tüm paydaşlarımıza aktarmak amacıyla şirketimizi bağımsız denetimlere açarak şeffaflığımızı da gösteriyoruz. Geçmiş iki yılda küresel anlamda en önemli sürdürülebilirlik ölçütlerinden biri olan FTSE4Good Endeksi'ne girerek sektörümüzde fark yaratan bir başarı elde etmiştik. Bu yıl da 5 üzerinden 4 puanlık derecemizi koruyarak sürdürülebilirlik anlayışımızdaki kararlılığımızı ve güçlü performansımızı bir kez daha kanıtlamış olduk. Sektör sıralamasında ise dağıtım şirketlerimiz Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ tüm dağıtım şirketleri arasında 89'luk yüzde dilimine girdi.”

Küresel anlamda büyük prestije sahip olan ve Londra Borsası'na bağlı endeks sağlayıcı FTSE Russell'ın hazırladığı FTSE4Good endeks serisine dahil olmak için, şirketlerin insan hakları, iklim değişikliği ve yolsuzlukla mücadele politikaları da dahil olmak üzere belirli çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini karşılaması gerekiyor. Şirketler, her yıl güncellenen kapsamlı ve şeffaf bir metodoloji kullanılarak titizlikle değerlendiriliyor.