Yalçın; “Milletvekili Sayımız 3 Olmalıydı”

Yalçın; “Milletvekili Sayımız 3 Olmalıydı”

Yayın: 09.05.2015 12:41
Paylaş:
A+ A-

MHP Karabük Milletvekili Adayı Durmuş Yalçın, “2002 yılında 225 bin olan nüfusumuzun bugün 27 bin artması; 40 bin de öğrencimizin büyük çoğunluğu şehir dışından geldiği için nüfusumuzun 290 bini bulması ve Milletvekili sayımızın da 3 olması gerekirdi” dedi.

“Milletvekilinin görevi bizim haklarımızı mecliste savunmak değil mi?” diye soran Durmuş Yalçın, Ak Parti Karabük Milletvekili ve adayı Osman Kahveci’nin 4 yıllık vekilliğinde halkın arasına girmediğini, onları Ankara’da dinlemeyip, temsil etmediğini facebook hesabında yayınladığı vatandaşların veryansın videoları ile açıkladı.

Yalçın, Kahveci’nin 4 yılda yaptığı 25 meclis konuşmasından sadece bir tanesinde Karabük’ü konuştuğunu, onu da seçim süreci başlayınca yaptığını söyledi.

Konuşmalarında Ovacık ve Eflani’nin turist çektiğini Meclis kürsüsünden dillendirmesini ise gerçekçi bulmayan Yalçın, “Ovacık dağlarında biz turist göremedik, Eflani’de ise tarım ve hayvancılıkta iflas noktasına gelen vatandaşlarımızın isyanı var sadece. Osman Bey’in konuşmasında söylenenlerin ise sadece “yapacağız” “başlayacak”, “gerçekleştireceğiz” gibi günü kurtaran sözler” olduğunu ifade etti.

MHP Milletvekili Adayı Yalçın, her seçimde Filyos Liman Projesi gibi tartışma konusu olan ve gerçekleştirilemeyen Keltepe Kayak Merkezi projelerini de gündeme getirdi. Keltepe’nin karlar eridikten sonra inşaatçı firmaya teslim edileceğini söyleyen AK Parti Milletvekili Osman Kahveci’ye; “Sayın Kahveci, görev süreniz olan 4 yılda karlar hiç erimedi mi? AK Partili vekiller, bu seçimlerin de atlatılmasından sonra Karabük’ün iş ve aş problemini yine unutacaklar ve tüneli geçince son 13 yılda olduğu gibi Karabük’ü 4 yıl! yani yapılacak bir sonraki seçime kadar hatırlamayacaklar. Kahveci, Karabük büyüyor iddiasında, o yüzden mi Karabük’ü 3 Milletvekilliğinden 2’ye düşürdünüz? Türkiye’nin en uç noktası Hakkâri’nin nüfus 276 bin ve 3 vekil ile temsil ediliyor. Bir zamanlar biz de 3 vekil ile temsil edilmiyor muyduk? Tekrar soruyorum madem büyüyoruz, sizi 2002’de 3 kişi yolladık Ankara’ya biriniz orada kayboldu mu? Bizim hizmet anlayışımız temsilimizi 3 vekilden 2’ye düşüren beceriksiz temsil değil; Ankara’da sahipsiz kalan Karabükümüzü 3 milletvekilden 4 vekile çıkarmaya çalışacak bir vizyondadır. Karabük günden güne küçülüyor, 2002 yılında 225 bin olan nüfusumuz 2015 yılında 232 bine ancak yükseldi. Bu da 40 bin öğrenciye sahip Karabük Üniversitemizden kaynaklanıyor. Osman Kahveci bey’in söylediği gibi Türkiye büyüdükçe Karabük de büyüseydi; ülke nüfusumuz 13 yılda yüzde 12 arttı, o halde 2002 yılında 225 bin olan nüfusumuzun bugün 27 bin artması, 40 bin de öğrencimizin büyük çoğunluğu şehir dışından geldiği için nüfusumuzun 290 bini bulması ve Milletvekili sayımızın da 3 olması gerekirdi” dedi.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Güven Hastanesi’nden “Avrupa’nın obezite oranı en yüksek ülkesi Türkiye” değerlendirmesi

Anadolu Ajansı
Yayın: 19.05.2024 00:48
Paylaş:
A+ A-

İSTANBUL (AA) – Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, 18 Mayıs Avrupa Obezite Günü kapsamında, Dünya Sağlık Örgütü'nün obeziteye ilişkin son verilerini değerlendirerek uyarılarda bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Demirci, obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıkların her yıl katlanarak arttığını belirtti.

Demirci, özellikle çocuklarda obezite sıklığının erişkinlere göre daha hızlı arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Henüz toplum olarak sağlıklı yaşam için beslenmenin ve egzersizin önemini tam kavrayamadık. Genel olarak, yüksek kalorili besleniyoruz. Yemek yemek bizim için hobi ve eğlence niteliğinde. Arkadaşlarımızla, dostlarımızla buluştuğumuzda planlarımızı yemek üzerine kuruyoruz. Vakit geçirirken, yemek yemeyi seviyoruz. Seçeneklerimiz arasında birlikte yürüyüş yapmak çok fazla tercih edilmiyor. Hala, toplumumuzun bazı kesimlerinde kilolu insanların daha sağlıklı olduğu düşünülmekte. Kültürün, geleneklerin ve adetlerin etkisiyle toplumumuz yemekle arasına mesafe koyamıyor.

– Endokrin bozucu kimyasallar obeziteye yol açıyor

Son zamanlarda tüm dünyada miktarı artan endokrin bozucu kimyasalların da obeziteyi tetiklediğini vurgulayan Demirci, işlenmiş ve hazır gıdalar konusunda uyarılarda bulundu.

Demirci, endokrin bozucu maddeler arasında, solunan hava, içilen su ve yenilen gıdalarla vücuda giren ve biriken, endokrin sistemini olumsuz etkileyen ve bu etkilerini nesilden nesile aktarabilen kimyasal maddeler olduğuna işaret ederek, “Endokrin bozucu kimyasallardan tamamen uzak kalmak mümkün olmasa da sağlıklı ürünler tüketerek ve hayatımızda plastik kullanımını minimuma indirerek en azında bu zararlı kimyasallara maruziyetimizi elimizden geldiğince azaltmamız gerekiyor.” tavsiyesinde bulundu.

Obezite sıklığının tüm dünyada hızla artığına ve son 20 yıldır obezite artışını durdurabilen bir ülke olmadığına vurgu yapan Demirci, eğer obezite sıklığındaki artış önlemez ise 2035'te dünya nüfusunun yarısından fazlasının kilo fazlalığı ve yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.

– “Obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek”

Demirci, sağlık verilerine bakıldığında durumun iç açıcı olmadığının altını çizerek, “Yıldan yıla daha kötüye doğru gidiyor. Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre tüm dünyada obezite sıklığı yüzde 14 civarında. Bu yüzdeye, kilo fazlalığı olanları da eklediğimizde yüzde 38'e ulaşıyor. Artış hızı durdurulamaz ise 2035'te dünya nüfusunun yarıdan fazlası kilo fazlalığıyla mücadele etmek zorunda olacak. Ayrıca dikkat çekmek istediğimi önemli bir nokta, obezite artış hızı 5-19 yaş arası çocuk ve gençlerde, erişkinlere göre neredeyse 2 kat daha yüksek. Çocukluk çağı obezitesi de günümüzde bir tehlikeli boyuta ulaşmış durumda.”

Türkiye açısından durumun biraz daha ciddi boyutta olduğuna vurgu yapan Demirci, “Türkiye İstatistik Kurumu 2022 verilerine göre ülkemizde kilo fazlalığı yüzde 35.6, obezite sıklığımız ise yüzde 20.2. Verilere göre Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesiyiz.” bilgisini paylaştı.

Obeziteye karşı başarılı mücadele etmek için farkındalığın artması gerektiğini belirten Demirci, obeziteyle mücadelenin “ülke politikası” olarak benimsenmesi ve sosyal yaşamın sağlığını ön planda tutacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkati çekti.