HEP AYNI ŞARKI…!
İlgili Haberler
Yorumlar1
Hocam, geçmişi ile övünebilecek milletler geçmişini de öğrenir, kendi tarihini de, dünya tarihini de. Çevrenize baktığınızda rahatlıkla görebileceğiniz gibi, insanların neredeyse tamamına yakını dedesinin babasının mezarını gösteremez, üstelik adını dahi bilmez. Geçmişinde övünülecek birşey yoktur. 1954 yılında geldim İstanbul'a. Yaşadıklarım, gördüklerim, şahit olduklarım kitaplara sığmaz. Herkes kendine yalan bir geçmiş yazmış ve kendini öyle tanıtıyor. Neredeyse istisnasız böyle. Yakın çevremden kaç kişinin yalanını tespit ettim ve yüzüne vurdum, kötü adam oldum, arkalarını dönüp gittiler. İnsanlar gerçeklerle yüzleşmek istemiyorlar. Sonra gidip kahve köşelerinde '' ECDATLARI OSMANLI '' ile övünüp Viyana kapılarına kadar gidiyorlar ama bilmiyorlar ki Vize olmadan Kapıkule'den çıkamaz. 1962 den sonra Viyana'ya gidenler sanayici tüccar iş adamı olarak gitmediler, çöpcülük yapmaya gittiler. Keza Karabük. Karabük'e gelen gurbetçilerin, özellikle de vasıfsız işçi olarak ilk çalışmaya başlayanların neredeyse tamamı geldikleri memleketleri ile ilgilerini kesmişler. Safranbolu'luların '' damat fabrikası '' şekli ile yerliden bir kız ile evlenmişler, doğan çocuklar Safarnbolu'lu olmuşlar. Kendilerini öyle tanımlıyorlar. Karabük de pek farklı değil. Kayabaşı'ndan Soğuksu'ya, Yeşil Mahalle'den Öylebeli'ne baktığımızda ki, diğer tarafta şehrin içinde kalan Yeni mahalle de dahil olmak üzere şehrin neredeyse tamamına yakınında yapı stoku insanların sosyo ekonomik durumu hakkında bir bilgi vermekte. Kala kala elde bir Yenişehir kalıyor ki; orası da tamamen devlet hazinesinden beslenen bir yapı olarak gelmiş yakın zamana kadar. Yenişehir mehreçli kimse kalmamış şu aşamada Karabük'te. Kim geri dönüp geçmişi yarına taşıma gereğinin bilincinde olacak? Ovacık'lı mı? Eflani'li mi? Safranbolu'lu kendine yetiyor bu anlamda ve dönüp Karabük'e bakmak ona zul gelir. Orası müstakil bir idare. Karabük'ün ilçelerinin köylerinden olmayıp da Karabük'lü olduğunu söyleyen insanların kim olduklarını, babalarının nereden geldiğini, neden baba memleketi ile anılmak istemediklerini ve kendilerini Karabük'lü olarak kabul ettiklerini çok merak ediyor ve öğrenmek istiyorum. Lütfen bir ara düşünün, Karabük'te ( özellikle DÇ de ) çalışıp kazançları ile insanlar nerelerde yazlıklar edindiler, nerelerde apartman daireleri var, nerelerde bu anlamda yatırımlar yaptılar. DÇ çalışanları için profosyonel kooperatifçilik yapan kimler vardı ve ülkenin nerelerinde neler yaptılar? Karabük, sosyal, ekonomik, kültürel anlamda özellikle incelenmesi gereken bir şehir. Sosoyologlara çok iş var Karabük'te. Saygılarımla,


