Her Telden (21.Eylül.2016)
İlgili Haberler
Yorumlar8
Sn. Gönderen aşağıdaki ifade direkt olarak Rekabet Kurumunun mevzuatından alınmıştır. "Rekabet hakkının kötüye kullanılması, bazen iktisadi rekabetin dürüstlük kurallarına aykırı olan aldatıcı davranış ve başka araçlarla kötüye kullanılması biçiminde olabileceği gibi; belirli bir mal veya hizmetler açısından, bunların sağlanması, üretimi, dağıtımı veya fiyatlarını etkilemek amacıyla rekabetin kısıtlanmasına yönelik anlaşma veya kararlarla ya da pazardaki hakim durumun kötüye kullanılması suretiyle de söz konusu olabilir. " Yani Rekabet Kurumunun ilgi alanı öyle bahsettiğiniz kadar basit değildir. Zira rekabeti engellemenin bin bir çeşit yolu vardır. Burada Yapılan uygulamaların da direkt olarak rekabeti engelleyici uygulamalar olduğunu düşünüyoruz. Daha önceki görüşlerinizde de kütük ithalatı serbest isteyen ithal etsin ya da paraya kıyıp kütük üretsin demişsiniz. O halde neden haksız rekabetle suçlananlar yapmıyor bu uygulamaları ? Neden paraya kıyıp kütük üretim tesisi kurmuyorlar da yatırımlarını kütüğü kolayca fazla fazla alabilecekleri hesabına göre başka ürünlerin üretimine yönelik yapıyorlar? Kardemir üretimini de acaba kendi şirketlerinin üretim ve pazarlama stratejilerine göre mi yönlendiriyorlar? Bunlar hep araştırılmalı. O kadar basit değil bu mevzu. Şirket yönetiminde söz sahibi olmak farklı. Şirketin sahibi olmak farklı. Bu şirket birilerinin fason çelikhanesi fason haddehanesi olmamalı. Olmayacak kadar da kıymetlidir. İşin içindekiler gayet iyi bilir bu konuları . Rekabet Kurumuna da anlatır. Diğer üreticilere yaşam hakkı tanımadıklarını düşünüyoruz. Tabi bu konularda böyle bireysel görüşlerle bir yere varılamaz. Biz böyle düşünürüz onlar sizin gibi düşünür. Nihai kararlar adli makamlarca verilecektir mutlaka. Geçmiş Genel Kurullardaki ticaret serbestileri iptal edildi ne oldu? Böyle adalet mi olur? Atı alan Üsküdarı geçmiş bunlar geçmişe dönük karar veriliyor? Geç kalan adalet adalet değildir. Kar kaybı ile ilgili duruma gelince. O SPK'nın ve Maliye Bakanlığının ilgi alanı tabi ki. Ama görmek denetlemek istedikleri sürece. Memleketteki örgütsel yapıları görmüyor musunuz ? Parayı veren düdüğü çalmış. Ne denetimi ne adaleti kalmış. Öyle bir yazmışsınız ki sanki memlekette Hz. Ömer adalet sistemi varmış. Hey yavrum hey. Yazık etmişler çökertmişler adalet sistemini. Mahkemeler sanki şak diye doğru kararları üretmiş de biz de gönlümüz rahat oturmuşuz. Arkasını bir yerlere yaslayan her türlü kararı çıkarmış. Savcılıklarda adam kalmayacak nerdeyse fetöden açığa alınanlardan sonra. Başka bir gezegende mi yaşıyorsunuz? Ümidimiz son olaylardan sonra adalet sisteminin pisliklerden temizlenmiş olduğu ve adil kararlar üretebileceği yönündedir. Yukarıdaki konularda da en adil karaların verilmesi ve rekabetin de ticaretin de reel faaliyetlerin de olması gerektiği gibi yapılması hepimizin ortak dileğidir. Siyaset temiz olsun , adalet temiz olsun , rekabet olsun ama adil olsun. Hak eden kazansın. insanlarda Allah korkusu olsun hak hukuk bilinci olsun .
karabük düşmanı rumuzlu arkadaş öyle olduğunu biliyorum. Kardemir bir kamu kuruluşu değil. Satış politikalarını kendisi belirler. Bunun hesabı da genel kurulda görüşülür... Mesala Kardemir bir kişiye ait olsaydı ve kütüklerini Karabük'te sadece iki firmaya satmış olsaydı (iki firmaya imtiyaz tanısaydı) ve Karabük'teki diğer haddehanelere de "kusura bakma size mal satmıyorum" demiş olsaydı, o zaman haksız rekabet suçu işleniyor denilebilir miydi? Burada kafa karıştıran husus ilişkili taraflar ile ticaret yapılması. Türk ticaret kanunu ilişkili taraflar ile ticareti yasaklamamış, söz konusu ticaretin kurallarını belirlemiş. Kanun genel kuruldan izin çıkarsa, ilişkili taraflar ile ticaret yapılabilir diyor. Bu izin de genel kuruldan alınmış. Eğer ki ilişkili taraflara piyasa fiyatlarının altında satış yapılmıyorsa buna kim ne diyebilir? Eğer ki kütük piyasa fiyatları altında satılıp Kardemir zarara uğratılıyorsa, bu konu da Rekabet Kurulu ilgi alanına girmez. Böyle bir durumda önce genel kurulda olay görüşülür, orada çözüm sağlanamazsa diğer ortaklar (zarara uğratıldığını düşünen ortaklar) konuyu Kardemir zarara uğratılıyor diye mahkemeye taşır. Davanın konusu da haksız rekabet olmaz. Yanlış mı düşünüyorum?
GÖNDEREN RUMUZLU ARKADAŞ KARDEMİRİN REKABET KURULU İLE SORUNU HAKİM ORTAK OLAN YÜCEL,YOLBULAN VE GÜLEÇ AİLELERİNİN KARDEMİRDEN İMTİYAZLI MAL ALMALARI İLE İLGİLİ.
Vatandaş kardeş yorulacak birşey yok. Senin söylediklerin ile benim söylediğimin zerre kadar ilgi ve alakası yok. Ben sadece haksız rekabet konusunda görüşümü söyledim. Haksız rekabet konusundaki görüşümü sebebi ile yazdım. Sebebi ile yazdım. Bu konu hakkında görüşüm yanlışsa, "buyur şu sebebten dolayı yanlış düşünüyorsun" de. İlla benim düşüncem doğru diye bir durum yok. Buyur sen de anlat... Sen görüş yazmamışsın ki..... Ben nasıl ticaret yaptıkları, nasıl işadamı oldukları, nasıl servet sahibi oldukları hakkında hiçbir yazmadım....
Gönderen rumuzlu arkadaşım. Karabükteki herkes bunların nasıl ticaret yaptığını da nasıl iş adamı olduklarını da nasıl yöneticilik yaptıklarını da nasıl servet sahibi olduklarını da biliyor. Yorma kendini . Rekabet kurulu önceki gibi karar verir mi göreceğiz . Öyle de olabilir tabi ama önceki karardan sonra köprülerin altından çok sular geçti. Ülke aynı ülke değil. Belki ülkemde adalet sistemi geri gelmiştir. Kim bilir.
BÜTÜN YAZILARINDA TİMUÇİN SAYLANLA BAŞLIYORSUN.SÜREKLİ REKLAMINI YAPIYORSUN.YETER ARTIK MİLLETE GINA GELDİ.
Rekabet kurumu önceki verdiği doğrultuda karar verecektir muhtemelen. Çünkü memlekette kütük üretimi ve iİthalatı serbest. Kütük üretimi ve ithalatı için Türkiye'de sadece Kardemir veya bir iki firmaya izin verilse, diğer firmalara yasak olsa, Kardemir devletin tanıdığı imkanı, imtiyazı suistimal ediyor denilir. Ve haksız rekabet durumu oluşabilir. Ancak öyle bir durum yok. İsteyen firma kütüğü ithal da edebilir, biraz paraya kıyıp kütük üretecek tesis de kurabilir...
Milletin başka derdi tasası kalmamış da yemek ihalelerini mi konuşacak? O olayı konuşsa konuşsa, yemek işi ile uğraşanlar, yemeklik malzeme satanlar ve siyaseten birbirlerini yıpratmak isteyenler konuşur. Karabük ve Safranbolu o çevrelerden ibaret değil. Sayın yazar da son zamanlarda herhalde o çevrelerde geziyor. :) Millet okul telaşında, geçim telaşında, hastası olanlar hastasını peşinde, işi olmayanlar iş peşinde, borcu olanlar para bulma peşinde vs. Yemek ihalelerini konuşmak için pek fırsat bulamazlar. Vatandaş için ihaleyi Veli alamamış Ali almış ne farkeder? İlginç olan birşey var. İhaleyi Karabük dışından birisi alır. Dedikodu çevreleri "kardeşim memleketin evladı dururken gidip dışarıdan birisine veriyorlar" diye veryansın ederler. İhaleyi Karabük'ten birisi alır. Bu sefer de "Keltepeli almış, Eskipazarlının başı kel mi?" veya "falancanın yakını almış. Kimbilir ne dolaplar döndürdüler" derler. Hiç bir dolap dönmese bile insanlar yıpranır. Memlekette iş yapmak çok zor....


