Her Telden (25.Şubat.2016)
İlgili Haberler
Yorumlar13
Sn. Serbestleştirme Belli ki ulaştırma ile ilgili bilgilisiniz. Eğer monorail ile ilgili yazdı iseniz haklı olabilrisiniz. Herhangibir yönde iddiacı olamam.. Eğer monorail kampüsle sınırlı kalmayıp da şehir ulaşımı için de düşünülüyorsa, ilgilileri en güzel şekilde etüd edip, fizibilite raporları hazırlattırdıktan sonra değerlendireceklerdir muhakkak.... Olayın ticari boyutunun yanında başka boyutlarını da gözönünde bulundurmak lazım. Belediye asansör ve yürüyen merdivenleri kurarken ticari boyutunu düşünmemiştir. Vatandaşların memnuniyet katsayısını yükseltmeyi ön plana almıştır. Tabi işin sürdürülebilirlik tarafı da önemli. Yürüyen sistemlerin işletme masrafları su faturalarında dikkat çekici, rahatsız edici bir şekilde hissedilse o iş sürdürülemez olur. :) Monaril sistemin ilk yatırım masrafları yüksek olabilir ama işletim masraflarının çok düşük olduğu söyleniyor. 20 km.lik hatta yolcu başı 1-2 kuruş işletme masrafı olduğunu iddia ediyorlar. Bilet parası 1 lira olursa niye kazandırmasın ve sürdürülez bir işletme olmasın? İlk yatırım masrafları da diğer raylı sistemlerden düşükmüş. Fizibilite raporları olmadan kesin birşey söylemek zor bence. Böyle bir sistem olursa yolcu sayısı da şu anda olana göre daha artacaktır.. Eksoz dumanı azalacak, trafik rahatlayacak. Bu konu ise işin bonusu.... 5-10 sene sonra Kararabük Safranbolu arasındaki trafik ne hale gelir kimbilir?
Ulaşım planlaması yaparken dikkate alınması gereken bir yönde bir saatte taşınacak olan yolcu sayısıdır. bu sayı 10.000 i geçtiğinde tercih metro dur. http://www.imo.org.tr/resimler/ekutuphane/pdf/3205.pdf Tabi kademeli olarak geri geldiğinizde bu sayısı saatte 5.000 altında ise herhangi bir raylı sistem kurulması uygulama açısından verimsizdir. Bu noktada doğru seçim kara yolu toplu taşımacılığı, otobüslerdir. Tabi hepimiz en iyisi istiyoruz ama şimdilik ticari olarak uygulanabilir proje değil, tabi biletler 10 Tl civarı olmaz ise...
Yerel seçimler öncesi paylaşmış olduğum videoyu youtube'den tekrar buldum. Aşağıda; https://www.youtube.com/watch?v=z9MJGTJzQos Karabük Üniversitesi bunu başarabilirse, Karabük için çok güzel bir hizmet gerçekleştirmiş olurlar. Dua alırlar.... Ancak sadece kampüs içersinde olacaksa pek faydası olmaz. Öğrenciler için eğlence, raylı sistemler öğrencileri için de dokunabilecekleri bir model sağlanmış olur.... İşe Karabük bekediyesinin ve Safranbolu belediyesinin de dahil olması lazım. Karabük belediyesinin şehir merkezi ile üniversite arasına tren hattı düşüncesi vardı. Hem o gerçekleşmiş olur.... Ama etüd proje çalışmasında Safranbolu ve Beşbievlern de düşünülmesi lazım. Karabük Safranbolu arasındaki trafik çok yoğun. Randıman alınırsa vatandaş Karabük ve Safranbolu belediye yönetcilerini rahat bırakmaz. İsterler.....
Yukaradaki monaray ulaşım için haber kaynağını veren linki, yorumun altına eklemeden göndermişim. Son anda farkına vardım ama yorumum gönderilmiş oldu... İlgili konunun haber kaynağı aşağıda; http://www.rayhaber.com/2016/kbu-monoray-sistemi-ile-trafigi-cozuyor/
Sayın yazar Karabük ile ilgili gelişmeleri sizlerden önce Karabük ile pek ilgisi olmayan sitelerden duyuyoruz. Sizlerden pek kaçmaz ama aşağıdaki olayı atlamışsınız. :) KBÜ monoray taşımacılık ile ilgili bir proje hazırlıyormuş galiba. Üniversite içersindeki ulaşım için deniliyor haberde ama olay için haber sitesi devrim falan kelimesi kullandığına göre sanki Karabük şehir merkezi ile Üniversite arasına kurulacak. Yoksa kampüs içersinde öyle bir sisteme ne gerek var? Acaba yeni yapılan yurtlar ile fakülte binalarının arasına mı? Bence oraya da gerek yok. Genç insanlar o arayı 2 dakikada yürüyüverirler... Eğer kampüs arasında düşünülüyor ise bu olaya belediye de bir el atsa da şehir ile üniversite arasına uygulansa fena olmaz. Hatta Bostanbükü'ye veya Çevriköprü'ye (oradaki firmalar da katkı sağlarlar ise neden olmasın) kadar da uzatmak mümkün olabilir belki. Safranbolu Karabük arasında bile düşünülebilir..... Aslında söz konusu firmayı yerel seçimler öncesi projeler havada uçuşurken, sizin sitenizdeki yorumlar bölümünde paylaşmıştım. Youtube'den örnek video da koymuştum.....
işçi arkadaş , çalışan arkadaş . Ne farkınız var ki birbirinizden. Hanginiz o dönem sendika tercihinizi şirket çıkarına çalışan çıkarına Karabük çıkarına yaptınız. hepiniz şahsi menfaatlerinizin peşinde değil miydiniz? metalciler kendilerine verilen vaatlere kanmadı mı? diğerleri işlerinden olmamak için belki de bir kadro kapmak için bu sendikayı tercih etmedi mi? Kimse kahramanlık delikanlılık hikayeleri ihanet hikayeleri anlatmasın. herkes kendi menfaatini düşündü. gelinen noktada mağdur olanlar öfkeli tabi ama dost acı söyler kendiniz ettiniz kendiniz buldunuz. her iki tarafa da bir önerim olacak. bir insanlık örneği gösterin. kırgınlıkları kini nefreti öfkeyi bir kenara bırakın. gerçekten mağdur olanlar tazminatları yetmeyenler hala iş bulamayanlar tespit edilsin. Şu anda kardemirde çalışanlar ister kendi aralarında ister dışarıdan yardımla bir fon oluştursun ve gerçek mağdurlara parasal destek olunsun. Çok mu ütopik. Bence değil. Sadece biraz insanlık. Atlar tepişir olan karıncalara olur misali sizleri bu hallere düşüren zengin patronlara da bir mesaj olur belki.
Galiba yeni işçi demişsin,bizim mücadelemiz sayesinde demişsin,köle demişsin,mücadeleyi bilmezsin demişsin,toy demiş anyayla konyayı göreceğimi hissetmiş hepsindede sallamış ama en sonunda tek doğru tespiti yapmış delikanlı olduğumu yazmışsın.Senin anlamak istemediğin yada anlayamadığın,benim eleştirim haklı yada haksız verilen mücadeleye değil,çıkarlarını ön planda tutarak menfaat peşinde koşanlara.Sizlerin içinde fabrika yönetimine ve sendikaya tepki gösterenlerin, peşinden koştuğu metal sendikası olunca nasıl sus pus olduğunu biliyoruz,hani ne oldu hepinize iş veriyorlar,mağdur etmiyorlardı.Ne gariptir ki sizlere fayda sizleri o günlerde uyaran ama sizlerin hakaret ettiği Ahmet GÖLBEK ten geliyor.
işçi rumuzuyla yazan kardeşim aynı görüşteyim. Fabrikanın neden bu hale geldiğinin göstergesinin bir parçasıdır bu arkadaşın görüşü ama bizi patron yalakası, tuzu kuru olarak lanse ederler. Bizim görevimiz çalışmak ve iş tarifinde yazan kurallara uymaktır. Sendikanın görevi de yasal çerçevede işçi haklarını korumak ve takip etmektir. Ticari faaliyetlerdeki karar ise Yönetim kuruluna aittir. Herkes haddini ve yerini bilecek. Hak aramadan önce de hak etme mücadelesi yapacak. Bu üçlü ayak sağlıklı çalışırsa, herkes kendi işini yaparsa zaten sadece burası değil tüm şirketler zirvede olur. Bunu böyle bilin. Kimsenin gazıyla değil, kendi hür iradenizle İş Tarifinde yazan sorumluluklarınızı yerine getirin. Kimine göre bu yalakalıktır ama bana göre İş aidiyetidir.
İŞÇİ RÜMUZUNLA YAZAN ARKADAŞ SEN GALİBA YENİ İŞÇİSİN.UNUTMA BİZİM MÜCADELEMİZ SAYESİNDE İŞE GİRDİN.KÖLELİK ÜCRETİNE RAZI OLARAK İŞİ GİRDİN SONRA CENGİZ GÜL ÜCRETLERİNİ İYİLEŞTİRDİ.350 LİRALARI FALAN SİZLER BİLMEZSİNİZ O MÜCADELELERİ BİLMEZSİNİZ.O ARKADAŞIM HAKLI SAPINA KADAR HAKLI.DAVALARI BİR KAZANALIM BAK BAKALIM KİMLER HAKLARINI ALICAKLAR.HERKESE ŞAPIR ŞUPUR İŞÇİYE GELİNCE YARABBİ ŞÜKÜR ÖYLE BİŞEY YOK ASLANIM ÖYLE BİŞEY YOK.350 LİRALARI YETERKİ Bİ HAK EDELİM BAKALIM NELER OLICAK.SEN YENİ İŞÇİSİN TOYSUN GALİBA.YILLAR İLERLEDİKÇE SENDE GÖRÜRSÜN ANYAYLA KONYAYI DELİKANLI.
350 liralar gelir mi yazana seslenmek istiyorum,emekliliğine çok az kalmış,metale gitmiş geri gelmiş ve 350 liranı almışsın.Gören bakanda parasını hiç alamamış ve mağdur olmuş sanacak,neyin kafası veya nasıl bir hak arayışı seninki,halen daha bi çalışan olduğunu yazmışsın ve alman gereken paralarıda sadece geç aldığını belirtmiş fakat daha fazla kardemir den nasıl para koparabilirimin peşine düşmüşsün.Sizlerin içinde sendika değişikliğini demokratik bir seçim olarak görenler kadar,emekliliğime az kaldı ben sendika değiştirirsem beni atsınlar ve daha fazla tazminat alayım mantığı ile hareket edenler bugün işsiz kalan arkadaşlarına hesap vermelidir,birde senin gibi aldığı paranın bir kez daha peşine düşen ve halen daha çalışan ama emekliliğine az kalmasını fırsat bilerek atarlarsa birde oradan tazminat alırım diyen biride en az onlar kadar hesabı kesilen arkadaşlara karşı sorumludur.Ve son olarak geçimini fabrikadan sağlamasına rağmen fırsat kollayanlarla aynı emeği paylaşmaktan,aynı havayı solumaktan nefret ediyorum.


