Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
24 Mayıs, 2017 00:11 tarihinde yayınlandı
0

Ağrılara doğal çözüm: Nöral terapi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elif Berber Menekşe, nöral terapinin hemen hemen pek çok hastalıklarda kullanılabilen bir metot olduğunu söyledi.

Nöral terapi hakkında bilgi veren VM Medical Park Samsun Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nden Uzm. Dr. Elif Berber Menekşe, “Başta Almanya olmak üzere birçok ülkede ağrı kliniklerinde kullanılan ağrı tedavi metodudur. Nöral terapide amaç; regülasyon yani vücudun yeniden düzenini kurarak ağrılara çözüm bulabilmektir, iğneler cilde yapılmaktadır. Akupunktur noktalarına, lokal ağrı noktalarına ve ağrıya sebep olabilen ameliyat izleri gibi bozucu alanlara enjeksiyon uygulanır. Nöral terapi, sinir düzenleme tedavisi olarak tanımlansa da sinirlere iğne yapılmamaktadır” dedi.

Uzm. Dr. Elif Berber Menekşe şu bilgileri verdi: “Genellikle insülin ucu şeklinde çok küçük iğneler kullanılmaktadır. İlaç olarak prokain ve lidokain gibi kısa etkili lokal anestezik madde kullanılır. Nöral terapide bu maddelerin lokal anestezik etkisinden değil, sinir sistemi üzerinde oluşturduğu biyoelektriksel düzenleyici etkisinden faydalanılmaktadır. Çok ciddi iğne fobisi olan hastalar bile bu tedaviyi yaptırabilmektedir. Uygulanan tedavide temel amaç; iğne yapmak değil, sinir sistemi ağında biyoelektriksel uyarı oluşturmaktadır. Seçilen sinir sisteminde kablo gibi bildiğimiz sinirler gibi değildir. Vücudun her hücresine ulaşan sinir uyarıları, vücudun network ağıdır. Bozucu alanlardaki olumsuz uyarılar nötralize edilir. Yaşamımız boyunca geçirdiğimiz mikrobik hastalıklar, ameliyatlar, kazalar, fiziksel ve psikolojik travmalar biyo-elektriksel bozucu alanlar sebep olmaktadır. Bademciklerimiz iltihaplandığında, dişimiz çürüdüğünde ya da sezaryen gibi bir ameliyat sonrası o bölgedeki iletişim ağı etkilenir. Bozucu alanlara cilde yapılan nöral terapienjeksiyonu ile iletişimdeki bozukluk düzeltilmektedir. Nöral terapi hemen hemen pek çok hastalıklarda kullanılabilen bir metottur. Fibromiyalji gibi yaşam kalitesini bozan ve kronikleşen migren gibi ağrı durumlarında hastalar avuç avuç ilaç yutmaktadır ve bu sebebe yönelik bir tedavi değildir. Fibromiyaljiye bağlı yaygın bel, boyun ve sırt ağrılarında, boyun kaynaklı baş ve migren ağrılarında, kronik ağrı refleksini kırmada bir tedavi seçeneğidir. Hormon bozukluklarda, bağırsakla ilgili bazı şikayetlerde, karın cildine yapılan uygulamalar da etkili olabilmektedir.”

Tedavi ettiği hastalarıyla ilgili konuşan Uzm.Dr. Elif Berber Menekşe, “Birgül Çavuş isimli hastamız, her gün baş ağrısı boyun ağrısı, başını taşıyamama hissi nedeniyle acile başvurmaktan muzdaripti ilk muayene geldiğinde, gittiği tedavilerden hiçbir fayda görmediğini belirtti. Solda belirgin diş sıkma bruksizmi mevcuttu, boyun, kafa arkası ve yüzüne çeşitli noktalardan yapılan nöralterapi ve nöroproloterapi seanslarından sonra, ilk defa baş ağrısı nedeniyle acile gitmeyip, rahat bir uyku uyuduğunu ifade etti. Hastane personelimiz olan Pınar Öncü Çırak isimli hastamıza ise o ana kadar yapılan fizik tedavi programı ile; boyun kaynaklı baş ağrısı, boyun ağrısı, ön kolunda ki ağrılar ve ellerindeki sinir sıkışmasına bağlı uyuşmalar geçmemişti. Bu nedenle; Pınar hanıma boyun, baş ve yüz bölgesine nöral terapi, kollarına, el-bilek seviyesine nöral terapi ve nöroproloterapi seansları uygulandı ve şikayetlerinin artık tamamen geçtiğini ifade etti” şeklinde açıklamasını sonlandırdı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Esra Oğuzkağan Özkan Avatarı
Esra Oğuzkağan Özkan tarafından
07 Haziran, 2026 16:24 tarihinde yayınlandı
0

“Gıygaşuk: Safranbolu’nun Köyleri” İlk Gösterimine Hazırlanıyor

Bedirhan Karakurluk’un yönetmenliğini üstlendiği, Safranbolu’nun köy yaşamını ve kültürel mirasını konu alan uzun metraj belgesel film “Gıygaşuk: Safranbolu’nun Köyleri” ilk gösterimi için gün sayıyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’nun yalnızca merkezini değil, kırsal dokusunu ve köy kültürünü de kapsamlı şekilde ele alan yapım, bölgenin yaşam hafızasını kayıt altına almayı hedefliyor.

Safranbolu’ya bağlı 60 köyde gerçekleştirilen çekimlerle hazırlanan belgesel, geleneksel yaşam biçimlerinden kültürel mirasa, günlük köy hayatından sosyal dokunun detaylarına kadar geniş bir yelpazeyi izleyiciye sunuyor. Arşiv niteliği taşıyan yapım, bölgenin sözlü ve görsel hafızasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.

İlk Gösterim 10 Haziran’da

Belgeselin dünya prömiyeri, Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamında 10 Haziran Çarşamba günü saat 18.15’te Safranbolu Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Gösterimle birlikte film, ilk kez izleyici karşısına çıkmış olacak.

Gösterim Sonrası Söyleşi Düzenlenecek

Film gösteriminin ardından yönetmen Bedirhan Karakurluk’un katılımıyla bir söyleşi programı da düzenlenecek. Etkinlikte belgeselin hazırlık süreci, çekim aşamalarında yaşanan deneyimler ve Safranbolu köylerine dair dikkat çekici detaylar izleyicilerle paylaşılacak.

Söyleşi bölümünde katılımcılar, film ve proje hakkında merak ettikleri soruları doğrudan yönetmene yönelterek belgeselin ortaya çıkış sürecine ilişkin daha ayrıntılı bilgi edinme imkânı bulacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin