Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
13 Temmuz, 2015 10:15 tarihinde yayınlandı
0

Aksoy: “Safranbolu Belediyesi Sorumlu Değildir”

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün Hasan Dede Tepesi bölgesine yapılacak olan otopark projesini iptal edildiğini açıkladı.

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy beraberinde Başkan Yardımcıları Erdoğan Şenol, Dursun Mustafa Dayıoğlu, Hüseyin Bilicioğlu ve İmar Müdürü Başak Tombak Dökmeci ile gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Safranbolu Belediyesi Meclis Salonunda gazetecilere gerçekleşen toplantıda, Turizm ile korumacılık arasında Safranbolu’da büyük bir bağlantının olduğunu söyleyen Safranbolu Belediye Başkanı Aksoy, “ Başka yerlerde özellikle deniz turizminin olduğu bölgelerde, gel-geç dediğimiz yerlerde turizm o bölgenin geleneksel yapısına normalde zarar verir. Yani korumacılar normal bir süreçte turizmin hareketlenmesine sıcak bakmazlar. Oysa Safranbolu’da durum farklı. Safranbolu’da korumacılık turizmin finansmanıyla sürdürülmekte. Yani insanlarımız turizmden kazandıkları değerle finansmanla, bütçeyle binaları restore ediyor ve ayakta tutmaya devam ediyor. Çarşı bölgesi bugün bir değer kazandıysa bu turizmin hareketlenmesi sebebiyledir. Dolayısıyla bizim koruma kullanma dengesini iyi muhafaza ederek koruma ve kullanma dengesini bir birini yok edecek aşamaya getirmeden muhafaza ederek iş birliği içerisinde sürdürmeliyiz. Biz önümüze bir hedef koyduk. ‘Safranbolu’ya biz bir milyon turisti getirip konaklatacağız, bu gelen insanların sağlamış olduğu ekonomik girdiyle de kentimizin hem koruma sürecini ileriye götüreceğiz hem de kent ekonomisini, işsize iş, çalışmak istemeyene uygun ortam sağlayacağız’ hedefiyle yola çıktık. Bunun içinde de önümüzdeki bir kaç engeli aşmamız gerekiyordu.” dedi.

Aksoy engellerden birisinin de trafik sorunu olduğunu belirterek “Gerek çarşıda yaşayan insanlar gerek turizm taraftarları gerekse yolu kullananlar özellikle hafta sonu ve bayram tatili gibi misafirlerimizin Safranbolu’ya yoğun ilgi gösterdiği günlerde Safranbolu trafiğinden oldukça muzdaripler. Bunun yanında turizm bölgesi düşünün ki gelen misafirler araçlarını iktidai şekilde yol üstü alanlara bırakıyorlar. Böyle bir bölgenin turizm alt yapısından bahsedemezsiniz. Çarşı Bölgesi bizim için hem yaşamsal alan hem de önemli bir kültürel değerdir. Bu değerlerin arasında yaşayan insanların, belirli günlerde meydana gelebilecek olumsuzlukta, deprem, sel, yangın tehlikesinde, rahatsızlanmalarında ambulansın girmesi gerektiği süreçlerde trafiğin içinden çıkılmaz halde olduğunu bütün Safranbolu’da yaşayanlar bunu görmekteler. Yerel yönetici olarak, belediye başkanı olarak insanlarımızın bu ihtiyaçlarını en ince dokusuna kadar yüreğimde hissediyorum” ifadesinde bulundu.

DERT YANMA MAKAMI DEĞİL, ÇÖZÜM MAKAMIYIZ

Belediye olarak dert yanma makamı değil çözüm makamı olduklarını da ifade eden Başkan Aksoy, “Belediye Başkanı olarak vazifemizi yerine getirdik bir çözüm ürettik. Bu da Hasan Dede Tepesi üzerinde meydana getireceğimiz büyük bir otopark alanıyla çarşının trafik yoğunlunu rahatlatmayı, gelen misafirlerimizin arabalarını rahatlıkla, güvenilir olarak park edebilecekleri kısa bir yürüme mesafesiyle çarşıya ulaşabilecekleri bir projedir. Biz bu projenin başlangıcı 04.06.2013 tarihinde başladık. İki senen üzerinde bir zaman sonra yeni gündeme girebildi. Biz bu projeyle ilgili bütün aşamaları santim santim takip ettik. 2013 yılının 6. ayında Koruma Kurulu’na ‘Biz bir fikir projesi ürettik, Safranbolu Hasan Dede Tepesi mevkisinde bir fikir projesi. Burada otopark yapacağız, insanların şuradan aşağı indireceğiz, araçları buradan çıkaracağız. Buna ne diyorsunuz bize fikrinizi söyler misiniz’ diye, Fikir projesine Koruma Kurulu’nun o günkü üyeleri dediler ki, ‘Bununla ilgili jeolojik etütlerini ve diğer teknik işlerini hallet projeni sağlam hale getir, bu projeyi bize tekrar ulaştır’ dediler. Biz de 21.10.2013 tarihinde jeolojik etüt çalışmalarını tamamlayarak koruma kuruluna ilettik. 4 ay içerisinde gerekli çalışmaları yaptık” diyerek Koruma Kurulu’nun toplantı yaptığını ve etütlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığından da onaylatılmasının ardından kendilerine getirilmesini istediklerini ve bunun üzerine etütleri bakanlığa gönderdiklerini söyledi.

Etüt raporlarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan işin jeolojik açıdan bir sakınca doğurmayacağı, plan tadili yapılmasının önünde jeolojik açıdan bir engelin bulunmadığı konusunda onay alındığını belirten Aksoy, belediye meclisi tarafından Hasan Dede Tepesi üzerindeki plan tadilatı çalışmasını yaparak Koruma Kurulu’na gönderildiğini ve Koruma Kurulunun dosyayı aldıktan yaklaşık bir hafta sonrasındaki kurul toplantısında plan tadilatının alınmadığını, eksik evrak var denildiğini tekrar kurulun belirtmiş olduğu eksik evrakları tamamlayarak, kurula gönderdiklerini ve tekrar Koruma Kurulunun planın bazı noktalarıyla ilgili çakışmalar olduğu ve başka planla iç içe girmeler olduğunu belirten yazı yazdığını kaydetti.

Tekrar eksikliklerin giderilip gönderildiğini ve kurulun plan tadilatının yine gündeme alınmadığını belirten Aksoy “Dedikleri eksik evraklar şunlar, ‘Şu evrakın niye aslı yok, ıslak imza niye yok?’ Malum ıslak imza meselesinin nereden çıktığını iyi biliyorsunuz. ‘Islak imza’ diye diye sanki darbe dönemlerinin çağrıştırmasını yapan bir hale geldi. Darbe dönemlerinin lafı olan ıslak imzayı bizim müdürlüğümüz belediyemizin yazmış olduğu evraklara itibar etmeyip, ıslak imza istemeye başladı. Sanki sorgu kâtipliğine başladılar” şeklinde konuştu.

Geçen haftalarda basına yapmış olduğu açıklamaların ardından alelacele o bahsetmiş oldukları evrakları istemeksizin, ama işi kılıfına da uydurarak koruma kurulu toplantısına aldıklarını kaydeden Aksoy, “Toplantıya ilgisi olan olmayan bütün muhalifler davet edilmiş durumdaydı. Bu projeye muhalif olanlar. Safranbolu’da yaşayan herkese sonuna kadar saygım var. Ama sokakta ki adamın bu karara yönelik dilekçesini gündeme alıp bu dilekçeyi, bu dilekçenin bir satır cevabı var, ‘Koruma Bölge Kuruluna gönderilen dosya içerisindeki kararın halk toplantıları yapılmamış’ diyor. Halk toplantılarının yapılmasıyla ilgili mevzuat hükmü yürürlülükten kaldırıldı. Bu dilekçe bile okundu benim plancımın gerekçe raporu okunmadı. Plan hiç içine bile bakılmazsızın reddedildi. Çarşıdaki trafik sıkışıklığından, gelen misafirlerin çarşıda yürümede karşılaştıkları sıkıntıdan, çarşıda meydana gelebilecek herhangi bir olumsuzluktan bu saatten sonra Safranbolu Belediyesi sorumlu değildir. Biz bunlarla ilgili projemizi ürettik tarafları getirdik. Madem bunu kabul etmiyorsunuz o zaman bize öneri geliştirin dedik. Bizim yetkimiz dâhilinde değil, sen çalışacaksın biz irdeleyip cevap vereceğiz dediler. Bu saat sonra Safranbolu çarşı bölgesiyle ilgili doğabilecek sıkıntılardan dolayı ilgili olanın koruma kurulu olduğunu ifade ediyorum. Bu hususla ilgili siyaset nezdinde, gerek kamu nezdinde ve gerekse mahkeme nezdinde başvurularımı yapacağımı ifade ediyorum. Daha henüz elime karar gelmedi. Bununla ilgili çalışmaları yapacağız. Gerekirse mahkeme yoluna kadar gideceğiz” dedi.

ÇARŞI’DAN OTOBAN MI GEÇİRİYORUM?

Aksoy, “Bir takım koruma alanını bütünüyle etkileyecek plan tadilatı yapılamaz hükmü var. Bizim koruma alanlarımız Çarşı bölgesi Kıranköy ve Bağlar kesiminden oluşuyor. Çarşı bölgesinin üzerinden otoban mı geçiriyorum ki bütünüyle etkilensin. Ben Bağlar kısmındaki bütün binaları yıkıp yerine daha büyük gökdelenler yapacak plan tadilatı mı getiriyorum ki bütünü etkilensin. Biz sadece korumayı daha da yaygınlaştıracak, kökleştirecek bir karar getirdik. Getirdiğimiz karar koruma alanlarının çok uzağındadır. Kötü örnek olarak verdikleri, geçmişte korumacılıkla ilgili fenomen olarak ilan edilen dönemlerin yapıları Babasultan yapıları üç kat yüksekliktedir, Göztepe yapıları beş kat yüksekliğindedir.” dedi.

Başkan Aksoy, Safranbolulu vatandaşlara hitaben ise, “her ne kadar engellense de sizin Aksoy ihtiyaçlarınızı gidermemle ilgili önümüze set çekilse de ben Safranbolu halkının ihtiyaçlarını gidermek için kapıdan kovsalar bacadan gireceğim, dağı gelip altından geçeceğim, ihtiyaçlarını gidereceğim. Başka Hasan Dedeler bulup bu işi çözeceğim” açıklamasında bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 17:11 tarihinde yayınlandı
0 0

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak: “Kumar oynama yaşı 9’a kadar düştü”

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da düzenlenen “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” toplantısında sanal bahis ve kumar bağımlılığının aileler üzerindeki etkileri ele alındı.

Toplantıda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü belirterek “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor” dedi.

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Önceki Dönem Kamu Denetçisi Şeref Malkoç, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.

“Güçlü toplumun temeli güçlü ailedir”

Programın açılış konuşmasını yapan HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu, ailenin toplumun en önemli yapı taşı olduğunu ifade ederek “Güçlü bir toplum oluşturmak için güçlü bir aileye ihtiyaç var. Güçlü bir devlet oluşturmak için de güçlü bir topluma ihtiyaç var. Aileyi zedeleyecek her türlü sorunun ortadan kaldırılmasını bir vatan borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla Trabzon’da çalışmalarımızı yürüttük” diye konuştu.

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ise sanal bahis ve kumarın toplumsal bir tehdit haline geldiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bugün sadece bir proje tanıtımı için değil, toplumsal bir seferberlik için bir araya geldiklerini ifade eden Oymak, “15 yaşındaki çocuklarımızı suç makinesine dönüştüren, bağımlılığına para bulmak için her şeyini harcayan ve sonunda intihara sürüklenen gençlerimizin sorunlarına çözüm aramak için buradayız. Yasal görünümlü illegal platformlar aile yapımızı temelinden sarsıyor, boşanmalardan intiharlara kadar uzanan süreçleri tetikliyor” diye konuştu.

Sanal bahis sitelerinin çocukların ve gençlerin erişimine son derece açık hale geldiğini kaydeden Oymak, “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor. Bu mesele sessizce ilerleyen toplumsal bir erozyondur. Veriler, sanal kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü, bağımlılıktaki en yüksek artışın ise 15-24 yaş aralığında görüldüğünü ortaya koyuyor. Yeşilay verilerine göre kumar bağımlılığı nedeniyle başvuranların sayısı son iki yılda yüzde 100’den fazla arttı. Unutmayalım ki bir genci korumak bir aileyi korumaktır, bir aileyi korumak ise geleceğimizi korumaktır” ifadelerini kullandı.

Başsavcı Çelik: “IBAN mağduru değil, IBAN sanığı”

Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik de sanal bahis ve yasa dışı kumarla mücadelenin topyekûn yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Terörle mücadelenin dönemsel olarak kazanılabileceğini ancak uyuşturucu ve sanal bahisle mücadelenin çok daha zor olduğunu belirten Çelik, “Bu mücadeleye toplumun bütün kesimleri katılmalı. Adliye, emniyet ve jandarma olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri ödeme kuruluşları ve bankacılık sistemleri üzerinden organize ediliyor. Bu konuda önemli yasal düzenlemeler yapıldı” dedi.

Bankaların mesai saatleri dışında alınan tedbir kararlarını uygulamakta yaşanan sorunlara da değinen Çelik, Trabzon’da yürütülen çalışmalarla bankalarda mesai dışı ulaşılabilecek sorumlu personellerin belirlenmesini sağladıklarını ifade etti.

Toplumda sıkça kullanılan “IBAN mağduru” ifadesini doğru bulmadığını söyleyen Çelik, “IBAN mağduru değil, IBAN hükümlüsü, IBAN şüphelisi ya da IBAN sanığı diyebiliriz. Çünkü bu kişiler hesaplarını menfaat karşılığında kullandırıyor. Bu suça doğrudan iştirak etmese bile suçun işlenmesine vesile oluyorlar. Bu nedenle bu durumu masumlaştırmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Vali Şahin: “Çocuklarımızı koruyacak ortamları oluşturacağız”

Trabzon Valisi Tahir Şahin ise sanal bahis ve dijital bağımlılıklarla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Derneğimizin ortaya koyacağı yol haritası doğrultusunda tüm kamu kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Özellikle küçük yaştaki çocuklarımızın hayatını olumsuz etkileyebilecek alışkanlıkların erken dönemde tespiti ve önlenmesi için çalışmalar yürüteceğiz. Çocuklarımızın bu tür olumsuzluklarla karşılaşmayacağı ortamları oluşturma gayreti içerisindeyiz” dedi.

Başkan Genç: “Aileyi korumak geleceği korumaktır”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de aile kurumunun korunmasının toplumsal geleceğin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Teknolojinin hayatı kolaylaştırırken bazı riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Genç, “Aileyi korumak, toplumumuzu ve geleceğimizi korumaktır. Türk milletini ayakta tutan en büyük gücümüz sağlam aile yapımızdır. Sosyal medya ve dijital platformların çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini görmezden gelemeyiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin zihinlerinin, zamanlarının ve dikkatlerinin dijital bağımlılıklarla kuşatıldığını görüyoruz. Bu nedenle bu konuya duyarsız kalmamız mümkün değildir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin