Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
23 Mayıs, 2017 00:29 tarihinde yayınlandı
0

Anne Sütü Bebeğin Tüm Gereksinimlerini Karşılar

Özel Medikar Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Şerife Bilgin Yıldırım anne ve adaylarına anne sütünün önemini ve emzirme konusunda bilgi vererek “Anne sütü besin ögeleri bileşimi bebeğin tüm gereksinimlerini karşılar.” dedi

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Şerife Bilgin Yıldırım “Anne sütü özel yapıda, sindirimi kolay ve enfeksiyondan koruyucu nitelikleri zengin bir protein içeriğine sahiptir. Anne sütünde protein ve minerallerin inek sütüne göre daha az olması, sindirim ve böbrekler açısından bebeğin yüklenmesini önler. Anne üstündeki demir, çinko gibi minerallerin emilimi, inek sütüne göre çok daha fazla, örneğin demir için beş katıdır. Anne sütünde sindirimi kolay doymamış yağ asitlerinin oranı yüksektir. Beyin ve sinir sistemi için şart olan temel ve zorunlu yağ asitleri ise inek sütüne göre 8 kat olup, ilk 4 ay boyunca bebek tarafından sentezlenememektedir.

ANNE SÜTÜ İLE BEBEĞİN BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR?
İlk saatlerden itibaren bebeğin istekle, uygun koşullarda ve doğru teknikle emzirilmesi anne sütü ile bebeğin beslenebilmesi için en önemli koşuldur. Emzirme sırasında salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonları memedeki sütün boşalmasını sağlar ve yeni süt yapımını uyarır.

BAŞARILI BİR EMZİRME NASIL OLMALI?
Başarılı bir emzirme için her şeyden önce doğru kucaklama ve pozisyon alma gereklidir. Anne normal koşullarda rahat bir koltukta, sırtı dik olarak oturmalıdır. Bebek yüzü ve gövdesi aynı doğrultuda ve anneye dönük, başı gövdeye göre yüksekte, yani eğri bir çizgi oluşturacak şekilde anne tarafından kucaklanmalıdır. Bebeğin başı, annenin emzirilen göğsünün tarafındaki kolu dirsekten bükülerek, dirsek kıvrımının hemen önüne yerleştirilmelidir. Bebeğin altta kalan kolu anne ile bebek arasına girmemelidir. Bebeğin başına arkadan bastırılmamalıdır. Anne kolunun altı gereğinde bir yastık ile desteklenebilir. Bebek uygun şekilde pozisyon verilerek kucağa alındıktan sonra alt dudağı meme ucunun altına gelecek şekilde bebek aşağıdan yukarıya doğru memeye yaklaştırılmalı, diğer elin dört parmağı memeyi alttan desteklerken başparmak üstte memeyi yönlendirmelidir. Anne meme ucunu bebeğin dudaklarına değdirerek emme için ağzını açmasını sağlamalı, bebek ağzını genişçe açtığında meme ucu ve çevresindeki kahverengi bölüm (areola) birlikte bebeğin ağzına verilmelidir. Bebeğin çenesi memeye dayanmalı, üstteki başparmak burnun tıkanmasını önlemelidir.

SÜT YAPIMI ÜZERİNE ETKİLİ FAKTÖRLER NELERDİR?
Süt yapımını belirleyen en önemli iki faktör bebeğin sık emmesi ve memelerin boşaltılmasıdır. Yorgunluk ve stres, ruhsal sıkıntılar ve en önemlisi emzirmeye isteksizlik, anne sütü miktarını azaltabilir. Meme büyüklüğü süt yapımında önemli değildir. Yine meme başlarının düz veya içe çökük olması bebek doğru teknikle emzirilirse sorun olmaz. Annenin yeterli sıvı alması ve dengeli beslenmesi yeterlidir. Aşırı kalorili, şekerli yiyecek ve içeceklerin süt yapımına katkısı yoktur. Sıvı alımının aşırısı da sakıncalı olabilir. Sebze ve meyveler, yeşil salatalar bolca tüketilmelidir. Anne yeterli süt ve süt ürünleri ile protein ve demir içeren gıdaları dengeli bir şekilde almalıdır. Gebelikte olduğu gibi, kalsiyum ve demir desteği sürdürülmelidir.
Yeni doğan doğumdan sonra en kısa zamanda memeye verilmeli ve devamında emzirme sıklığı ve süresi bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır. İlk emzirmelerde süt hemen gelmeyebileceğinden, bebeğe başka bir besin vermeden emzirmeye devam edilmelidir. Özellikle ilk 2 ay her istediğinde bebeğe meme verilmelidir. Her öğünde bebeğin bir memeyi tamamen boşaltması sağlanmalıdır. Bu süre genellikle 10-15 dakika kadardır. İlk dönemden sonra emzirme aralıkları 2-3 saate uzayabilmektedir.

ACABA SÜTÜM YETERLİ Mİ?
Bebeğin yeterli beslendiği, günde en az beş kez idrar yaparak bezini ıslatması, en geç 15. günde doğum kilosuna ulaşması ve ayda en az 500-600 gram alması ile anlaşılır. Bebeklerde ilk günlerde görülen doğal tartı kaybının nedeni vücutta su oranının azalması ve suyun yer değiştirmesidir; anne sütü yetersizliğine bağlanmamalıdır. Dışkılama sayısı, bebeğin huzursuzluğu, uyku düzensizliği veya aşırı ağlaması anne sütü miktarı açısından güvenilir kriterler değildir.

EMZİRMEDE SIK YAPILAN HATALAR NELERDİR?
Emzirmeden önce meme başının karbonatlı su, sabunlu su veya çeşitli kremler ile temizlenmesi meme başı çatlağına ve bebeğin memeyi tutmasında çeşitli güçlüklere neden olabilir. En iyi meme bakımı anne sütü ile olur. Özel silikon başlıklar bebeğin memeyi doğru kavramasını engeller. Ortamda aşırı kalabalık ve gürültü, aile içi gerginlikler, aşırı sıcak, sıkı giysiler ve örtüler bebeğin emmesini olumsuz etkileyebilir. Eldiven giydirilmesi bebeğin parmaklarını emmesini engelleyerek huzursuzluğuna neden olabilir. Bebeğin doymadığı kaygısı ile biberon kullanılarak ek besin verilmesi, emziğin şekerli sıvılara ve bala batırılması, bebeğe şekerli bitki çayları verilmesi memeye isteksizlik yaratabilir. Görüldüğü gibi, başarılı bir emzirmenin birinci kuralı istemek ve gerisini bebeğe bırakmaktır.

ANNE SÜTÜNÜN ÖZELLİKLERİ
– Her zaman steril ve bebeğe uygundur.
– Besin ögeleri bileşimi bebeğin tüm gereksinimlerini karşılar.
– Koruyucu etmenleri içerir.
– Sindirime yardımcı aktif enzimler içerir.
– Enfeksiyonu önleyen bağışıklık ögeleri (IgA, IgG ve IgM) içerir.
– Hormonlar ve büyüme etmenleri içerir.
– Solunum yolu ve gastrointestinalenfeksiyonların görülme oranını düşürür.
– Çene ve diş gelişiminde rolü vardır.
– Bazı kronik hastalıkların oluşma riskini azaltır. (Tip I diyabet, çölyak, şişmanlık, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon)
– Alerjiye karşı koruyucudur.
– Emzirme bebeğin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olur ve bebeğin sosyal ilişkilerinde güçlü bir erişkin aday olmasını sağlar.
Emzirme, anne ile bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirerek sevgi dolu bir ilişkiyi sağlar. Annenin sağlığını korur, göğüs kanseri, yumurtalık (over) kanseri ve osteoporoz riskini azaltır.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Esra Oğuzkağan Özkan Avatarı
Esra Oğuzkağan Özkan tarafından
07 Haziran, 2026 16:24 tarihinde yayınlandı
0

“Gıygaşuk: Safranbolu’nun Köyleri” İlk Gösterimine Hazırlanıyor

Bedirhan Karakurluk’un yönetmenliğini üstlendiği, Safranbolu’nun köy yaşamını ve kültürel mirasını konu alan uzun metraj belgesel film “Gıygaşuk: Safranbolu’nun Köyleri” ilk gösterimi için gün sayıyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’nun yalnızca merkezini değil, kırsal dokusunu ve köy kültürünü de kapsamlı şekilde ele alan yapım, bölgenin yaşam hafızasını kayıt altına almayı hedefliyor.

Safranbolu’ya bağlı 60 köyde gerçekleştirilen çekimlerle hazırlanan belgesel, geleneksel yaşam biçimlerinden kültürel mirasa, günlük köy hayatından sosyal dokunun detaylarına kadar geniş bir yelpazeyi izleyiciye sunuyor. Arşiv niteliği taşıyan yapım, bölgenin sözlü ve görsel hafızasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.

İlk Gösterim 10 Haziran’da

Belgeselin dünya prömiyeri, Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamında 10 Haziran Çarşamba günü saat 18.15’te Safranbolu Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Gösterimle birlikte film, ilk kez izleyici karşısına çıkmış olacak.

Gösterim Sonrası Söyleşi Düzenlenecek

Film gösteriminin ardından yönetmen Bedirhan Karakurluk’un katılımıyla bir söyleşi programı da düzenlenecek. Etkinlikte belgeselin hazırlık süreci, çekim aşamalarında yaşanan deneyimler ve Safranbolu köylerine dair dikkat çekici detaylar izleyicilerle paylaşılacak.

Söyleşi bölümünde katılımcılar, film ve proje hakkında merak ettikleri soruları doğrudan yönetmene yönelterek belgeselin ortaya çıkış sürecine ilişkin daha ayrıntılı bilgi edinme imkânı bulacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin