Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
19 Mayıs, 2017 00:19 tarihinde yayınlandı
0

Bebeğin ilk bin günü tüm hayatını etkiliyor

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Kaleli Babaoğlu, bebeğin anne rahmine düşmesinden itibaren ilk bin günü yapılan hataların astım, obezite, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklara yol açabildiğini söyledi.

Dr. Babaoğlu, bebeklerin anne rahmine düşmesinden 2’nci yaşının sonuna kadar süren dönemi kapsayan ilk bin günün, onların tüm geleceğini şekillendirdiğini söyledi.

Okul başarısını bile etkiliyor

Medical Park Tarsus Hastanesi’nde görev yapan Uzm. Dr. Hatice Kaleli Babaoğlu, “Çocuğun fiziksel ve mental gelişiminin olduğu kadar, onun erişkin dönemde karşılaşacağı hastalıkların temelinin de bu dönemde atıldığını söyleyerek, “Günümüzde, yapılan tüm çalışmalarda astım, obezite, drabetermellitus, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıkların nedenlerinin bu dönemde yapılan yanlış uygulamalar olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca çocuklarımızın okul başarısı ve kognitif fonksiyonlarının temeli de bu dönemde atılmaktadır” dedi.

Takviye gerekebilir

İlk bin gün içindeki hamilelik boyunca annenin beslenmesinin önemine dikkat çeken Babaoğlu, “Bebek bekleyen kadınlar, özellikle omega3, Folik asit, demir, iyot gibi bileşenlerin desteğini doktoruna danışarak düzenli olarak kullanmalıdır. Gerektiği zaman ve özel durumlarda mutlaka diyetisyen desteği almalıdırlar. Unutmayalım ki sağlıklı bir gebelik dönemi, sağlıklı bir doğumu getirecektir ” diye konuştu.

Normal doğum ve bağışıklık

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Kaleli Babaoğlu, doğum yöntemi için ise şunları söyledi: “Tabii ki eğer tıbbi zorunluluk yoksa,en sağlıklı olan doğum şekli bebeğin normal vajinal yolla dünyaya gelmesidir. Çünkü,normal vajinal doğumda bebekler annesin vajina florasında bulunan tüm yararlı bakterileri kendilerine kolayca alırlar. Bu faydalı bakteriler ise bebeğin mikrobiotasını oluştur ve onun bağışıklık sistemi ve gelişimi için son derece önemli bir basamaktır. Bu noktada tüm anne adaylarına buradan seslenmek istiyorum; Lütfen bebeğinizin gelişiminde çok önemli olan bu faydalı bakterileri, bebeğinizin hayata başlarken almasını sağlayın ve normal doğumu tercih edin.”

İlk sütü mutlaka verin

Uz. Dr. Hatice Kaleli Babaoğlu, Bebek için önemli 3’üncü basamağın ise bebeğin doğumdan sonra anne sütünü alması olduğunu kaydederek, “Doğumdan sonra ilk saatlerde bebek anne sütüyle beslenmeye başlamalıdır. Özellikle “Kolastrum” dediğimiz ilk süt, bağışıklık sistemi ürünlerinden çok zengindir ve bebeğe mutlaka verilmelidir. Yapılan en büyük yanlışlardan birisi, ilk saatlerde bebeğe kan şekeri düşmesin diye hemen formül mamaların biberon ile verilmesidir. Oysaki sevgili anneler unutmayınız: Bebeğiniz ilk doğduğunda mide kapasitesi bir kiraz tanesi büyüklüğündedir ve sizin o değerli kolastrum sütünüzle mutlaka doyacaktır” ifadelerini kullandı.

Doğru kararlar sizin elinizde

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Kaleli Babaoğlu, ilk bin gün içinde devam eden süreç için ise şu bilgileri verdi: “6 aya kadar anne sütünü verdiğiniz bebeğinize 6 ay sonunda tamamlayıcı besinleri doğru zamanda, doğru miktar ve doğru çeşitlerle başlamalısınız.

Unutmayın ki özellikle 6 ay ve 1 yaş arası dönem de son derece önemlidir. Bu dönemde mutlaka doktorunuzdan bilgi almalısınız. Lütfen aldığınız karar ve uygulamalarda ilk bin günün önemini mutlaka aklınıza getirmelisiniz. Bu süreç doğru başlaması için 3 önemli adım var. Gebelikte doğru, dengeli ve düzenli beslenmek, normal vajinal yol ile bebeği dünyaya getirmek, doğumdan sonra ilk saatlerden itibaren mutlaka anne sütü verme ve emzirmeye 6 ay boyunca devam etmek. Bu 3 adımı uyguladığınızda siz ve bebeğiniz ilk bin güne doğru başlamış olacak ve doğru ilerleyeceksiniz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 17:36 tarihinde yayınlandı
0 0

Sivastopol açıklarındaki saldırıda hayatını kaybeden Trabzonlu balıkçı son yolculuğuna uğurlandı

Sivastopol açıklarındaki saldırıda hayatını kaybeden Trabzonlu balıkçı son yolculuğuna uğurlandı.

Kırım’ın batısında Sivastopol açıklarında Türk bayraklı “Duru 67” isimli balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 47 yaşındaki Trabzonlu balıkçı Cüneyt Varlık, memleketinde son yolculuğuna uğurlandı.

Karadeniz’de Kırım’ın batısında Sivastopol açıklarında saldırıya uğrayan Türk bayraklı “Duru 67” isimli balıkçı teknesinde bulunan Cüneyt Varlık, yaralanmasının ardından başka bir balıkçı teknesine tahliye edilmiş, İnebolu’ya sevki sırasında hayatını kaybetmişti.

Varlık’ın cenazesi, memleketi Trabzon’a getirildi. 47 yaşındaki balıkçı için Çarşıbaşı ilçesine bağlı Yoroz Fener Mahallesi Yalı Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Varlık’ın ailesi, yakınları, balıkçı meslektaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Helallik alınmasının ardından Varlık’ın cenazesi Akçaabat’ta bulunan aile kabristanlığında dualarla toprağa verildi.

“Ekmeğinin peşindeydi”

Mersin Mahalle Muhtarı Mustafa Yılmaz, Cüneyt Varlık’ın çocukluk arkadaşı olduğunu belirterek, “O gün bana bir telefon geldi. Cüneyt kardeşimiz avcılık yaparken, bomba atıldığını öğrendik. Üzüntü içerisinde söylüyorum ki maalesef Cüneyt vefat etti. Yaralıların olduğunu öğrendik. Yaralılardan ikisi benim çocukluk arkadaşım, bizim köylüler. Bir şekilde onlara ulaştık. Onları kurtaran ’Burak Kaya’ teknesindekilere ulaştık. Sağ olsunlar bize yardımcı oldular ve yaralılarla bizi devamlı görüştürdüler. Sahil Güvenlik onları kurtarana kadar onlardan haber aldık. Cüneyt benim çocukluk arkadaşım. 2 ayda bir aynı bölgeye balık avına gidiyordu. 2023 yılında aynı tekne İnebolu’da batmıştı, onu tamir edip tekrar balıkçılık yapmaya başladı. Ekmeğinin peşindeydi. Yaralılardan Ahmet ve Mehmet Özlü buralı, biri Sinoplu, diğerinin de Ordulu olduğunu biliyorum. Mehmet Özlü’nün dalağının alındığını ve ciğerinde birkaç tane şarapnel parçası olduğunu, Ahmet Özlü’nün de bacağının arkasında kopma olduğunu öğrendik. Tedavileri sürüyor” dedi.

“Denizi çok seviyordu”

Cüneyt Varlık’ın kuzeni Çilem Dilek Demirci ise büyük üzüntü yaşadıklarını ifade ederek, “Cüneyt benim kuzenimdi ama çocukluğum, gençliğimdi. Bu zamana kadar her zaman yanımda olan çok iyi biriydi. Duyunca çok üzüldük ve şaşırdık. Denizi çok seviyordu. Denizde ölmesi de ayrı bir durum oldu. Bir şey diyemiyorum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin