Haber Merkezi tarafından
26 Şubat, 2025 16:31 tarihinde yayınlandı
A+ A-

Çankırı’daki Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi’nin İlginç Hikayesi

Çankırı'da düzenlenen TİGAD Çalıştayı kapsamında gazeteciler, kentin tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret etti. Gezide en çok dikkat çeken Osmanlı'ya ait tarihin bir konaktan müzeye dönüştürülen Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi’nin kurulması öyküsüyle birlikte ünlü yönetmen ve oyuncu Yılmaz Erdoğan’ın izlenme rekorları kıran VİZONTELE filmi oldu.

Çankırı'da "Radyocu Ferit" olarak bilinen Ferit Akalın'ın 1923'ten 1970 yılına kadar biriktirdiği ve bağışladığı  90 radyonun yer aldığı müzede, eski telefonlar ve telefon santrali, telgraf, posta pulları, televizyonlar ve yerel gazetelerin bulunduğu yaklaşık 200 araç gereç sergileniyor. Müzede Zeki Müren'in Çankırı'da askerlik yaptığı süreçte verdiği konserde kullandığı mikrofon da sergileniyor.

VİZONTELE, ÇANKIRI VE FERİT AKALIN’IN ÖYKÜSÜ MÜ ?

Türkiye’de bilinmiyor olsa da, Çankırı’da hemen herkes Çankırı’ya ilk radyo ve ilk televizyonu getiren ve kuran kişinin Ferit Akalın olduğunu ve o dönem Çankırı Lisesinde okuyan Yılmaz Erdoğan’ın yıllar sonra Ferit Akalın’ın televizyonu kurarken yaşadığı tüm öyküleri doğuda başka bir ilde yaşanmış gibi Vizontele ismiyle sinemaya taşıdığını iddia ediyor.

Öncelikle Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi’nin kuruluş öyküsünü anlatan Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi’si Rehberlerinden Sibel Atulkan anlatısında ; “1870 yılında "Sarık Kadı Konağı" olarak inşa edilen yapı, Osmanlı sivil mimarisinin önemli örnekleri arasında yer almaktadır. Haremlik ve selamlık olarak iki ayrı bina şeklinde tasarlanmış konakta, dönemin önemli isimlerinden Sarık Kadı hem resmi olarak yürütmüş hem de ailesiyle birlikte ikamet etmiştir.

2000'li yıllarda Çankırı Kültür Müdürlüğü ve Belediye tarafından restore edilen yapı, müzeye dönüştürülme kararı alınırken, ilginç bir gelişme yaşandı. Çankırı radyo koleksiyoncusu ve radyocu 1939 doğumluRadyocu Ferit olarak bilinen  Ferit Akalın, müzeye 90 antika radyosunu bağışladı. Bu birikimi nedeniyle müzeye adı verildi. Günümüzde İzmir'de yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle çocuklarının yanında ikamet eden Ferit Akalın, hala radyolarla evinin bir odasında iç aksamıyla dış aksamıyla ilgilenmeye devam etmektedir.” dedi.

VİZONTELE FİLMİ FERİT AKALIN'IN HAYATINDAN MI ESİNLENDİ ?

Yılmaz Erdoğan'ın babası Nazım Erdoğan’ın , 1968-1974 yılları arasında Çankırı Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nde görev yaparken ailesiyle birlikte Çankırı'da ikamet ettiğini vurgulayan Rehber Atulkan şu ifadelerde bulundu.

 “Bu dönemde Yılmaz Erdoğan eğitimlerini Çankırı Lisesi'nde sürdürdü. Ferit Akalın’ın ilk radyo ve ilk televizyonu getirme çalışmalarında yaşadığı olayların yıllar sonra , Yılmaz Erdoğan Vizontele olarak sinema filmini yapıyor. Öykünün tamamı Çankırı’da Ferit Akalın’ın yaşadıklarıdır.Vizontele filminin çekimlerini Van'ın Erciş ilçesinde gerçekleştirdiği biliniyor. Yılmaz Erdoğan aslen Hakkarilidir.Akalın’ın ailesi  Yılmaz Erdoğan ile görüşmek istediler ama dönüş alamadılar.Sonrasında Yılmaz Erdoğan’ı dava ettiler  ama sonrasında ne gelişmeler olduğunu bilmiyorum.”

Zeki Müren’de Bizi Görecek Mi ?repliğinin nereden çıktığının öyküsünü de anlatan Rehber, Sanat Güneşimiz Zeki Müren’in 1958 yılında askerliğinin üç aylık bir dönemini Çankırı'da  Yedek Subay olarak yaptığını ve   bu süreçte askerlere ve halka konserler verdiğini belirterek, “ O dönem konserlerde kullanılan 1958 yılına ait  mikrofonunu müzeye hediye eden sanatçının, Çankırı sokaklarında gezerken izlenen üniformalı fotoğraf ve müzede sergilenen vesikalık fotoğrafı müzeye sergileniyor. Zeki Müren de bizi görecek mi repliği de  Çankırı’da yaşanmıştır.” Şeklinde konuştu.

“FERİT AKALIN’IN YAŞADIKLARI YILLAR SONRA BEYAZ PERDEYE Mİ TAŞINDI ?

Ferit Akalın'ın hayatı ile Vizontele filmi arasındaki benzerlikler nedeniyle Ferit Yılmaz’ın ailesi, Yılmaz Erdoğan ile görüşmeye çalıştığını, ancak herhangi bir yanıt alamadığını belirten Rehber Atulkan,  Vizontele’nin öyküsünün tamamı Çankırı ve Ferit Akalın’ın yaşadıklarından alıntılandığını,.Bunun üzerine aile, konuya ilişkin yargıya başvurduğunu, sonrasındaki gelişmeleri bilmediğini aile ile görüşmek gerektiğini belirterek, Çankırı Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi’nin ve Ferit Akalın'ın hikayesinin daha geniş kitlelere duyurulması lazım.”  Sözleriyle açıklamasını  noktaladı.

blank
İhlas Haber Ajansı tarafından
01 Nisan, 2025 21:37 tarihinde yayınlandı
A+ A-

Erol Can Çolak: “Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz”

Trabzonspor U19 Takımı’nda forma giyen ve UEFA Gençlik Ligi çeyrek final maçında 1 penaltı kurtararak galibiyette kıymetli rol oynayan kaleci Erol Can Çolak, "Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz" dedi.
UEFA Gençlik Ligi çeyrek finalinde İtalyan temsilcisi Inter’i 1-0 mağlup ederek yarı finale yükselen Trabzonspor U19 ekibi, kupayı Trabzon’a getirmek istediklerini söylediler. Ekibin öne çıkan oyuncuları, tarihi zafer sonrası hislerini lisana getirdi.

Esat Yiğit Alkurt: "Kupayı Özkan Sümer için almak istiyoruz"
Trabzonspor U19 kadrosu oyuncusu Esat Yiğit Alkurt, gayret sonrasında büyük bir memnunluk yaşadıklarını belirterek, "Maçın bitiş düdüğüyle tanım edilemez bir his yaşadım. İnanılmaz bir muvaffakiyet elde ettik. Bu galibiyeti Trabzon halkına ve taraftarlarımıza armağan ediyoruz. Taraftar rekoru da kırdık. Buna şaşırmadım zira rekoru kıracağımızı biliyorduk. Trabzonspor taraftarı bütün taraftarlara bedeldir. Büyük bir topluluğun kesimi olmaktan gurur duyuyorum. Üç İtalyan ekibini eledik, yakında bize savaş açabilirler, Trabzon dikkatli olmalı. 40 bin kişinin önünde oynamak büyük bir heyecandı. Özkan Sümer, Trabzonspor’un efsanesi. Biz bu kupayı onun için almak istiyoruz. O kupa Trabzon’a gelecek" tabirlerini kullandı.

Ekrem Terzi: "Gol atacağım içime doğmuştu"
Karşılaşmanın galibiyet golünü atan Ekrem Terzi, maça girmeden evvel gol atacağına dair bir his taşıdığını belirterek, "Oyuna girmeden evvel nasıl gol atabileceğimi düşünüyordum. Rakip kadro yanılgı yaptı, ben de topu sürerek vurdum ve gol oldu. Bu anı tanım edecek söz bulamıyorum. Golü taraftarlarımıza armağan ediyorum. Yardımcı hocamız Fatih Hoca bana ’Ekrem, gol atacaksın’ demişti. Benim de içime doğmuştu. Bu türlü bir taraftar önünde oynamak inanılmaz bir his. Artık İtalyanlar bizi yeterli tanıyor. Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz" dedi.

Erol Can Çolak: "Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz"
Trabzonspor U19 grubunun kalecisi Erol Can Çolak ise, hislerini şu sözlerle paylaşdı:
"Kalecilerimiz Onuralp ve Ahmet Doğan Yıldırım’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. İnşallah en kısa vakitte alanlara dönerler. Tribünleri dolduran taraftarlarımıza da teşekkür ediyorum. Önümüzde iki maç kaldı. İnşallah taraftarlarımızın da dayanağıyla kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz."

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.