Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
19 Mayıs, 2017 00:23 tarihinde yayınlandı
0

Erkeklerde saç dökülme yaşı 18’e kadar düştü

Dr. Özgür Öztan, saç dökülmesinin erkeklerde yüzde 80 oranına kadar çıktığını, son yıllarda ise erkek saç dökülmelerinin 18’li yaşlara indiğini söyledi.

Saç ekimi konusunda dünyadan ve Türkiye’den alanında otorite kabul edilen isimleri buluşturacak olan “FUE EUROPE Altıncı Yıllık Toplantısı” 18-21 Mayıs tarihlerinde Ankara’da yapılacak. Dünyanın pek çok farklı ülkesinde gerçekleşen FUE EUROPE toplantılarına Türkiye ilk kez ev sahipliği yapıyor. Toplantıya Başkanlık yapacak olan Dr. Özgür Öztan, saç sökülmesi ve saç ekimi konusunda son gelişmeleri anlattı. Saç dökülmesi ve nedenleri hakkında bilgiler paylaşan Öztan, normal şartlarda bir insanda 50-100 arasında saç kılı döküldüğünü, bu rakamın üstüne çıkıldığında ise uzmana görülmesi gerektiğini söyledi. Saç dökülmesinin ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğine dikkat çeken Öztan, “Kişilerin saç dökülmeleri çoğaldığı zaman psikolojik sorunlar da başlar. Saç hem kadın hem de erkekler için önemli bir aksesuar rolü oynar. Saç dökülmesi her ne kadar kozmetik bir sorun olarak ortaya çıksa da bunun çok önemli hastalıkların ve sağlık sorunlarının bir belirtisi olabileceğini unutmamak gerekiyor. Normal sayının üzerindeki dökülmeler yaşın ilerlemiş olması, bazı ateşli hastalıklar, tiroid hastalıkları, kansızlık, verem, şeker hastalığı gibi bütün vücudu etkileyen hastalıklardan sonra da görülebilir. Saç kökleri uzun bir gelişme dönemi ve bunu takip eden daha kısa bir dinlenme döneminden oluşan bir yaşam döngüsü içindedirler. Dinlenme döneminde saç teli köküne bağlıdır, fakat artık büyümez. Dinlenme döneminin sonunda ise saç dökülür ve yerine aynı kökten başka bir saç büyümeye başlar. Böylelikle yeni bir döngü başlamış olur. Saç köklerinin bu büyüme-dinlenme döngüsünün uzunluğu genetik koda bağlı olarak kişiden kişiye değişebilir. Saç kökleri yaş ilerledikçe saç üretimini azaltıp, daha uzun süreyi dinlenme evresinde geçirmek üzere programlanmışlardır” diye konuştu.

En sık görülen saç dökülme nedenleri

Saç dökülme nedenlerinin başında, genler, hormonal yapı, menopoz sonrası yaşanan sıkıntılar, hamilelik, tiroid hormonları, stres, psikolojik sorunlar gibi hormonal dengesizlik oluşturan durumlar ve yaşlanmanın geldiğini belirten Öztan, “Ayrıca yüksek ateşli hastalıklar, hatalı beslenme, vitamin eksikliği, kansızlık, demir-çinko-biotin eksikliği, kontrolsüz diyetler yapmak, çeşitli saç hastalıkları (Seboraid dermotit, Tinea capitis adı verilen kafa derisinin mantar hastalığı gibi), kozmetik amaçlı kullanılan çeşitli kimyasallar sac dökülmesine sebep olabilir” dedi.

“Saç dökülme yaşı 18’e kadar düştü”

Saç dökülme oranının yüksekliğinden bahseden Öztan, son yıllarda erkeklerde bu yaşın 18’e kadar düştüğüne dikkat çekti. Öztan şöyle konuştu: “Erkeklerde saç dökülme oranı yüzde 80 oranındadır. Başın üst kısmında başlar ve zamanla ön hat çizgisi kaybolur. Saçlar incelmeye başlar. Böylelikle bu bölge kelleşir. Bu süreç uzun süre devam eder ve sonuçta sadece ense bölgesindeki saclar kalabilir. Son yıllarda erkek saç dökülmeleri 18’li yaşlara kadar inmiştir. Bu tarzdaki saç dökülmesin en büyük sebebi bir androjen hormonu olan testesteronun değişim göstermesidir. Erken teşhis bu sorunun tedavisinde çok önemlidir. Günümüzde birçok kadın saç dökülmesi sorunu yaşamaktadır. Özellikle stres, yanlış beslenme, hormonal değişimler, hamilelik, menopoz, yanlış kozmetik kullanımı, saç boyatma ve mevsimsel geçişler saç dökülmelerine sebebiyet verir.”

Saç dökülmesinin tedavisi

Saçlarda dökülme ve kırılmaların olduğu anda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirten Öztan, “Doktorunuz, gerek gördüğü takdirde sizden kan tahlilleri isteyecektir. Ayrıca saç analizi yapan cihazlarla saçınız ve saçlı deriniz de kontrol edilecektir. Bunun ardından saç mezoterapisi, oksijen saç bakımı, ozon saç bakımı, PRP kürleri, ilaç kullanımları gibi size özel olarak uygulanacak olan tedavi sürecine karar verilir” dedi.

Saç ekimi

Saç ekimi konusunda da bilgiler paylaşan Öztan, konuşmasını söyle sürdürdü: “Saç dökülmelerinde pek çok tedavi alternatifi vardır saç ekimi de bunlardan biri ve en kalıcısı olarak tanımlanabilir. Saçın genetik olarak erkeklik hormonlarına (DHT) (dihidrotestosteron) duyarlı olmadığı ve devamlı olarak uzadığı bölge olan donör bölgesinden açık alın bölgesine cerrahi olarak yeniden dağıtılmasını tanımlamaktadır. Yeniden implantasyon sonrasında tekrardan dağıtılan her saç teli, erkek hormonlarına dirençte genetik yatkınlığını sürdürdüğünden dolayı, yeni bölgesinde ömür boyu uzamaya devam edecektir. Bu işlem, kalıcı saçın basitçe saçsız alana tekrar taşındığı saç nakli işleminin prensibini tanımlamaktadır. Saç ekimi, saçın yeniden dağıtımı sürecini tanımlamaktadır. İşlem zarfında, kelleşme sürecine duyarsız olan saç folikülleri donör bölgesinden sökülür ve alıcı bölgeye yerleştirilir. Saçın düzgün ve estetik bir şekilde tekrar dağıtımındaki amaç fark edilemeyen yenileme etkileri ve doğal saç görünümünü en üst düzeyde kazanmaya çalışmaktır. Yeri değiştirilecek saç uzun ömür özelliği gösterse de kısıtlı bir rezerve sahip olan donör bölgesinden toplanır. Bu sebeple ihtiyatlı cerrahlar, saç kaybı devam ederken gelecekteki saç yenilemesi için yeterli rezervi bırakmak maksadıyla, yeter miktarda saç folikülünü sökme ihtiyacı duyar. Saç ekimi mutlaka hastane ortamında alanında uzman doktor kişiler tarafından yapılmalıdır. Saç ekimi lokal anestezi ile yapılan ve hastanın rahatından ödün vermeyen bir ameliyattır. Mevsimsel olarak da bakıldığında da her dönemde yapılabilir. Saç ekimi yapılan bölgedeki saçlar ömür boyu dökülmez. Yapılan operasyonun başarısı burada çok önemlidir. Operasyonu yapan ekibin saç ekiminde uzun yıllar tecrübeli olması gerekir. Saç ekimi sonuçları ömür boyu süreceği için doktorunuzu dikkatli seçmeniz çok önemlidir.”

Ömür boyu uzamaya programlanıyor

Nakledilen saçın ömrü hakkında da bilgiler veren Öztan, “Folikül üniteler donör alandan, kişinin kafasından, sakal veya göğüs bölgesinden ekstrakte edilir. Başarılı bir ekstraksiyondan sonra foliküller saç derisindeki saçsız kısma yeniden yerleştirilir. İlgili donörler kelleşme sürecine karşı duyarsızdır ve daimi bir şekilde uzar. Nakledilmiş olan herhangi bir foliküler ünite genetik olarak erkeklik hormonu DHT dirençlidir ve ömür boyu uzamaya göre programlanmıştır” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 17:36 tarihinde yayınlandı
0 0

Sivastopol açıklarındaki saldırıda hayatını kaybeden Trabzonlu balıkçı son yolculuğuna uğurlandı

Sivastopol açıklarındaki saldırıda hayatını kaybeden Trabzonlu balıkçı son yolculuğuna uğurlandı.

Kırım’ın batısında Sivastopol açıklarında Türk bayraklı “Duru 67” isimli balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 47 yaşındaki Trabzonlu balıkçı Cüneyt Varlık, memleketinde son yolculuğuna uğurlandı.

Karadeniz’de Kırım’ın batısında Sivastopol açıklarında saldırıya uğrayan Türk bayraklı “Duru 67” isimli balıkçı teknesinde bulunan Cüneyt Varlık, yaralanmasının ardından başka bir balıkçı teknesine tahliye edilmiş, İnebolu’ya sevki sırasında hayatını kaybetmişti.

Varlık’ın cenazesi, memleketi Trabzon’a getirildi. 47 yaşındaki balıkçı için Çarşıbaşı ilçesine bağlı Yoroz Fener Mahallesi Yalı Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Varlık’ın ailesi, yakınları, balıkçı meslektaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Helallik alınmasının ardından Varlık’ın cenazesi Akçaabat’ta bulunan aile kabristanlığında dualarla toprağa verildi.

“Ekmeğinin peşindeydi”

Mersin Mahalle Muhtarı Mustafa Yılmaz, Cüneyt Varlık’ın çocukluk arkadaşı olduğunu belirterek, “O gün bana bir telefon geldi. Cüneyt kardeşimiz avcılık yaparken, bomba atıldığını öğrendik. Üzüntü içerisinde söylüyorum ki maalesef Cüneyt vefat etti. Yaralıların olduğunu öğrendik. Yaralılardan ikisi benim çocukluk arkadaşım, bizim köylüler. Bir şekilde onlara ulaştık. Onları kurtaran ’Burak Kaya’ teknesindekilere ulaştık. Sağ olsunlar bize yardımcı oldular ve yaralılarla bizi devamlı görüştürdüler. Sahil Güvenlik onları kurtarana kadar onlardan haber aldık. Cüneyt benim çocukluk arkadaşım. 2 ayda bir aynı bölgeye balık avına gidiyordu. 2023 yılında aynı tekne İnebolu’da batmıştı, onu tamir edip tekrar balıkçılık yapmaya başladı. Ekmeğinin peşindeydi. Yaralılardan Ahmet ve Mehmet Özlü buralı, biri Sinoplu, diğerinin de Ordulu olduğunu biliyorum. Mehmet Özlü’nün dalağının alındığını ve ciğerinde birkaç tane şarapnel parçası olduğunu, Ahmet Özlü’nün de bacağının arkasında kopma olduğunu öğrendik. Tedavileri sürüyor” dedi.

“Denizi çok seviyordu”

Cüneyt Varlık’ın kuzeni Çilem Dilek Demirci ise büyük üzüntü yaşadıklarını ifade ederek, “Cüneyt benim kuzenimdi ama çocukluğum, gençliğimdi. Bu zamana kadar her zaman yanımda olan çok iyi biriydi. Duyunca çok üzüldük ve şaşırdık. Denizi çok seviyordu. Denizde ölmesi de ayrı bir durum oldu. Bir şey diyemiyorum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin