Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
18 Mayıs, 2017 00:07 tarihinde yayınlandı
0

Her 2 kişiden biri ‘ağız kokusu’ yaşıyor

İç Hastalıkları, Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, sosyal hayatı olumsuz etkileyen, özgüven kaybına yol açan, hatta boşanma nedeni bile sayılan ağız kokusunun her 2 kişiden birinde görüldüğünü bildirdi.

Prof. Dr. Gümürdülü, Tıp dilinde ‘Halitozis’ olarak bilinen ağız kokusunun, sadece günümüzde değil, İbranilerin kanun kitabı olan Talmud’da yer alan bilgilere göre, günümüzden 2 bin yıl önce de boşanma nedeni sayıldığını vurguladı.

“Kadınlar tedaviye başvuruyor”

Ağız kokusunun bireylerin hem sağlığını hem de sosyal yaşamını doğrudan etkileyen bir sorun olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Gümürdülü, “Aslında hiçbir sorun ağız kokusu kadar yaygın değildir. Halitozis gelişmiş ülkelerde ve ülkemizde her 100 kişiden 50 veya daha fazla kişiyi etkilemektedir. Kadın ve erkekte eşit görülmesine rağmen kadınlar tedavi için daha sık başvurmaktadırlar” dedi.

Ağız kokusunun başlıca 8 nedeni

Ağız kokusunun tek başına bir hastalık olmadığını, hastalık habercisi olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Gümürdülü, “Ağız kokusunun başlıca nedenleri arasında diş çürükleri, diş eti iltihapları ilk sırada yer alıyor. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Diş ve diş eti hastalıkları önemli ölçüde ağızda kötü koku yapar. Bu sebeple diş hekiminizin önerilerini dinleyip mutlaka diş sağlığı ve bakımına önem verilmelidir” diye konuştu.

İlk adım diş sağlığı

Ağız içindeki eskimiş köprü ve diş protezlerinin zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara sebep olabildiğini belirten Gümürdülü, diş sağlığının ağız kokusu ile mücadelenin ilk adımı olduğunu kaydetti.
Genel olarak ağız kokularının en önemli bir diğer nedeninin dil sırtından kaynaklandığını ifade eden Prof. Dr. Gümürdülü, “Dil sırtında koku kaynağı varsa, dil kokusu tedavisine cevap veriyorsa, bu tipe girer” dedi.

Boğaz-sinüs sebepli ağız kokusu

Hastada sinüzit, tonsilit, farenjit, rinit, otit, post- nazal akıntıya sebep olan diğer kulak burun boğaz hastalıklarının boğaz ve sinüs sebepli ağız kokusuna neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Gümürdülü, şöyle devam etti:
“Bunun yan ısıra sindirim kanalı sebepli ağız kokuları vardır. Yemek borusundan anüse kadar sindirim kanalının herhangi bir yerinde aromatik gaz kaynağı bulunuyorsa ve ağza ulaşıyorsa bu tipe girer. Burada olay sindirim kanalında biriken gazlardır. Ayrıca halkımızda yüzde 85 oranında görülen mide çeperinin direncini azaltarak mide asitlerinden etkilenmesini sağlayan bakteri varlığı da ağız kokusuna neden olmaktadır. Yemek borusu, gastroözafagal reflu, malabsorbsiyon sendromları, mide karsinomlar ve bazı bağırsak enfeksiyonlar ağız kokusu yaratabilir.”

Akciğer kaynaklı nefes kokusu

Akciğer kaynaklı ağız kokusuna da değinen Prof. Dr. Gümürdülü, “Hastada diğer koku tiplerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kan biyokimyasının değişmesinin sonucu olarak veya alt solunum yolundaki bir enfeksiyona bağlı olarak ekspirasyon havasında herhangi bir koku bulunuyorsa bu tipe girer. Günlük kullanım dilinde, bir alışkanlık olarak nefesteki kokuya da ağız kokusu denilmektedir. Fakat nefes kokusu tam olarak bir ağız kokusu sayılmaz. Örneğin, şeker hastalarının nefesindeki çirkin koku keton metabolizmasının sonucudur. Bu kokunun tedavi adresi ağız değildir” ifadelerini kullandı.

Psikolojik nedenler ve sistemik hastalıklar

Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, hastanın psikolojik nedenlere bağlı ağız kokuları olabileceğini vurgulayarak, “Şeker hastalarında aseton kokusuna benzer, böbrek yetmezliğinde ise balık kokusuna benzer ağız kokuları yaşanır. Karaciğer yetmezliği ve metabolizma bozuklukları da ağız kokusunun diğer nedenleri arasında yer alır” şeklinde konuştu.

Ağız kuruluğu

Ağız kuruluğunun da ağız kokusunun en önemli faktörlerinden birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, “Azalmış tükürük akımı ağzın kendini temizleme mekanizmasının ortadan kalkmasına ve ağız kokusundan sorumlu mikroorganizmaların doğru değişmesine neden olur. Su kaybı, vitamin eksiklikleri, menapoz ve emosyonel bozukluklardan başka bazı ilaçlar da ağız kuruluğu yapabilmektedir” dedi.

Hastalığın tedavileri

Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, rahatsızlığın tedavisini de şöyle sıraladı: “Diş ve diş eti hastalıklarından kaynaklanıyorsa bu hastalıklar diş hekimi tarafından tedavi edilmelidir. Protezler varsa onların bakımı yapılmalıdır. Ağız kokusu nedeni Sünizit, tonsilit, farenjit, rinit, otit, post- nazal akıntı ise bunlar bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından tedavi edilir. Akciğer Kaynaklı nefes kokusu ise akciğerdeki enfeksiyon tedavi edilir ve ağız kokusu geçer. Şeker hastalığı, Böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, metabolizma bozuklukları gibi sistemik hastalıklara bağlı ise bu hastalıkların tedavisi ile ağız kokusu geçer veya azalır. Dil sindirim kanalı ve psikojenik kökenli ağız kokusunda nedeni bulmak ve tedavi etmek diğerlerinden biraz daha zordur. Özellikle yemek borusu, mide ve bağırsaktan kaynaklanan ağız kokusu için bir gastroenteroloğa gitmeli ve gerekirse endoskopi yaptırmalıdır. Toplumumuzda yaygın olan Helicobacter pylori varsa bu tedavi edilmelidir. Çünkü bizim toplumuzda Helicobacter pylori yüzde 85 oranında görülmektedir. Dil ve dil sırtında kaynaklanıyorsa Bunlarda özellikle günde iki kez diş ve dil fırçalama veya dil fırçalama ile dil fırçaları ile sabah akşam dil ayrıca fırçalanmalıdır. Ağız kuruluğuna dikkat edilmeli ilaç kullanıyorsa ilaçlar mümkünse kesilmeli gerekirse günlük sıvı alımını arttırmalı ve nefes alışverişleri daha çok burunla yapılmalı.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 17:36 tarihinde yayınlandı
0 0

Sivastopol açıklarındaki saldırıda hayatını kaybeden Trabzonlu balıkçı son yolculuğuna uğurlandı

Sivastopol açıklarındaki saldırıda hayatını kaybeden Trabzonlu balıkçı son yolculuğuna uğurlandı.

Kırım’ın batısında Sivastopol açıklarında Türk bayraklı “Duru 67” isimli balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 47 yaşındaki Trabzonlu balıkçı Cüneyt Varlık, memleketinde son yolculuğuna uğurlandı.

Karadeniz’de Kırım’ın batısında Sivastopol açıklarında saldırıya uğrayan Türk bayraklı “Duru 67” isimli balıkçı teknesinde bulunan Cüneyt Varlık, yaralanmasının ardından başka bir balıkçı teknesine tahliye edilmiş, İnebolu’ya sevki sırasında hayatını kaybetmişti.

Varlık’ın cenazesi, memleketi Trabzon’a getirildi. 47 yaşındaki balıkçı için Çarşıbaşı ilçesine bağlı Yoroz Fener Mahallesi Yalı Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Varlık’ın ailesi, yakınları, balıkçı meslektaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Helallik alınmasının ardından Varlık’ın cenazesi Akçaabat’ta bulunan aile kabristanlığında dualarla toprağa verildi.

“Ekmeğinin peşindeydi”

Mersin Mahalle Muhtarı Mustafa Yılmaz, Cüneyt Varlık’ın çocukluk arkadaşı olduğunu belirterek, “O gün bana bir telefon geldi. Cüneyt kardeşimiz avcılık yaparken, bomba atıldığını öğrendik. Üzüntü içerisinde söylüyorum ki maalesef Cüneyt vefat etti. Yaralıların olduğunu öğrendik. Yaralılardan ikisi benim çocukluk arkadaşım, bizim köylüler. Bir şekilde onlara ulaştık. Onları kurtaran ’Burak Kaya’ teknesindekilere ulaştık. Sağ olsunlar bize yardımcı oldular ve yaralılarla bizi devamlı görüştürdüler. Sahil Güvenlik onları kurtarana kadar onlardan haber aldık. Cüneyt benim çocukluk arkadaşım. 2 ayda bir aynı bölgeye balık avına gidiyordu. 2023 yılında aynı tekne İnebolu’da batmıştı, onu tamir edip tekrar balıkçılık yapmaya başladı. Ekmeğinin peşindeydi. Yaralılardan Ahmet ve Mehmet Özlü buralı, biri Sinoplu, diğerinin de Ordulu olduğunu biliyorum. Mehmet Özlü’nün dalağının alındığını ve ciğerinde birkaç tane şarapnel parçası olduğunu, Ahmet Özlü’nün de bacağının arkasında kopma olduğunu öğrendik. Tedavileri sürüyor” dedi.

“Denizi çok seviyordu”

Cüneyt Varlık’ın kuzeni Çilem Dilek Demirci ise büyük üzüntü yaşadıklarını ifade ederek, “Cüneyt benim kuzenimdi ama çocukluğum, gençliğimdi. Bu zamana kadar her zaman yanımda olan çok iyi biriydi. Duyunca çok üzüldük ve şaşırdık. Denizi çok seviyordu. Denizde ölmesi de ayrı bir durum oldu. Bir şey diyemiyorum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin