Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
07 Nisan, 2020 09:33 tarihinde yayınlandı
0

İYİ Parti İl Başkanı Karabacak’tan Açıklama

İYİ Parti Karabük İl Başkanı Kenan Karabacak Basına Yazılı Bir Açıklama yaparak vali Başkanlığında yapılan toplantıyı değerlendirdi ve şu görüşlere yer verdi; “Karabük genelinde 5 Nisan tarihi itibariyle toplam 600 test yapıldığı, 36 kişide virüs tespit edildiği, bunlardan 3 hastanın vefat ettiği, 33 hastanın 12’sinin Safranbolu da misafir edilen Cezayirlilerden olduğu, 33 hastanın da tedavilerinin devam ettiği belirtilmiştir. Ayrıca yapılan testlerinde Covid-19 tanısı konulmamış olmasına rağmen, gösterdikleri semptomlar nedeni ile tedbir amaçlı olarak 47 hastanın daha hastanede denetim ve gözetim altında tutulduğu bilgisi verilmiştir.

Safranbolu’daki  yurda yerleştirilen Cezayirlilerin tamamının muayenelerinin yapıldığı , şüpheli görülenlere yapılan testler sonucu 12’sinde virüs tespit edilip hastanede tedavi altında tutuldukları, geri kalan bütün Cezayirlilerin ülkelerine gönderildikleri, yurtta görev yapan bütün personelin ve temas içinde oldukları bütün kişilerin gözetim altında tutuldukları ve takip edildikleri, bunlara ilave olarak Karabük dışından ilimize gelen 4 binden fazla hemşerimizin de takip edildiği bilgisi verilmiştir.

İl Sağlık Müdürlüğü şu an için il genelinde test kiti, maske, galoş ve eldiven gibi koruyucu malzeme eksikliği olmadığını, hastanemizde yeterli personel ve ekipmanın mevcut olduğunu, hasta sayısının giderek artması halinde kullanılmak üzere tespit edilen bir yurtta ilave 200 yataklı bir karantina ve tedavi ünitesi oluşturmak üzere hazırlık yaptıkları bilgisi verilmiştir. Salgından vefat edenlerin ilgili mevzuata uygun tedbirler alınarak defnedildiği, virüs nedeniyle vefat etmese de yoğun bakımda tedavi gören hastaların da defin işlemlerinin virüsten vefat edenler gibi yapılmasını uygun gördüklerini bu nedenle de virüsten vefat edenlerin olduğundan daha fazla sanıldığı belirtilmiştir.”

İYİ Parti Karabük İl Başkanı Kenan Karabacak, siyasi parti il başkanları olarak da bazı önerilerde bulunduklarını da belirterek açıklamalarına şu ifadeler ile devam etti;

“Değerli hemşerilerimiz, tarafımıza verilen bilgiler özetle bunlar olup, toplantıda tarafımızdan dile getirilen değerlendirmeler şöyledir;

Her şeyden önce kamuoyunda bilgi kirliliğini önlemek için tarafımıza verilen bu bilgilerin zamanında en yetkili ağızlardan uygun yollarla basın ve sosyal medya aracılığı ile kamuoyuna aktarılması gerekmektedir.

Başta Karabük ve Safranbolu belediye başkanlıkları olmak üzere bütün yerel yöneticilerle koordinasyon içinde bütün imkanlar kullanılarak çalışılmalıdır.

Devlet Millet iş birliği kapsamında siyasi parti il başkanlarının dahil olduğu sosyal medya üzerinden Valinin başkanlığında bir iletişim ağı kurulmalıdır.

Cezayirlilerin Karabük’e getirilmesinde olduğu gibi Sağlık imkanları sınırlı bir il olan şehrimize dışarıdan herhangi bir gurup getirilmemelidir.

Cezayirlilerin tutulduğu yurtta görev yapan kişilerin ve onların temas ettiği kişilerin sıkı takip edilmesi gerekmektedir.

Marketlerde çarşı ve pazar yerlerinde sosyal mesafe, maske ve eldiven kullanılması için daha sıkı tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Önerilerimizin bütün katılımcılar tarafından makul karşılandığı gözlenmiştir.”

Karabacak, açıklamasının sonunda “Sonuç olarak, Dünya genelinde olduğu gibi Karabük’ümüzde de büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Yapılan toplantıda da belirtildiği gibi bu salgını en az zararla atlatmanın tek yolu bulunmaktadır, bu da insanların bu virüsü birbirlerine bulaştırmasının önlenmesidir. Yani insanların birbirleriyle temasının, bir araya gelmesinin en aza indirmesi ve ilgililerin bütün uyarılarına ve kısıtlamalara sabır gösterip uyması gerekmemektedir. Her şeyden önce biz kendimizi korumaya almalıyız.

Bu sorunla mücadelede en başta risk altında çalışan Sağlık personeline, kolluk güçlerine, belediye çalışanlarına ve diğer bütün görevlilere şükranlarımızı sunuyoruz. En kısa sürede içimizi aydınlatan günlere kavuşmak dileğiyle, sağlık ve esenlik diliyorum.” ifadelerini kullandı.

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 09:26 tarihinde yayınlandı
0 0

Hemşire adayının ölümüne neden olan şoför mahkemede konuştu

Bartın’da üniversite öğrencisi Eda Nur Tatlıoğlu’nun ölümüne neden olan alkollü sürücü Furkan Turhan Gülle (23), olaydan 8 ay sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Kaza anını anlatan tutuklu sanık Gülle, “Alkolün etkisi geçti geçti diye düşündüm. Hava yağışlı olması nedeniyle araç bir anda kaymaya başladı. Önce sağa girmeye çalışan siyah araca çarptığımız ve savrulmamız nedeniyle Eda Nur’u görmedim. Çarptığımı fark etmedim” diyerek kendisini savundu.

Bartın-Zonguldak kara yolunun Çatmaca mevkiinde 23 Ekim 2025’te meydana gelen feci kazada, Furkan Turan Gülle’nin kontrolünü kaybettiği 06 RLK 06 plakalı otomobil, kaldırımda servis aracını beklemek için durağa doğru yürüyen Bartın Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 4. sınıf öğrencisi Eda Nur Tatlıoğlu’na çarpmış, Tatlıoğlu olay yerinde hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralanmıştı.

Kaza sonrasında sürücü Furkan Turan Gülle, 0.83 promil alkollü olduğunu tespit edilerek, gözaltına alınmıştı. Çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilen Gülle hakkında, ’alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmak’, ’bilinçli taksirle öldürme ve yaralama’ suçlarından 2 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan savcılık iddianamesi ile Bartın 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.

Okul arkadaşlarının üzerindeki siyah kıyafetler dikkat çekti

Bugün görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Furkan Turan Gülle, sanık ve mağdur avukatları, Eda Tatlıoğlu’nun babası Cevdet, annesi Melahat Tatlıoğlu, yakınları ve okul arkadaşları katıldı. Duruşmaya katılan Eda Nur’un arkadaşlarının ise üzerlerine giydikleri siyah kıyafetler dikkat çekti.

Acılı aileye baş sağlığı diledi

Duruşmada ilk dinlenen sanık Furkan Turan Gülle, kendisinin şehit çocuğu olduğunu, bu nedenle yakınını kaybetmenin acısını en iyi bilen kişilerden biri olduğu belirterek, Eda Nur’a rahmet, ailesine ise başsağlığı diledi. Mahkeme başkanın sorusu üzerine ise kaza gününü anlatan Gülle, “O akşam arkadaşlarla Karamazak köyünde buluştuk. Gece saat 03.30- 04.00 sıralarında 4-5 kadeh viski içtik. Sabah arkadaşımın annesinin rahatsızlığı nedeniyle telefonla aranmamız üzerine sabah evden çıktık. Kalktığımda kendimi iyi hissediyordum. Alkolün etkisinin geçtiğini düşündüm. Arkadaşım D.E.B. ile birlikte yola çıktık. Sonra ışıklara geldiğimizde araç kaymaya başladı. Araç kontrolümden çıktı. Ben aracı kontrol atlına almaya çalışıyordum. Aracın hızının yasal sınırlar içerisinde olduğunu, 80-90 kilometre olduğunu söyleyebilirim. Aracı toparlamaya çalışırken siyah bir araca çarptık. Çarpmayla savrulduk. Savrulma nedeniyle de Eda Nur’u görmedim. Çarptığımızı fark etmedim. Araç durunca aşağıya indik, çarptığımız araca koştum. Onların sağlık durumu nasıl olduğuna bakmak için o araca doğru koştuk. Sonra bize çevredekiler bir yayaya çarptığımızı söyledi. Böyle bir şey yaşanmasını istemezdim. Kimse istemez” dedi.

Şehit çocuğu olduğunu söyledi

Şehit çocuğu olduğunu söyleyen Gülle, kazadan sonra geceleri uyuyamadığını belirterek, “Ben şehit çocuğuyum. Yakınını kaybetmenin acısını en iyi bilenlerden biri benim. Olayın şokunu atlatamadım. Kazayı unutamadım, geceleri uyuyamaz oldum. Psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım” diyerek savunmasına devam etti.

Acılı anne gözyaşlarına hakim olamadı

Mahkeme başkanının söz verdiği Eda Tatlıoğlu’nun babası Cevdet Tatlıoğlu, sanıktan şikayetçi olduğunu belirtirken anne Melahat Tatlıoğlu, “Benim canım yandı, başkalarının canı yanmasın” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.

“Aracın uçarak geldiğini gördüm”

Kaza anında siyah aracın sağ arka koltuğunda oturduğunu belirten M.H. isimli tanık ise, “Kaza esnasında kafamı sağa çevirdiğimde camdan, bir aracın bize doğru uçarak geldiğini gördüm. Sonra bizim bulunduğumuz arabaya çarptı. Hafif yaralandım. Bir iki hafta vücudumda ağrılar oluştu. Kaza sırasında Eda Nur’u görmedim. O nedenle nerde olduğunu bilmiyorum. Kazadan sonra ise maktulü gördüm. Yerde yatıyordu” diye konuştu.

“Bilincimiz açıktı”

Diğer tanık D.E.B. ise, “Furkan ile bir akrabalığım yok. Sadece çok yakın arkadaşım. Olay günü birlikteydik. Alkol aldık. Gece 3 buçuk 4 gibi içtik. Ondan sonra içmedik, yattık. Sabah kalkıp yola çıktığımızda ikimizin de bilinci açıktı. Her zamanki gibi, normal bir durumdaydık. Hatta Furkan, sabah annesi ile konuştu. Geceden kalan alkol olduğu, kaza sonrasındaki resmi kayıt ve ölçümlerde de gayet açık bir şekilde yer alıyor. Sabah saat 08.30 gibi yola çıktık. Yeşil ışıktan geçtikten sonra malum kaza meydana geldi. Hızlı değildik” ifadelerine yer verdi.

Kaza anında saatte hızı 117 kilometre tespit edildi

Mahkemede Tatlıoğlu ailesinin avukatı, Furkan Turan’ın Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarında çarpma anında hızının 117 kilometre ve hastanede yapılan kan testinde ise 1.45 alkollü çıktığını, ceza davasının bilinçli taksirden çıkarılıp, olası kastla yargılanmasını talep etti.

Sanık avukatı ise Furkan Turan Gülle’nin, iş başvurusu için Bartın’da arkadaşları ile buluştuğunu hatırlatarak, tespit edilen alkol oranın idari cezası olan bir konu olduğunu ifade etti. Sanık avukatı, trafik kazalarının ön görülemeyen ve herkesin başına gelebilecek bir olay olduğunu hatırlatarak, kaza anında hava, yol araç durumları ile ilgili ayrıntılı rapor hazırlanarak dosyaya eklenmesini ve Furkan Turan Gülle’nin tutuksuz yargılanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanık Furkan Turan’ın tutukluluk halinin devamına, İl Emniyet Müdürlüğü’nden sanığın sürücü belgesi, Devlet Hastanesi’nden ise alkol kan testine ilişkin bilgilerin alınarak mahkeme dosyasına eklenmesi kararını vererek, duruşmayı erteledi.

Duruşma çıkışında Melahat Tatlıoğlu, ölen kızının okul arkadaşlarına sarılarak gözyaşı döktü.

Bizi sosyal medyadan takip edin