Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
03 Şubat, 2025 13:59 tarihinde yayınlandı
0

CHP Karabük İl Başkanı Yaşar, Eğitim Sistemindeki Sorunlara Değindi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak basın toplantıları düzenleyerek 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı’nın ikinci dönemine yönelik önemli mesajlar verdi. Karabük’te gerçekleştirilen basın açıklamasında, eğitimde yaşanan sorunlar ve güvenlik konuları ön plana çıktı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezi, 2024-2025 Eğitim Öğretim yılı ikinci dönem başlangıcı olan 3 Şubat pazartesi günü ortak bir basın açıklaması düzenledi.

CHP Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar, eğitim sisteminin devam eden sorunları hakkında şu açıklamalarda bulundu: “2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı’nın ikinci yarısı bugün başladı. Maalesef bugün ihmalkârlık ve denetimsizlik yüzünden okulunda ikinci döneme başlayamayan 36 çocuğumuz var. Onlar yarıyıl tatilinde aileleriyle birlikte gittikleri Kartalkaya’da yanarak can verdiler. Yetkililerin sorumluluk almayı kabul etmediği ihmaller yüzünden hayatını kaybeden 78 vatandaşımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, sevenlerine ve ülkemize başsağlığı diliyoruz.

Bu felaketle birlikte okulların ve yurtların güvenliğini bir kez daha düşünmeliyiz. Defalarca uyarmamıza rağmen hiçbir tedbir alınmaması nedeniyle, okul kazaları, afetler, acil durumlar, is güvenliği, trafik güvenliği, okul güvenliği ve dış alan güvenliği gibi konulardaki yetersizlikler çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin canına mal oluyor. Müfettişlik sisteminin tarumar edilmesiyle birlikte de okullarımız yeterince denetlenmiyor.

Çocuklar için en güvenilir alanlardan biri olması gereken okullar, maalesef birçok kaza, yaralanma, şiddet ve ölüme sahne oluyor. Öyle ki, 2 Eylül’de birinci sınıfa başlayacak olan Miray Aslan çocuğumuz okul bahçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. 16 Yaşındaki Mehmet Eren Parlak arkadaşı tarafından okulda tabanca ile vurularak olduruldu. Sibel Turan öğretmenimiz iş güvenliği ve yeterli personel olmadığı, İbrahim Oktugan öğretmenimiz ise okul güvenliği olmadığı için hayatını kaybetti.

Bu hafta aynı zamanda 6 Şubat Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin ikinci yıl dönümü. Buradan bir kez daha depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, sevenlerine ve ülkemize başsağlığı diliyoruz. Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen bölgede yaşayan yurttaşlarımızın, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin sorunları çözülmedi. Hükümet bir yıl içinde evlere yerleşilecek sözünü tutmadı, halkın dörtte biri hala konteyner kentlerde yaşıyor. Yetmezmiş gibi, burada yaşayan öğretmenlerimizin borç yüzünden elektrikleri kesildi.

Depremde sağlam kalan okullar, kamu kurumları tarafından kullanılmaya devam etti, bu da imkânsızlıklar içerisinde verilmeye çalışılan eğitimi, birleştirilmiş okullarla daha da zora soktu. Enkaz kaldırma çalışmaları sonlanmadı. Asbest, çevre, su, hava ve toprak kirliliği devam etti. Çocuklarımız eğitim hakkına erişimde sıkıntı yaşadı çünkü ulaşım sorunu hala çözülmedi.

Bunun gibi nice üzücü olayla birlikte bir yarıyılı geride bırakmış bulunuyoruz.

Geçtiğimiz dönem; çocuklar, öğretmenler, yöneticiler, eğitim çalışanları, veliler kısacası eğitimin tüm paydaşları ve ülkemiz için zor bir dönem oldu. Okullar fiziki olarak eğitime uygun hale getirilmedi, temizlenemedi, Çocuklarımız nitelikli eğitim alamadı, okulların güvenliği sağlanamadı. Öğretmenlerimiz atanmadı, mülakatla mağdur edildi. Yoksulluk sınırı altında maaşlarla, can güvenliği olmadan eğitim vermeye devam etti. Çocuklarımız okullara aç gitti, temiz suya erişemedi ve MESEM’lerde hayatlarını kaybetti.

19 milyon öğrencimiz ve 1,2 milyon öğretmenimiz bu sorunlarla karşı karşıyayken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim sistemimizin sorunlarını çözmek bir yana her geçen gün bir yeni sorun daha çıkarmakta ve hiçbir olumsuzlukta sorumluluk almayarak eğitim için beka sorunu olmaya devam etmektedir. Milli Eğitim Bakanı’na sorumluluklarını ve çözülmeyi bekleyen sorunları bir kez daha hatırlatıyoruz:

1. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adı verilen, pilot çalışması bile yapılmadan okullarda uygulanmaya başlayan öğretim programlarını geri çekin.

2. CEDES protokolü ile pedagojik formasyonu olmayan kişilerin okullara girmesini, çocuklarımıza uygun olmayan etkinlikler yaptırmasını engelleyin.

3. Çocuklarımızın okullarda temiz içme suyuna erişimini sağlayın. Bir öğün ücretsiz okul yemeği verin. Kantinlerde satılan yiyecekleri ve fiyatlarını kontrol altına alın.

4. Asgari ücretin yarısına, yarı zamanlı çalışan temizlik personeli ile okulları temizleyemezsiniz. Çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği için kadrolu temizlik personeli ataması yapın.

5. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin okullardaki güvenliğini sağlayın. Her okula bir güvenlik görevlisi görevlendirin.

6. Çocuklarımızın ucuz işgücü olarak kullanıldığı, yaralandığı ve olduğu MESEM programına son verin.

7. Birleştirilmiş okul uygulaması ve ikili eğitim yüzünden çocuklarımız hem ders saatlerinden kayıp yaşıyor hem de karanlıkta okula gidip gelmek zorunda kalıyor. İkili eğitimi sonlandırın, tüm okullarda tam gün eğitime geçilmesini sağlayın.

8. Kapatılan köy okulları yüzünden taşımalı eğitime mahkum edilen çocuklarımız, taşımalı eğitimin kapsamının daraltıldığı yönetmelik değişikliğiyle bir kez daha mağdur edildi, yurtlarda kalmaya mecbur bırakıldı. Her çocuğun okula güvenle ulaşmasını sağlayın, köy okullarını açın.

9. En az bir yıl okul öncesi eğitim her çocuk için zorunlu ve ücretsiz olmalıdır. Okul öncesi eğitimde katkı payı uygulamasını kaldırın.

10. Devlet okullarında yaşanan sorunlar yüzünden özel okullara mecbur bırakılan velilere dayatılan fahiş ücretleri denetleyin, kontrol altına alın.

11. Özel okullarda emeği sömürülen, asgari ücrete çalıştırılan öğretmenlerimiz için taban maaş düzenlemesi yapın.

12. Engelli öğretmenlere, rehber öğretmenlere, KPSS mağduru öğretmenlere, mülakat mağduru öğretmenlere, depremzede öğretmenlere verdiğiniz sözleri yerine getirin, Gerçek ihtiyaç kadar kadrolu öğretmen ataması yapın.

13. Diplomasını almış öğretmenler yeniden aday statüsüne düşürülemez. Milli Eğitim Akademisi adı verilen öğretmenlerin diplomasını çalma projesinden derhal vazgeçin.

2024-2025 Eğitim Öğretim Yılının ikinci dönemine başlarken çözülmeyi bekleyen bu ve benzeri çok sayıda sorun var ancak sorumluluk alan ve çözüm üreten yok. Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm çocuklarımızın laik, bilimsel, kamusal, parasız ve eşit eğitim hakkı için, hem görevde olan hem atama bekleyen öğretmenlerimizin hakları için, çocuklarının nitelikli eğitim alabilmesi için maddi ve manevi olarak yıpranan velilerimiz için çalışmaya ve mücadele etmeye, tüm bu sorunları gündeme getirmeye, Bakanlığa görev ve sorumluluklarını hatırlatmaya devam edeceğiz. Tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize başarılı ve mutlu bir dönem dileriz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
11 Haziran, 2026 16:53 tarihinde yayınlandı
0 0

İleri teknolojideki yenilikçi fikirler Samsun’da masaya yatırıldı

Samsun’da düzenlenen Yapay Zekâ Çağında Yatırımcılık Paneli’nde ileri teknolojideki yenilikçi fikirler ve başarılı firmaların yöneticileri, geleceğin teknolojilerini ve yapay zekânın sektöre etkisini masaya yatırıldı.

Samsun Üniversitesi (SAMÜ) ev sahipliğinde, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) desteği, SAMSİAD iş birliği ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) paydaşlığında düzenlenen PROJEXeleration programı ve Yapay Zekâ Çağında Yatırımcılık Paneli, TSO Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Teknoloji Hazırlık Seviyesi 4 ve üzerindeki yenilikçi fikirlerin; iş insanları, yatırımcılar, mentorlar ve ekosistemin paydaşlarıyla buluştuğu program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren SAMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Eldemir, “Samsun sanayide, tarımda, turizmde ve birçok alanda iyi yerlere geliyor. Ancak bunların yeterli olduğunu düşünmüyorum. Artık ileri teknoloji kullanmak lazım. Yapay zekâ ve ileri teknoloji alanlarında da bir yerlere varmamız gerekiyor. Bunun için ilk projemizi gerçekleştirdik. Girişimcilere ileri teknolojiye yönelik hedeflerimizi ortaya koymamız lazım. İnovasyon; üniversite, iş dünyası ve kamu girişimciliğinin birlikte hareketiyle mümkün olabilir. İnovasyon sadece akademide gerçekleşebilecek bir şey değil. Sahada da birlikte olmamız gerektiğine inanıyoruz” dedi.

“Artık sadece ekonomik büyümek için üretim yeterli değil”

Bu dönemde sadece ekonomik büyümenin önemli olmadığına değinen OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, “Artık sadece ekonomik büyümek için üretim yeterli değil. İnovasyon, teknoloji ve nitelikli girişimcilik bizim için olmazsa olmazdır. Parlak fikirler sahada karşılığını bulmazsa, bir Ar-Ge çalışması ekonomik değere dönüşmezse ülkemizin rekabet gücünün artması da pek mümkün değil. Bu durum toplumsal refaha da yansımıyor. Bizler de bu etkinlikte üniversite, sanayi ve STK iş birliğiyle bu ekosisteme katkı sağlamak istedik. OKA olarak bölgemizdeki illerde girişimcilik ekosisteminin gelişmesine farklı programlarla destek veriyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de bu sürecin önemli bir paydaşı olarak ekosistemi daha ileriye nasıl taşıyabiliriz diye çalışmalar yürüteceğiz. Samsun, orta ve yüksek teknolojide gelişme hedefi olan ve bu doğrultuda adımlar atmış bir şehir. Bunu AR-GE ile de bütünleştirmesi gerekiyor. Sektördeki birçok paydaş da bu ekosisteme destek veriyor. Önümüzdeki süreçte bu alanda arka planda yürütülen birçok proje kamuoyuyla paylaşılacak” diye konuştu.

SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın’ın da katıldığı etkinlik, açılış konuşmalarının ardından Yapay Zekâ Çağında Yatırımcılık Paneli ile devam etti. Utku Aral, Duygu Eren ve Kenan Çolpan’ın konuşmacı olduğu panel ve Demo Day etkinliğini Girişim Mentoru Ufuk Batum yönetti.

Savunma sanayisindeki startup şirketlerinden bahseden Samsun Yurt Savunma (CANiK) Genel Müdürü Utku Aral, “Savunma sanayine girişimcilik açısından bakıldığında; yapay zekâ, otonom sistemler, siber güvenlik, uzay teknolojileri ve ileri malzemeler alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda startup bulunuyor. Bunları destekleyen çeşitli programlar var. Teknoparklar gibi platformlar aracılığıyla bu girişimler destekleniyor. ASELSAN’ın öncülük ettiği girişimcilik merkezleri bulunuyor. ‘Bizim şu alana ihtiyacımız var’ denilerek o alana yönelik girişimlerin ortaya çıkması sağlanıyor. HAVELSAN ve SSTEK de inovasyon programları yürütüyor. Milli Savunma Bakanlığı tarafından kurulan firmalar, bu tür startup’lara yatırım yapıp 4-5 yıl içinde çıkış yapılan bir yapı sunuyor. Girişim sermayesi fonları da mevcut. Savunma sanayisinde avantajlar olduğu kadar dezavantajlar da var. Ana şirketler platformları ana yüklenici olarak üretirken, bu şirketlerin ihtiyaç duyduğu alt teknolojilerin geliştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle birbirlerini tamamlayıcı özelliklere sahipler. Eskiden Milli Savunma Bakanlığı daha kapalı bir yapıdaydı ve sektörün de öyle olması isteniyordu. Tüm tesislerimizin tesis güvenlik belgesine, ofislerimizin de ofis güvenlik belgesine sahip olması zorunlu. Burada en çok önem verilen konu yabancı çalışan meselesi. Bunun dışında bilgi paylaşımı konusunda belirli regülasyonlar ve uyulması gereken kurallar var. Bu kurallara uyulduğu sürece birbirimize açılmamız konusunda bir sıkıntı yok. İhtiyaçlarımızı paylaşmakta da sorun yaşamıyoruz” şeklinde konuştu.

“Çin’in çok önemli bir hamlesi var, startup’ları finanse ediyor”

Çün’in startuplar konusunda girişimi olduğuna değinen Utku Aral, “Girişimlere uygun ortamlar oluşturuluyor. Bunun bir de yurt dışı ayağı var. Biz, bu girişimlere ulaşma konusunda B2B tarafında büyük sıkıntılar yaşandığını düşünüyoruz. Türkiye olarak daha büyük ülkelere kıyasla iş geliştirme, partner bulma veya yatırımcıya ulaşma konusunda daha kısıtlı bir hacme sahibiz. Bu nedenle dünyaya açılmamız gerekiyor. Çin’in çok önemli bir hamlesi var. Bu tür startup’ları finanse ederek yurt dışındaki fuarlara gönderiyor, ülke tarafından desteklenen stantlarda ürünlerini ve geliştirdikleri teknolojileri dünyaya sunmalarını sağlıyor. Hatta onları ilgili sektörlerle bir araya getirecek platformlar oluşturuyor. Bence Türkiye’nin kapasitesi belirli ölçüde kısıtlı ve bunu dünyaya açmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Etkinlikte ayrıca PROJEXeleration THS4+ Hızlandırma ve Demo Day Programı’nın final etkinliği de gerçekleştirildi. Program kapsamında hızlandırma sürecini başarıyla tamamlayan girişimler, projelerini yatırımcılar ve sektör temsilcilerinin karşısında sunma fırsatı buldu. Ön elemeden geçen 37 proje arasından seçilen 12 girişimci, geliştirdikleri yenilikçi iş fikirlerini yatırımcılara ve iş dünyasının temsilcilerine sundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin