Karabük, aktif fay hatlarına yakın konumu ve eski yapı stokunun oluşturduğu risk nedeniyle, uzmanların dikkat çektiği şehirler arasında deprem tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.
Türkiye’nin Alp-Himalaya deprem kuşağında bulunması nedeniyle ülke genelinde sismik riskin yüksek olduğunu belirten uzmanlar, bu riskin Karabük için de geçerli olduğunu ifade etti. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritalarına göre, bölgede yer ivmesi değerlerinin yüksek olduğu ve kentin 1. derece deprem bölgesi içerisinde yer aldığı kaydedildi.
Uzmanlar, Türkiye’deki sismik hareketliliğin başlıca Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatları tarafından şekillendiğini aktararak, Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli yapının Kuzey Anadolu Fay Hattı olduğunu bildirdi. Söz konusu fay hattının Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanarak Karabük çevresinde etkili olduğu vurgulandı.
Bölgede geçmişte yaşanan depremlerin de riskin boyutunu ortaya koyduğunu belirten uzmanlar, 1 Şubat 1944’te meydana gelen ve 7,4 büyüklüğünde kaydedilen Gerede–Çerkeş Depremi’nin Karabük ve çevresinde ciddi yıkıma yol açtığını hatırlattı. Depremde çok sayıda yapının zarar gördüğü ve can kayıplarının yaşandığı ifade edildi. Öte yandan, Karabük’teki yapı stokunun önemli bir bölümünün eski ve güncel deprem yönetmeliklerine uygun olmadığına dikkat çekildi. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların olası bir deprem karşısında risk oluşturduğu kaydedildi.
Uzmanlar, mevcut yapıların büyük bölümünün güçlendirilmesi ya da yenilenmesi gerektiğini belirterek, kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin geciktirilmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Deprem gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, gerekli önlemlerin alınmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.



