Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
15 Mart, 2017 23:36 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi.

Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kültür, KBÜ Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Yrd. Doç. Dr. Erkan Doğan, Uluslararası Doktorlar Birliği Derneği Başkanı Uz. Dr. Mevlit Yurtseven ve Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ile öğrenciler katıldı.

Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Refik Polat tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayarak, Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ilk defa kutlama programının gerçekleştirildiği söyleyerek, “Tıp Fakültesi öğrencilerimiz daha önce Zonguldak’ta eğitim almaktaydılar, yeni akademik yılda Karabük’e getirdik. Bu anlamda, bu yıl ki Tıp Bayramı bizim için ayrı bir önem arz ediyor” dedi.

Rektör Prof. Dr. Polat ayrıca, konuşmasında tıp mesleğinin toplumdaki yeri ve önemine de vurgu yaparak öğrencilere bazı mesleki tavsiyelerde bulundu.

“Yapabileceğiniz en önemli şey çalışmak”

Programın davetli konuşmacısı Uluslararası Doktorlar Birliği Derneği Başkanı ve Esenler Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mevlit Yurtseven konuşmasında tıp tarihinde günümüze kadar yaşanan gelişmelere değindi.

Tıp tarihinin en önemli buluşlarının 19. yüzyılda yapıldığını aktaran Uz. Dr. Yurtseven, Türkiye’nin sağlık sisteminin çok önemli iyileştirmelerden geçtiğini ifade ederek her kademesini çok iyi gözlemlediğini belirtti.

Yurtseven, bir doktorun ülkeye ve tüm dünyaya faydalı olabilmesi için sorumluluklarının farkına varması ve çok çalışması gerektiğini de ifade ederek “Yapabileceğiniz en önemli şey çalışmak. Çünkü mesleğiniz açısından söylediğiniz her söz çok büyük bir yankı bulacaktır.” dedi.

Program, 14 Mart Tıp Bayramı dolaysıyla düzenlenen dijital fotoğraf yarışması ve masa tenisi turnuvasında dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
13 Haziran, 2026 15:56 tarihinde yayınlandı
0 0

Ünlü estetikçi açıkladı: “Yüz gençleştirme ameliyatları ile 30 yıl gençleşmek mümkün”

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, artan yaşam süresiyle birlikte yüz gençleştirme operasyonlarına ilginin yükseldiğini belirterek, “Günümüz estetik cerrahisiyle bazı hastalarda 20-30 yıl daha genç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir; herkesin estetik ameliyat olması gerekmez” dedi.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, günümüzde en sık uygulanan estetik operasyonlardan birinin yüz gençleştirme ameliyatları olduğunu söyledi. İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yaşlanmanın etkilerinin daha görünür hale geldiğini ifade eden Akbaş, birçok kişinin kendisini daha genç ve dinamik hissetmek amacıyla cerrahi müdahalelere yöneldiğini belirtti. Yaşlılığın en belirgin şekilde yüzde görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Akbaş, “Zaman içerisinde kaslar gevşiyor, göz kapakları düşüyor, göz altı torbaları oluşuyor. Yerçekiminin etkisiyle yanaklar aşağı doğru sarkıyor, boyun bölgesinde kırışıklıklar ve katlanmalar meydana geliyor. Bu değişiklikler kadın ya da erkek fark etmeksizin insanların moralini ve motivasyonunu olumsuz etkileyebiliyor” diye konuştu.

“10 ila 30 yıl gençleşme sağlayan sonuçlar elde edilebiliyor”

Plastik cerrahinin ulaştığı teknolojik ve bilimsel seviyenin yüz gençleştirme alanında başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurgulayan Akbaş, “Bazen kişileri 10, 20 hatta 30 yıl geriye götürebilecek sonuçlar alınabiliyor. Bu da insanların daha genç, daha enerjik, daha güzel ya da daha yakışıklı görünmelerini sağlayabiliyor. Evlilik hayatında, iş yaşamında ve sosyal çevrede kişinin motivasyonuna olumlu katkılar sunabiliyor” şeklinde konuştu.

“Yaşlanma izleriyle gurur duyanların ameliyata ihtiyacı yok”

Yüz gençleştirme ameliyatlarının herkes için gerekli olmadığının altını çizen Prof. Dr. Akbaş, bazı kişilerin yaşlanma belirtilerini hayat tecrübelerinin ve anılarının bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Akbaş, “Bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, ‘Hocam, yüzümdeki yaşlanma izleri benim yaşadığım hayatın bir parçası. Bunlarla gurur duyuyorum’ diyorlar. Eğer bir kişi bunu içtenlikle söyleyebiliyorsa buna saygı duymak gerekir ve ameliyat olmasına gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

“İş hayatındaki rekabet estetik taleplerini artırıyor”

Özellikle iş yaşamında genç kuşaklarla birlikte çalışan bazı kişilerin görünüm nedeniyle dezavantaj yaşayabileceklerini düşündüklerini belirten Akbaş, “Yurt dışından gelen bazı hastalarım, genç çalışanlarla rekabet etmek zorunda kaldıklarını ve yaşlı görünmelerinin işlerini kaybetmelerine neden olabileceğinden endişe duyduklarını ifade ediyor. Kendilerini enerjik hissettikleri halde yüzlerindeki yaşlanma belirtileri nedeniyle estetik operasyon talep edebiliyorlar” açıklamasında bulundu.

“Önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiği”

Geç yaşta evlilik ve ebeveynlik gibi sosyal değişimlerin de estetik operasyonlara ilgiyi artırdığını kaydeden Akbaş, bazı anne ve babaların çocuklarının okul ortamında yaşadıkları olumsuz deneyimlerden etkilenerek daha genç görünme isteği duyabildiklerini söyledi. Akbaş şunları söyledi:

“Bir insan kendini seviyorsa, görünümünden memnunsa ve yaşlanma belirtileri onda özgüven eksikliği oluşturmuyorsa ameliyata ihtiyacı yoktur. Burada önemli olan kişinin kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru değerlendirmesidir. Herkes için geçerli tek bir doğru yoktur; önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin