Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
21 Mart, 2017 23:33 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de Nevruz Kutlaması

Karabük Üniversitesi (KBÜ)’nde 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla bir dizi etkinlik düzenlendi.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansla başlayan Nevruz etkinlikleri türküler, piyano resitali ve halk dansları gösterisi ile devam etti. Buradaki etkinliklerin ardından program Sosyal Yaşam Merkezi’nde düzenlenen konser ve çeşitli aktivitelerle sona erdi.

Nevruz günü etkinliklerine Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Yaşar ve Prof. Dr. İbrahim Kültür, Orman İşletme Müdürü Rıfat Ataş, İl Kültür Turizm Müdürü İbrahim Şahin, Karabük Ticaret İl Müdürü Feridun Karataş, kamu kurum ve kuruluş yöneticileri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, üniversite akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Programın açış konuşmasını yapan Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Marziye Memmedli, Nevruz Bayramı’nın Türk dünyası için önemine değinerek Türk devletlerinde nevruzun bahar bayramı olarak kutlandığını belirtti.

“Kültürel Boyutlarıyla Nevruz”

Safranbolu Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Mahire Gayıbova, konuşmasında kültürel boyutlarıyla nevruzu değerlendirerek nevruzun Türk dünyasında milli bilinç faktörü olarak büyük önem taşıdığını söyledi.

Mahire Gayıbova, Nevruz Bayramı’nın yüzyıllardır bu geniş coğrafyada kültür zenginliğinin paydasında birleşen halklar tarafından coşkuyla kutlandığına işaret ederek Türklerde yılbaşı gününün 21 Mart Nevruz günü olduğunu belirtti. Nevruz’un yeni gün olduğunu ifade eden Gayıbova “Halkın bağrından kopup gelen en iyi ne varsa nevruz onu kendisinde toplamıştır.” dedi.

“Nevruz Türk dünyasının ortak kültür mirasıdır”

Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cıldız İsmailova da konuşmasında Nevruzun yeni ve umut dolu günleri, baharı, bolluk ve bereketi müjdeleyen bir bayram olduğunu belirtti. Doç. Dr. Cıldız İsmailova, çok geniş bir coğrafyada kutlanan Nevruzun, herkesin kendi kültür değerleriyle özdeşleşip sembolleştirdiği, baharın gelişinin kutlandığı bir gün olduğunu belirterek Türk dünyasının ortak kültür mirası olduğunu söyledi.

Türkü dinletisi, piyano resitali, halk dansı gösterimi

Nevruz kutlama programı konuşmaların ardından türküler, piyano resitali ve halk dansları gösterileri ile devam etti. İlk olarak Gülfayruz İmamgızı tarafından “Dombıra” seslendirildi. Daha sonra İlhame Memmedli, Adil Bebirov’a ait “Pirelüt” bestesini piyanoda icra etti. Azerbaycan türküsü olan” Alagözü” Buse Baytekin, Azerbaycan halk türküsü olan “Aziz Dostum” u da Gülmare Zeynalova seslendirdi. Program Kırgız, Azerbaycan ve Özbek halk dansı gösterileri ile devam etti.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’ndaki başlayan program Sosyal Yaşam Merkezi’ndeki konser ve çeşitli etkinlikler ile sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
13 Haziran, 2026 15:56 tarihinde yayınlandı
0 0

Ünlü estetikçi açıkladı: “Yüz gençleştirme ameliyatları ile 30 yıl gençleşmek mümkün”

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, artan yaşam süresiyle birlikte yüz gençleştirme operasyonlarına ilginin yükseldiğini belirterek, “Günümüz estetik cerrahisiyle bazı hastalarda 20-30 yıl daha genç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir; herkesin estetik ameliyat olması gerekmez” dedi.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, günümüzde en sık uygulanan estetik operasyonlardan birinin yüz gençleştirme ameliyatları olduğunu söyledi. İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yaşlanmanın etkilerinin daha görünür hale geldiğini ifade eden Akbaş, birçok kişinin kendisini daha genç ve dinamik hissetmek amacıyla cerrahi müdahalelere yöneldiğini belirtti. Yaşlılığın en belirgin şekilde yüzde görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Akbaş, “Zaman içerisinde kaslar gevşiyor, göz kapakları düşüyor, göz altı torbaları oluşuyor. Yerçekiminin etkisiyle yanaklar aşağı doğru sarkıyor, boyun bölgesinde kırışıklıklar ve katlanmalar meydana geliyor. Bu değişiklikler kadın ya da erkek fark etmeksizin insanların moralini ve motivasyonunu olumsuz etkileyebiliyor” diye konuştu.

“10 ila 30 yıl gençleşme sağlayan sonuçlar elde edilebiliyor”

Plastik cerrahinin ulaştığı teknolojik ve bilimsel seviyenin yüz gençleştirme alanında başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurgulayan Akbaş, “Bazen kişileri 10, 20 hatta 30 yıl geriye götürebilecek sonuçlar alınabiliyor. Bu da insanların daha genç, daha enerjik, daha güzel ya da daha yakışıklı görünmelerini sağlayabiliyor. Evlilik hayatında, iş yaşamında ve sosyal çevrede kişinin motivasyonuna olumlu katkılar sunabiliyor” şeklinde konuştu.

“Yaşlanma izleriyle gurur duyanların ameliyata ihtiyacı yok”

Yüz gençleştirme ameliyatlarının herkes için gerekli olmadığının altını çizen Prof. Dr. Akbaş, bazı kişilerin yaşlanma belirtilerini hayat tecrübelerinin ve anılarının bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Akbaş, “Bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, ‘Hocam, yüzümdeki yaşlanma izleri benim yaşadığım hayatın bir parçası. Bunlarla gurur duyuyorum’ diyorlar. Eğer bir kişi bunu içtenlikle söyleyebiliyorsa buna saygı duymak gerekir ve ameliyat olmasına gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

“İş hayatındaki rekabet estetik taleplerini artırıyor”

Özellikle iş yaşamında genç kuşaklarla birlikte çalışan bazı kişilerin görünüm nedeniyle dezavantaj yaşayabileceklerini düşündüklerini belirten Akbaş, “Yurt dışından gelen bazı hastalarım, genç çalışanlarla rekabet etmek zorunda kaldıklarını ve yaşlı görünmelerinin işlerini kaybetmelerine neden olabileceğinden endişe duyduklarını ifade ediyor. Kendilerini enerjik hissettikleri halde yüzlerindeki yaşlanma belirtileri nedeniyle estetik operasyon talep edebiliyorlar” açıklamasında bulundu.

“Önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiği”

Geç yaşta evlilik ve ebeveynlik gibi sosyal değişimlerin de estetik operasyonlara ilgiyi artırdığını kaydeden Akbaş, bazı anne ve babaların çocuklarının okul ortamında yaşadıkları olumsuz deneyimlerden etkilenerek daha genç görünme isteği duyabildiklerini söyledi. Akbaş şunları söyledi:

“Bir insan kendini seviyorsa, görünümünden memnunsa ve yaşlanma belirtileri onda özgüven eksikliği oluşturmuyorsa ameliyata ihtiyacı yoktur. Burada önemli olan kişinin kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru değerlendirmesidir. Herkes için geçerli tek bir doğru yoktur; önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin