Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
16 Eylül, 2023 19:40 tarihinde yayınlandı
0

Kemik iliği bağışı sayesinde kansere “elveda” dediler

Bilkent Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi’nde kardeşlerinden alınan kemik iliği nakliyle yeni bir yaşama başlayan matematik öğretmeni Ebru Koçak ve üniversite öğrencisi Mustafa Hayrullah Zoymanoğlu, kök hücre bağışı çağrısında bulundu.

Bilkent Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi’nde kardeşlerinin bağışçı olması sonucu yapılan kemik iliği nakliyle yeni bir yaşama başlayan matematik öğretmeni Ebru Koçak ve üniversite öğrencisi Mustafa Hayrullah Zoymanoğlu, kanseri yenme umuduyla bekleyen hastalar için kök hücre bağışı çağrısında bulundu.

Her yıl eylül ayının üçüncü cumartesi günü gönüllü kemik iliği bağışçılarına teşekkür etmek amacıyla Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü olarak kutlanıyor. Bağışçılar, verdikleri üç tüp kanla kanserle mücadele eden bir hastaya yeni bir yaşam hediye edebiliyor.

Türkiye’de lösemi, lenfoma, multipl miyelom gibi hematolojik kanserlerin tedavisi ve kemik iliği nakillerini gerçekleştiren en donanımlı merkezlerden biri de Bilkent Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi Hematoloji Kliniği’nde yer alıyor. Bu klinikte yürütülen tedavi ve nakiller sayesinde birçok hasta sağlığına kavuşma şansını yakalayabiliyor.

“24 Kasım Öğretmenler Günü’nde erkek kardeşimden nakil yapıldı”

Hastanedeki kemik iliği nakliyle akut lösemiyi atlatan 25 yaşındaki matematik öğretmeni Ebru Koçak AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1,5 yıl önce okulda öğrencilerine ders anlatırken konuşmakta zorlandığını, bacaklarında şişliği fark etmesi üzerine doktora başvurduğunu anlattı.

Lösemi tanısını Nisan 2022’de aldığını ve hızla tedaviye başlandığını belirten Koçak, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Hastalığımı başlangıçta kabul edemedim. Saçlarımı kaybetmeye başlamamla durumumu kabul ettim ve tedavimle mücadeleye başladım. Kemik iliği nakli aşamasına geldiğimde önce bir bağışçı bulunmuştu ama sonrasında dokularının tam uymadığı saptandı. Çok üzülmüştüm.

Son çare 17 yaşındaki kardeşimdi. Yaşı tam uymadığı için hocalarımız önce kardeşimden almak istemedi, bu süreçte 2-3 ay bekledim. Sonrasında ise kardeşimin durumu uygun bulununca kemik iliği nakli gerçekleşti. Ben hep o nakil gününü beklemiştim, çok şükür oldu hatta geçen yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde nakil yapıldı. İyileşme sürecini de atlattım ve şu an hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum. Öğrencilerimi çok özledim, onlara en kısa sürede geri dönebilmeyi umut ediyorum.”

Koçak, sağlıklı tüm bireylere, “Lösemi tedavisinin sonlanabilmesi için kemik iliği nakli şart. Benim gibi birçok hasta şu an nakil olabilmek için bekliyor. Bu nedenle lütfen bağışçı olmaktan çekinmeyin.” çağrısında bulundu.

“Ablam tek kardeşim, şans eseri iliğimiz yüzde 100 uyumlu çıktı”

Marmara Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi, 23 yaşındaki Mustafa Hayrullah Zoymanoğlu da lösemiye yakalanması nedeniyle 3. sınıfta eğitimini dondurduğunu söyledi.

Zoymanoğlu, Ekim 2022’de tanı aldığını, Bilkent Şehir Hastanesi’nde hızla tedavisine başlandığını belirterek, şöyle konuştu:

“Ablamın kemik iliği bağışı sayesinde ocak ayında nakil oldum. Bu sayede lösemiyi yendim. Başlangıçta çok sık kontrole geliyordum, şu anda ayda bir doktor kontrollerim sürüyor. Ablam benim tek kardeşim, şans eseri iliğimiz yüzde 100 uyumlu çıktı. Aramızdaki bağı bu süreç çok daha güçlendirdi. Hastalar tedavi sürecinde zorlu bir süreçten geçiyor, en sıkıntılı kısım da nakil için beklemek. Bu nedenle sağlıklı herkesin kök hücre bağışçısı olmasını öneriyorum, benim kadar şanslı olmayan birçok hasta var.”

Okulunu çok özlediğini de dile getiren Zoymanoğlu, eğitimini bir an önce tamamlayabilmek istediğini kaydetti.

“Bir hastanın nakil için kardeşiyle tam uyumlu olma şansı yüzde 25”

Hematoloji Kliniği ve Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Gülsüm Özet de kemik iliği bağışı ve naklinin önemine işaret ederek, “Kemik iliği nakli özellikle hematolojik hastalarda başarıyla kullandığımız bir tedavi seçeneği. Çünkü kemik iliğinde hem kendini yenileyen hem de olgun kan hücrelerine dönüşebilen kök hücreler mevcut.” dedi.

Özet, kemik iliği nakillerinin çoğunun periferik kandan toplanan kök hücrelerle yapıldığını ve nakillerin otolog (hastanın kendi kök hücrelerinin kullanılması) veya allojenik (bir başka kişinin kök hücrelerinin kullanılması) olmak üzere iki yöntemle gerçekleştirildiğini anlattı.

Bu nakillerin hastaların şifa bulma şansını önemli oranda artırdığını vurgulayan Özet, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Allojenik kök hücre nakilleri hastaların kardeşi, akrabası veya akraba dışı bir kişiden yapılıyor. Çok nadiren de kordon kanını kullanıyoruz. Bir hastanın nakil için kardeşiyle dokusunun tam uyumlu olma şansı yüzde 25. Bu olmadığında akrabalarından veya akraba dışı gönüllü vericilerden uygun bağışçıyı aramaya başlıyoruz. Eskiden gönüllü vericileri dünyadaki verici bankalarından temin ediyorduk. Ancak 2015’te ülkemizde TÜRKÖK’ün devreye alınması sayesinde önceden yurt dışından gönüllü kök hücre bağışçısı getirirken şimdi gönüllü bağışçılarımızın hücreleriyle yurt dışında nakiller yapılabiliyor.”

18-50 yaş arasındaki sağlıklı her birey kök hücre bağışçısı olabilir

Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılay iş birliğinde başlatılan TÜRKÖK projesinin çok önemli olduğuna işaret eden Özet, “18-50 yaş arasındaki sağlıklı her birey Türk Kızılaya başvurarak gönüllü kök hücre bağışçısı olabilir. Bağışçılardan ilk etapta sadece üç tüp kan alınıyor ve kanında incelenen doku grupları bilgi bankasında saklanıyor. Bu dokularla nakil bekleyen hastaların durumları TÜRKÖK üzerinde karşılaştırılıyor ve bir hastayla uyuştuğu düşünülen verici bulunması durumunda Türk Kızılay aracılığıyla bağışçıya ulaşılıyor.” dedi.

Prof. Dr. Özet, bağışçının kabul etmesi durumunda merkezlerde detaylı tetkiklerin yapıldığını, doku grubu tam uyarsa 5 günlük aşılamanın ardından aferez cihazıyla kök hücrelerin toplandığını aktararak, “Bağışçı olmak hiç zor değil, kişiye vereceği hiçbir zarar yok. Kök hücreleri kendilerini kısa zamanda yenilediği için bağış yaptığında azalmıyor.” diye konuştu.

Kök hücre bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artması gerektiğinin altını çizen Özet, “Sadece üç tüp kanla verici adayı olmak, sonrasında eğer uyumlu hasta bulunursa bir yaşamı kurtarmak çok kıymetli. Vericiler açısından baktığınızda da bir başkasının hayatını kurtarmak herkese nasip olacak bir şey değil, onlar için de çok büyük bir mutluluk.” ifadesini kullandı.

Özet, bazı verici adaylarının tam nakil aşamasında kök hücre bağışından vazgeçtiğine de değinerek, bunun hastalar için büyük bir zaman kaybı ve umutsuzluğa yol açtığını, bu nedenle bağışçıların gerçekten bağışçı olma kararını vererek hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

“Türkiye, kemik iliği naklinde çok başarılı bir noktada”

Hastanenin Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi’nde 4 yılda yaklaşık 270 kemik iliği nakli gerçekleştirildiğini, merkezin tam donanımlı hizmet verdiğini dile getiren Özet, nakil olan hastaların uzun dönem düzenli kontrollerle takip edildiğini ve bu sayede sağlıklı tüm bireyler gibi yaşamını sürdürebildiklerini kaydetti.

Özet, “Türkiye, kemik iliği naklinde çok başarılı bir noktada. Gerek kamu gerekse özelde kemik iliği nakil üniteleri gerekli sayı ve niteliğe ulaşmış durumda. Geçmişte hastalara sıra gelmemesi, bazı hastaların yurt dışına gitmesi gibi durumlar yaşanıyordu. Günümüzde ise biz ülkemize gelen yabancı hastalara nakil yapabiliyoruz. Ülkemizde yılda 5 binin üzerinde nakil yapılıyor.” değerlendirmesinde bulundu.(AA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
04 Haziran, 2026 23:21 tarihinde yayınlandı
0 0

Tokat’ta aşırı yağış kirazı vurdu

Tokat’ta son günlerde etkili olan yağışlar tarım arazilerinde büyük zarara yol açtı. Sular altında kalan bahçelerde özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde çatlama ve dökülmeler yaşandı.

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Emin Yılar, bazı bölgelerde kirazda hasarın yüzde 100’e ulaştığını belirtti.

Geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin etkilerinin henüz atlatılamadığını belirten Yılar, “Geçen yıl devletimiz çiftçiye dönüm başına destek vererek önemli bir katkı sağladı. Bu destek üreticiyi ayakta tuttu. Ancak bu yıl da özellikle Tokat’ta kiraz üreticileri çok ciddi bir afetle karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerde erkenci ve orta sezon çeşitlerde hasar yüzde 80 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Ürünler tamamen çatladı ve pazarlanamaz hale geldi” dedi.

İhracata yönelik geç sezon kiraz çeşitlerinde ise umutların sürdüğünü ifade eden Yılar, yağışların sona ermesi halinde kalan ürünlerin ayıklanarak ihracata gönderilebileceğini belirtti. Ege Bölgesi’nde kiraz ihracatının başladığını hatırlatan Yılar, ürünlerin kilogram fiyatının 180-200 lira seviyelerinde olduğunu söyledi.

Kiraz üretimindeki kaybın binlerce tonu bulduğunu belirten Yılar, “Erkenci ve orta sezon çeşitlerde yaklaşık 2 bin tonluk zarar olduğunu düşünüyoruz. Eğer yağışlar durursa geç sezon ihracatlık çeşitlerden 3-4 bin ton ürün alınabilir. Ancak genel toplamda bu yıl Tokat’ta kirazda 8 ila 10 bin ton arasında ürün kaybı bekliyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin