Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
01 Ağustos, 2023 12:41 tarihinde yayınlandı
0

Kenevir dokumacılığında geleneksel ile modern üniversitelilerin elinde birleşecek

Kenevir dokumacılığında geleneksel ile modern üniversitelilerin elinde birleşecek
– “Kenevir ekim merkezi” ilan edilen Samsun‘da ekim alanları ve yatırımlar artarken Ondokuz Mayıs Üniversitesi bünyesinde de Ladik Meslek Yüksekokulu Kenevir Dokuma Tezgahtarlığı programı açıldı
– OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal:
– “Kenevirden üretilen ürünler Ladik ve çevre ilçelerin kadim kültüründe yıllardır yer etmiş durumda. Modern teknolojiyle geleneksel ürünlerin yeniden imalatı ile gençler hem kültürel açıdan kökleriyle buluşacak hem de meslek sahibi olarak okullarından mezun olacak”

SAMSUN (AA) – VEYSEL ALTUN – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılında Samsun‘un Vezirköprü ilçesini “Türkiye’nin Kenevir Ekim Merkezi” olarak ilan etmesinin ardından kentte kenevirle ilgili yatırım ve akademik çalışmalar hız kazandı.

AA’nın üniversite tercih dönemi için hazırladığı ve bu yıl ilk kez öğrenci kabul edecek yeni bazı ön lisans programlarıyla ilgili detayları aktardığı 5 bölümlük haber dosyasının bu dördüncü bölümünde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ladik Meslek Yüksekokulu Kenevir Dokuma Tezgahtarlığı programı ele alındı.

Halı ve yün fanila dokumacılığı ile öne çıkan Ladik ilçesinde, dokuma kültürünün yaşatılması, kenevir dokumacılığının yaygınlaştırılması ve bu konuda eleman yetiştirilmesi için OMÜ Ladik Meslek Yüksekokulu bünyesinde Kenevir Dokuma Tezgahtarlığı programı açıldı.

OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, AA muhabirine, Samsun‘un kenevir üretiminde yeniden söz sahibi olmaya hazırlandığını, bu kapsamda üniversite olarak yaptıkları çalışmaların yanı sıra alandaki mesleklerle ilgili bölümler de açmaya çalıştıklarını söyledi.

Ladik ilçesinin geleneksel dokumacılıkta öne çıktığına işaret eden Ünal, “Ladik Meslek Yüksekokulunda, geleneksel Türk kültürünü merkeze alan kenevir halı ve kilim dokumacılığı ile alakalı bölüm kuruldu. Bu yıl ilk kez öğrenci alacağız. Bölgemizde istihdam edilecek olan iş gücüne baktığımızda, yakınımızda boya, dokuma ve tekstil üzerine çok ciddi bir yapılanma var. İstihdam ihtiyacı olan fabrikalar kuruldu.” dedi.

Bölgede artık kullanılmayan örgü tezgahlarının hem eğitim amacıyla yüksekokulda kullanılması hem de müze formatında okulda sergilenmesinin hedeflendiğini anlatan Ünal, “Kenevirden üretilen hırka, gömlek, çanta, heybe, urgan gibi ürünler Ladik ve çevre ilçelerin kadim kültüründe yıllardır yer etmiş durumda. Modern teknoloji ile geleneksel ürünlerin yeniden imalatı ile gençler hem kültürel açıdan kökleriyle buluşacak hem de meslek sahibi olarak okullarından mezun olacak.” diye konuştu.

Amaçlarının özellikle organize sanayi bölgelerinde açılacak olan fabrikalarda istihdam edilebilecek insan yetiştirmek olduğunu vurgulayan Ünal, istihdamın yanı sıra öğrencilerinin geliştirdikleri projelerle kendi işlerini de kurmalarını istediklerini dile getirdi.

– “Kenevir tekstilde ciddi bir cazibe oluşturdu”

Samsun‘da kenevir konusunda kısa sürede önemli gelişmelerin yaşandığına dikkati çeken Ünal, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın 2019’da, ‘Kenevirin ana yurdu Samsun Vezirköprü’ açıklamasından sonra ürün olarak çok ciddi bir cazibe haline geldi. OMÜ’nün öncelikli alan tanımlamasıyla da buradaki ürünün endüstriyel bir ürüne dönüşmesi sağlandı. O yıllarda 350 dönüm gibi bir rakamda kenevir ekilirken bugün sözleşmeli tarımla, alım garantisiyle 7 bin dönüm gibi bir alana dönüştü. Burada kenevirin sadece lifi değil, kenevirin endüstriyel bir ürüne dönüşmesiyle ancak kazanç elde edilebilirdi.

Bizim yaptığımız hatta patentlediğimiz, patentini de ticarileştirdiğimiz çalışmalarla kırtığı (sapı), lifi ile ciddi bir kazanç imkanı ortaya çıktı. Yatırımcı olarak bölgeye gelen firmaların üreticiyle doğrudan çalışması, tohumu vermesi, ekimi yapması, bakımının üretici tarafından yapılması ve alım garantisi olduğu için cazip bir hale dönüştü. Tekstilde ciddi bir cazibe oluşturdu. Yaklaşık olarak 3 bin istihdamı olacak şirketler buraya geldi. Yeni şirketlerle bir takım görüşmeler var.” ​​​​​​​

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:01 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin