Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
06 Eylül, 2023 15:30 tarihinde yayınlandı
0

Kronik ağrıların tedavisinde “ağrı pili”

Başarıyla tedavi edilemeyen bel ve boyun cerrahisi, dolaşım bozuklukları, Buerger hastalığı, omurilik ve sinir yaralanmaları ile zonanın neden olduğu kronik ağrılar, omuriliğe yerleştirilen “pil” ile ortadan kaldırılıyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Bilim Dalı (Ağrı Bilimi) Başkanı Doç. Dr. Ender Sir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bilim dalı olarak baştan topuğa kadar vücuttaki bütün ağrılı noktaların tedavisiyle ilgilendiklerini söyledi.

Algoloji bünyesinde, migrenden topuk dikenine, kanserden zonaya, omurilik yaralanmasından geçirilmiş cerrahi sonrasında yaşananlara kadar birçok ağrının tedavisi için çalışma yaptıklarını aktaran Sir, ağrının kişinin yaşam kalitesini azaltan, iş gücü kaybı yaratan hatta psikolojik birtakım sorunlara yol açan, büyük bir sorun olduğunu vurguladı.

Sir, ağrının sadece yaşayan için değil, etrafındakiler için de çok büyük sıkıntı kaynağı olduğuna işaret ederek “Özellikle kanser hastalarının veya kronik ağrısı olanların hem hayat kaliteleri çok düşmekte hem de çevresindekiler etkilenmektedir.” diye konuştu.

Ağrının, vücuttaki sorunlara ilişkin en önemli uyarıcı olduğunu söyleyen Sir, kronikleşmiş ağrının ise çok daha önemli bir sağlık sorunu olduğunu kaydetti.

Doç. Dr. Sir, “Bunun mutlaka ortadan kaldırılması gerekir. Çünkü ağrısı olan bir hasta hem fonksiyonel değildir hem de mutsuzdur. Aynı zamanda mutsuzluğunu, huzursuzluğunu etrafına da yaydığı için ağrısı tedavi edildiğinde hem kendisi hem de çevresi tedavi edilmiş olur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Doğru endikasyon konulan hastalarda yüzde yüz başarı elde ediliyor”

Sir, ağrı tedavisinde kullanılan yöntemlerden birinin de “ağrı pili” uygulaması olduğunu belirterek “Ağrı pili tedavisi, ağrının iletilmesini sağlayan merkez olan omuriliğe yerleştirilen bir elektrot ve pil sistemi ile beyin ve ağrılı bölge arasında iletimi önleyici bir bariyer oluşması veya bir frekans bozucu sistemin çalışması şeklinde açıklanabilir.” dedi.

Uygulama öncesi hastaya ağrının giderilebilmesi için mevcut diğer yöntemlerin uygulandığını belirten Sir, bunlardan sonuç alınamadığında “ağrı pili” uygulaması için değerlendirme yapıldığını söyledi.

Ender Sir, uygulamaya ilişkin şunları kaydetti:

“Gerekli incelemelerin ardından hastaya uygulama kararı alındıktan sonra kapalı cerrahi yöntemiyle yaklaşık bir santimetrelik kesi açılarak hastanın omuriliğine ihtiyaca göre elektrotlar yerleştiriliyor. Bu elektrotlar bir pille bağlantılı hale getiriliyor. Uygulama, aynı kalp pili esasına dayanıyor. Bu sistem sayesinde sürekli ağrıyan bölgeye ve beyne uyarı verilerek ağrı ortadan kaldırılıyor. Bu, ortalama 15-20 yıl kişinin vücudunda kalabiliyor. Pil, 24 saat aktif olabiliyor ama hastalar onlara verilen bir uzaktan kumanda cihazıyla dilediği saatte ağırının seviyesine göre uyarıyı artırıp azaltabiliyor.

Pil yerleştirme işlemi, yaklaşık 45-60 dakika sürüyor ve genel anestezi altında yapılmıyor. Çünkü pilin mutlaka ağrı odağına yerleştirilmesi gerekiyor ki başarı elde edilebilsin. Bunun için de yerleştirme yapılırken hastayla iletişim kuruluyor. Uygulama öncesi hastaya sadece rahatlatıcı ilaç veriliyor, “v” kesinin açılacağı bölgeye lokal anestezi yapılıyor. Hastanın bilinci açık kalıyor. Doğru endikasyon konulan hastalarda yüzde yüz başarı elde ediliyor.”

“Tedavi için heyet kararı gerekiyor”

Uygulamaya psikiyatri, fizik tedavi, beyin cerrahisi ve algoloji bilim dallarında görev yapan hekimler tarafından ortak karar verildiğinin altını çizen Sir, “Uygulama öncesinde hastaya bazı işlemler yapılıyor. Eğer hasta bu işlemlerden yeterli fayda görmezse ağrı pili kararı alınıyor. Tedavi için heyet kararı gerekiyor.” diye konuştu.

Doç. Dr. Sir, işlemin heyet raporuyla yapılması halinde işlemin tüm masraflarının geri ödeme kapsamına girdiğini ve devlet tarafından karşılandığını anlattı.

Ağrı pili uygulamasından baş ağrısı ve migren sorunu olanların da yararlanabileceğine ilişkin çalışmaların olduğunu belirten Sir, şunları kaydetti:

“Omuriliğe yerleştirilen ağrı pili, en sık olarak başarısız bel cerrahisi, başarısız boyun cerrahisi, dolaşım bozuklukları, Buerger hastalığı, omurilik ve sinir yaralanmaları, zona gibi hastalıklarda uygulanıyor. Uygulama yapılacak hastaların mutlaka farklı tedavilerden başarılı sonuç almamış olması gerekiyor.

Bunun yanı sıra operasyonlarda yaralanan birçok gazinin tedavisinde de aktif olarak bu tedavi yer alıyor. Çünkü çok fazla silah, mermi, kurşun veya şarapnel yaralanmasına bağlı olarak gazilerimizde sinir veya omurilik yaralanmaları olabiliyor. Bunlar da çok ağrıya yol açıyor.”

“Uygun hasta seçimi yapıldığı takdirde başarı oranı çok yüksek bir tedavi”

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Alp Eren Çelenlioğlu da ağrı pili tedavisinde uzaktan kumanda ile ayarlanabilen programlar olduğunu belirterek “Kumandada çeşitli programlar var. Hasta otururken, yatarken program geçişi yaparak daha etkin bir akım uygulaması yapılabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Boyun fıtığına bağlı ağrısı “pil” uygulamasıyla sona eren hastalardan Hulusi Gönen’in sağlık durumu hakkında bilgi veren Çelenlioğlu, uzun yıllar kronik ağrı çeken hastalarının, söz konusu uygulamanın ardından ağrılarından kurtulduğunu belirtti.

Çelenlioğlu, şöyle devam etti:

“36 yaşındaki hastamız, 10 yıl içinde 2 defa boyun cerrahisi geçirmiş. Hastamızın, trafik kazası sonrası boyunda kayma ve fıtık oluşmuş ve daha sonra bu sorunlar tekrarlamış. Bir defa vidalı stabilizasyon ameliyatı olmuş ama ağrıları geçmemiş, yıllar içerisinde katlanarak artmış. Hastaya tekrar cerrahi bir tedavi uygulanamayacağı için ağrı pili tedavisini uygulamayı uygun gördük.”

Doç. Dr. Çelenlioğlu, ağrı pili ameliyatıyla yüzde yüz başarı elde edildiğini ifade ederek “Operasyon oldukça başarılı geçti. Uygun hasta seçimi yapıldığı takdirde başarı oranı çok yüksek bir tedavi.” dedi.

“Çocuklarımla hiç ilgilenemiyordum”

Ağrı pili tedavisiyle sağlığına kavuşan Hulusi Gönen ise trafik kazası sonrası yıllarca kronik ağrı çektiğini belirterek şunları kaydetti:

“Bu yıla kadar gitmediğim doktor, uygulanmayan tedavi kalmadı bana. Ağrı pili takıldı, iki gündür rahatım. Özellikle gece kollarım çok ağrıyordu, tamamen ağrı bitti. Kamyon şoförüyüm, ağrı işimi çok etkiliyordu. Geceleri hiç uyuyamıyordum. Artık çok rahatım, elimi kolumu oynatabiliyorum.

Babayım aynı zamanda, ikizlerim var 5 yaşında. Çocuklarımla hiç ilgilenemiyordum, akşam oynamak için geliyorlardı, ağrıdan ilgilenemiyordum. Geceleri ağrı olduğunda eşim de ağlardı. Buradan çıkınca çocuklarımla oynayacağım.”(AA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
04 Haziran, 2026 23:21 tarihinde yayınlandı
0 0

Tokat’ta aşırı yağış kirazı vurdu

Tokat’ta son günlerde etkili olan yağışlar tarım arazilerinde büyük zarara yol açtı. Sular altında kalan bahçelerde özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde çatlama ve dökülmeler yaşandı.

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Emin Yılar, bazı bölgelerde kirazda hasarın yüzde 100’e ulaştığını belirtti.

Geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin etkilerinin henüz atlatılamadığını belirten Yılar, “Geçen yıl devletimiz çiftçiye dönüm başına destek vererek önemli bir katkı sağladı. Bu destek üreticiyi ayakta tuttu. Ancak bu yıl da özellikle Tokat’ta kiraz üreticileri çok ciddi bir afetle karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerde erkenci ve orta sezon çeşitlerde hasar yüzde 80 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Ürünler tamamen çatladı ve pazarlanamaz hale geldi” dedi.

İhracata yönelik geç sezon kiraz çeşitlerinde ise umutların sürdüğünü ifade eden Yılar, yağışların sona ermesi halinde kalan ürünlerin ayıklanarak ihracata gönderilebileceğini belirtti. Ege Bölgesi’nde kiraz ihracatının başladığını hatırlatan Yılar, ürünlerin kilogram fiyatının 180-200 lira seviyelerinde olduğunu söyledi.

Kiraz üretimindeki kaybın binlerce tonu bulduğunu belirten Yılar, “Erkenci ve orta sezon çeşitlerde yaklaşık 2 bin tonluk zarar olduğunu düşünüyoruz. Eğer yağışlar durursa geç sezon ihracatlık çeşitlerden 3-4 bin ton ürün alınabilir. Ancak genel toplamda bu yıl Tokat’ta kirazda 8 ila 10 bin ton arasında ürün kaybı bekliyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin