Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
14 Haziran, 2023 11:11 tarihinde yayınlandı
0

“Ofis Ortamında 5 Dakikalık Oyunlar Oynayarak, Ağrıları Azaltabilme Şansımız Var”

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Bölümünde görevli Dr. Öğr. Üyesi Hakan Yılmaz, KBÜ Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TEKNOKENT) bünyesinde “Therapinno” adını verip geliştirdikleri yazılım ile fizyoterapiyi eğlenceye dönüştürmeyi amaçlıyor. 

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hakan Yılmaz, KBÜ Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TEKNOKENT) bünyesinde geliştirdikleri yazılıma “Therapinno” adını verdi. Therapinno, fiziksel terapiyi eğlenceye dönüştürmeyi amaçlıyor. Oyun oynarken terapi hareketlerinin yapılabileceği yazılımda, ek bir sensör ve donanım gerekmezken webcam veya dahili bilgisayar kamerası yeterli. Yeterli ışığın olduğu her koşulda çalışabilen yazılımda görüntü işleme teknikleriyle vücut analizi yapılıyor ve uzuvları belirleniyor. Birçok fizik tedavi hareketini destekleyen “Therapinno”, sadece terapi ihtiyacı olanlar değil uzun süre masa başında çalışanlar için de eğlenerek egzersiz yapabilmeye olanak sağlıyor. Öte yandan kliniğe gitmeden, bireyin istediği ortamda egzersizlerini yapmasını sağlayan “Therapinno”, egzersiz kayıtlarını terapistin veya doktorun kontrol etmesine olanak veriyor.

“Therapinno”nun fizyoterapiyi eğlenceye dönüştürmeyi amaçlayan bir yazılım olduğunu belirten Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hakan Yılmaz, “Therapinno, görüntü işleme teknikleri ve yapay zeka teknikleriyle birlikte çalışıyor. Eş zamanlı aldığımız görüntüden herhangi bir webcam veya standart bir kamera bizim için yeterli, özel herhangi bir donanıma ihtiyacımız yok. Aldığımız görüntüler üzerinden öncelikle vücudu tanıyoruz, daha sonrasında uzuvları analiz ediyoruz. Bu analiz ettiğimiz uzuvların açılarını belirleyerek fizyoterapistin belirlediği hareketlerin yapılıp yapılmadığını kontrol ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“OFİS ORTAMINDA 5 DAKİKALIK OYUNLAR OYNAYARAK SIRT, OMUZ, BOYUN AĞRILARINI AZALTABİLME ŞANSIMIZ VAR”

Başlangıçta yazılımı çocuklar için düşündüklerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, “Özellikle sıkıcı fizik tedavi süreçlerini daha eğlenceli hale getirme gibi bir amacımız vardı. Ancak sonrasında özellikle well being ofis diye bir kavram var özellikle çalışanların rahatlıklarının ve çalışanların sağlıklarının düşünüldüğü ofisler. Bu tarz ofislerde de kullanılabileceğini gördük. Başta kendimiz olmak üzere yoğun bir şekilde masabaşında çalışıyoruz, sırt ağrıları yaşıyoruz, omuz ağrıları, boyun ağrıları yaşıyoruz. Therapinno, bu problemleri de gidermeye yardımcı olabilecek bir uygulama. Yaklaşık 2 -3 saat aralıklarla 5’er dakikalık oyunlar oynayarak bu şikayetlerimizi olabildiğince azaltabilme şansımız var. Herhangi bir ek donanım gerektirmiyor, yeşil ve mavi perde gibi arka planlara ihtiyacımız yok, yeterli ışığın olduğu her koşulda çalışabiliyoruz. Şu an için dört farklı hareketi destekliyoruz boyun, omuz, bel ve denge hareketleri olmak üzere ve üç tane farklı oyunumuz var. Tabii ki bunlar gelişme aşamasında, şu an ilk demomuzu gerçekleştirdik. Bizim buradaki motivasyon kaynağımız klinisyenler ile yaptığımız görüşmeler ve fizik tedavi konusunda sıkıcı süreçleri yaşayan kişilerdi. Daha sonrasında kendimiz bizim için bir ilham kaynağı oldu. Özellikle yazılımla uğraşan kişilerin uzun masabaşı çalışmaları, finans sektöründe olanlar, iletişim sektöründe olanlar da bu problemleri yaşıyor. Bununla birlikte de insanlık yararına bir inovatif uygulama geliştirme ihtiyacı bizim bu uygulamayı ortaya çıkarmamızı sağladı” dedi.

“EGZERSİZ KAYITLARINI TERAPİSTİN VEYA DOKTORUN KONTROL ETMESİNE OLANAK VERİYOR” 

Yapay zeka teknikleri ile fizyoterapistlerin verdiği senaryoları yazılıma ekleyebileceklerini, hareketleri ne kadar yaptığını ve ne kadarını doğru yaptığını arka planda fizyoterapistlerin takip edebileceklerini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, “Görüntüyü tanımlama kısmında özellikle yapay zeka tekniklerinden faydalanıyoruz. Kişinin bazen masabaşında çalışırken sadece boyun kısmını tanıtabiliyoruz veya ayağa kalktığı zaman tüm vücudu tanıyor. Tüm vücudu tanıdıktan sonra da otomatik olarak kalibre oluyor. Yani bunu çocuklar da kullanabiliyor, yetişkinler de, masabaşında oturanlar da. Bunun için herhangi bir engelimiz yok. Bunların tamamını arka planda yapay zeka hallediyor. İlerleyen süreçte amacımız özellikle fizyoterapistin verdiği senaryoları biz programa girmek istiyoruz. Hangi hareketten kaç tane yapacağını, ne kadar yapacağını fizyoterapist bir görev olarak ekleyebilecek ve bu hareketlerin ne kadar yaptığını, ne kadarını doğru yaptığını da arka planda takip edebilecek” diye konuştu.

“YERLİ BİR ÜRÜN HALİNDE PAZARA GİRECEĞİZ” 

Yazılım sürecine çoklu oyuncuyu da katmak istediklerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, “Belki ilerleyen günlerde Karabük Üniversitesinde bir terapi köşesi olur. Uzun süre masabaşında çalışanlar o köşede terapilerini yaparak hem eğlenceli vakit geçirirler, hem sosyal iletişimlerini artırırlar, birbirleriyle de bir rekabet ortamı oluşturabilirler” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz, en büyük güçlerinin uygulamanın Teknoloji Geliştirme Bölgesinde (TEKNOKENT) geliştirilmesi olduğunu dile getirerek şöyle konuştu:

“Yerli bir ürün halinde pazara gireceğiz. Dolayısıyla mümkün olduğunca da bu avantajı kullanarak ülkemize faydalı olmasını diliyoruz. Geliştirdiğimiz platform çoklu platformlarda destekleyen bir platform. Dolayısıyla bunun mobil versiyonları olabilir, arttırılmış gerçeklikle karşınızda bir sanal asistanlar birlikte kullanılan versiyonları olabilir. Bizim buradaki amacımız donanımı mümkün olduğunca az tutmak. Özellikle buna benzer sanal gerçeklik çözümleri var, bir VR (Sanal Gerçeklik) gözlükleri kullanılıyor. Ancak bu hem maliyeti yükseltebiliyor hem de otizm gibi Serebral Palsi gibi ya da yaşlı kişilerde teknolojiye biraz daha uzak olan kişilerde bunların kullanımı zor olabiliyor. Bizim amacımız öncelikli olarak donanımı tamamen ortadan kaldırmaktı. Sadece bir kamera karşınızda durması yeterli oluyor. Size herhangi bir sensör takılmıyor. Birinci amacımız buydu, bunu gerçekleştirdik. İkinci amacımıza da daha eğlenceli hale getirmek, daha kişiselleştirilebilir hale getirmek ve teknolojinin bize verdiği nimetleri kullanmak var.” (Haber Merkezi)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2026 19:51 tarihinde yayınlandı
0 0

Dağcılar, 700 yıllık Kov Kalesi’ne Türk bayrağı asarak Milli Takım’a destek verdi

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Esenyurt köyü sınırlarında bulunan yaklaşık 700 yıllık Kov Kalesi’nde dağcılar, kalenin eteklerine Türk bayrağı asarak A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerinde bulundu.

Doğu Karadeniz’in en görkemli kalelerinden biri olarak gösterilen ve tarihi ile doğal güzelliğiyle öne çıkan Kov Kalesi, bu kez anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Deniz seviyesinden bin 760 metre yükseklikte bulunan kalenin yamaçlarında dağcılık eğitimi alan sporcular, zirveye Türk bayrağı asarak A Milli Futbol Takımı’na destek mesajı verdi.

İl merkezine 25 kilometre uzaklıkta bulunan, tarihi kalede Türk bayrağını dalgalandıran Artabel Doğa, Dağcılık Spor Kulübü sporcuları, Milli Takım’a başarı dileklerini iletti.

“Kalbimiz, yüreğimiz ve dualarımız milli takımla”

Etkinliğe katılan Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürü Mücahit Atalay, “Bugün Gümüşhane Merkeze bağlı Esenyurt köyü sınırları içerisinde yer alan Kov Kalesi’ne çok güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptık. Katılım imkânı bulduk. Tabii tarihiyle, doğasıyla Gümüşhane’mizin muhteşem coğrafyalarından, muhteşem konumlarından bir tanesi. Bizim için önemli olan hususlardan, ilk olan hususlardan bir tanesi de şu ki bugün Gümüşhane’mizde ilk temel dağcılık eğitimi verildi, kursu verildi. Daha sonraki süreçte de yine biraz önce bahsettiğim Kov Kalesi altındaki kayalarda pratik yapma imkânları bulduk. Biz de bu deneyimi yaşadık. Kayadan yaklaşık bir 15-20 metrelik bir yükseklikten dağcılık kurallarına uyarak hocalarımızın yönlendirmeleriyle, inme imkânını yaşadık. Tabii bu içinde bulunduğumuz süreç Dünya Kupası süreci. Burada da yapılan faaliyetlerimizde milli takıma destek görsellerini de hep birlikte gururla paylaşmış olduk. Kalbimizde, yüreğimizde, dualarımızda milli takımla” dedi.

İkinci kademe dağcılık antrenörü Bilgen Güner Cabbaroğlu da, “Kov Kalesi gerçekten manzarasıyla, doğasıyla da çok güzel bir yer. Ben zaten 25 yıl önce Gümüşhane’de çalıştığım için burayı ve doğasını biliyorum. Arkadaşlara da başarılı faaliyetler diliyorum. Milli takıma tabii ki her zaman tam destek” diye konuştu.

“Türk bayrağını Kov Kalesi’ne asarak milli takımımıza destek olmak istedik”

Gümüşhane Artabel Doğa, Dağcılık Spor Kulübü Başkanı Ali Koçyiğit, “Eğitimlerimiz yaz dağcılık eğitimleri olarak devam ediyor. 11 sporcumuzla beraber eğitimlere katıldık. Gümüşhane bölgesini araştırdığımız zaman Kov Kalesi’nin hem yapısı olarak hem de taştaki sağlamlığı olarak en uygun rota olduğunu belirledik. Bugün burada yaptığımız etkinliğin amacı kalemize, görkemli kalemize Türk bayrağımızı asarak milli takımımıza destek vermek. Milli takımımıza başarılar diliyorum. İnşallah güzel bir sonuçla sonuçlanır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin