Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
06 Şubat, 2018 22:10 tarihinde yayınlandı
0

Şehit Ailelerine Mezar Yeri Tahsisi Kararı Alındı

Şehit ailelerinin 1. derecedeki yakınlarına Safranbolu Belediyesi şehir mezarlığından 3 kişilik ücretsiz yer tahsisi kararı alındı.

Belediye Meclisinin 05.02.2018 tarihli toplantısının 1. birleşiminde gündem maddelerinin 9. sırasında yer alan şehit ailelerinin talep etmeleri halinde, şehidin Annesi, Babası ve Eşi için Safranbolu Belediyesinin şehir mezarlığından 3 kişilik ücretsiz mezar yeri tahsis edilmesi, Safranbolu Belediyesi Meclis toplantısında kabul edildiği bildirildi.

Şehit ailelerinin her konuda yanlarında olduklarını belirten Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer konuşmasında şunları kaydetti. ‘’ Şehit aileleri devletimize emanettir bizlerde devletin temsilcileri olarak vatanımızın ve milletimizin bütünlüğünü korumak adına canlarını feda etmiş şehitlerimizin ailelerine sahip çıkmakla yükümlüyüz.

Aldığımız her nefesi, bastığımız her karış toprağı ve üzerimizde dalgalanan bayrağımızın varlığını aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onların vatan ve millet için yaptığı fedakarlığın değeri hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar yüce ve büyüktür. Bu vatanın istiklali ve istikbali için sevdiklerinden, canından vazgeçen şehitlerimizin canlarıyla sulanan ve bize emanet edilen bu kutsal vatan topraklarını korunması ve bayrağımızın dalgalanması için birlik, beraberlik ve bütünlük içinde verilen mücadeleyi millet olarak unutmayacağız ve unutturmayacağız. Belediye meclisimizde alınan bu kararla şehit ailelerine bir nebze de olsa ayrıcalık tanınmasından dolayı mutluluk duyuyorum‘’şeklinde konuştu.

Ürkmezer fırsat buldukça mesai mefhumu gözetmeksizin şehit ailelerini ziyaret ettiklerini belirterek; kendilerini hiçbir konuda yalnız hissetmesinler bizim hem gönlümüz hem de kapımız sonuna kadar onlara açıktır ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
18 Haziran, 2026 12:31 tarihinde yayınlandı
0 0

’La Casa De Samsun’ olayında kardeşlerden biri ilk kez konuştu: “Bu hikayede yanan ben oldum”

Samsun’da 2022 yılında bir özel bankanın mobil uygulamasındaki sistemsel açıktan yararlanarak hesaplarına 16 milyar TL aktarılmasıyla gündeme gelen Gezek kardeşlere mahkeme 5’er yıl hapis cezası verdi. Kararın ardından ilk kez konuşan Recep Gezek, “5 yıl boyunca suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım. Bu hikayede yanan ben oldum” dedi.

Samsun’da 2022 yılının Mart ayında Yapı Kredi Bankası’nın mobil uygulamasındaki sistemsel açık nedeniyle hesaplarına milyarlarca lira aktarılmasıyla gündeme gelen ve kamuoyunda “La Casa De Samsun” olarak anılan olayda yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, Recep (30) ve Emre (35) Gezek kardeşleri “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçundan 5’er yıl hapis cezasına çarptırırken, bankanın zararının da kardeşlerden tahsil edilmesine hükmetti. Kararın ardından Recep Gezek, ilk kez İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine olayın detaylarını anlattı.

“Ağabeyim benim telefonumdan yaptı”

Recep Gezek, olayın yaşandığı dönemde aynı evde yaşadığı ağabeyinin telefona ihtiyacı olduğunu belirterek, “5 yıl önce adım ’dünyanın en büyük soygunu’ adı verilen bir olaya karıştı. Bunun neticesinde 5 yıldır sancılı bir süreç yaşadım. 5 yıl önce aynı evde yaşadığım ağabeyimin telefona ihtiyacı vardı. O dönem telefonu yoktu. Ben o dönem telefonumu ona verdim. Benim iş yerimde telefon kullanımı yasaktı. 8 saat telefon kullanamayacaktım. O dönemde mobil bankacılıktan şifre almak çok kolaydı. Telefonumdan ’şifreyi unuttum’ dedikten sonra gelen mesaj ile şifre almak kolaydı. Ağabeyimin paraya ihtiyacı vardı. Benim banka hesaplarıma giriyor. Sadece olayın yaşandığı banka değil, birçok banka hesabıma girmiş. Bankanın faturalardan artan paralar ile yapılan ufak tefek yatırımlar var. Orada yatırım hesabıma giriyor. Hisse senedi menüsünden ’para çek’ diye bir menü var. Banka tüm kullanıcılarına sunuyor. Buraya miktar yazıyor ve onaylanıp mevduat hesabıma geçiyor. Miktarlar yazıyor ve mevduat hesabına geçiyor. ’Acaba benim param mı, yoksa bankada bir sıkıntı mı var’ diyerek kendi hesabından, kız arkadaşının hesabından deniyor ve 4-5 banka hesabından bu işlemi yapıyor. İşlem sadece benim banka hesabımdan olduğunu görünce parayı kendine aktarıyor, kullanıyor. Benden direkt ona gitmesi bu olayı onun yaptığını doğruluyor. Mahkemeden ’O gün o saatlerde çalıştığıma dair raporları ve kamera kayıtlarını’ talep ettim. Beni yargılayan hakim direkt ’gerek yok’ dedi. Beni olayın içine dahil etti” diye konuştu.

“Aklı başında bir insan böyle bir parayı kullanacağı zaman başına bir şey geleceğini anlar”

Hesabına geçen milyarlarca lirayla ilgili konuşan Gezek, “O dönem hesabıma 16 milyar TL’lik bir para geçişi oldu. Bu geçiş sadece benim hesabımda oldu. Daha sonra haberler olunca Kocaeli’de bir kişinin de bu şekilde yaptığı ortaya çıktı. Milyonlarca kişinin kullandığı bankada sadece 2 kişiye denk gelmiş. Sadece hisse senedi menüsü var ve oraya miktar yazılınca onaylanıyor. Karşı tarafın avukatları mahkemede benim yazılıma müdahale ettiğime dair savunmalar yaptı. Gerekçeli kararda ise o an oluşan teknik bir aksaklıktan bahsediyorlar. Dediğim gibi iş yerimde o saatlerde çalıştığıma dair raporları talep ettiğimde hakim bey buna gerek duymadı. Bu olay yüzünden hayatımda ilk defa cezaevi gördüm. Çalışma hayatım bitti, ekonomik sıkıntılar geçirdim. 16 milyar hesaba geçtiğini duyduğumda böyle bir paranın olacağını kimse düşünmez. Ağabeyim ilk gösterdiğinde kendi hesabından yaptığını düşündüm. Benim hesabımdan yaptığını düşünmedim. Haberlerde atılan 2 günlük milyarder heyecanı gibi bir şey yok. Heyecan değil, tedirginlik duydum. Aklı başında bir insan böyle bir parayı kullanacağı zaman başına bir şey geleceğini anlar. Bu hikayede yanan ben oldum. Kasti olarak kullandırma yok. Ağabeyim o an birçok banka hesabıma giriyor. Olayın yaşandığı banka nezdinde böyle bir olay yaşanmasa ağabeyim girecek para olmadığı görünce çıkacak. Benim hayatımda da 5 yıl boyunca böyle zorluklar olmayacaktı. Bu hikayede yanan ben oldum. Böyle bir şeyin başına geleceğini kimse tahmin edemezdi” şeklinde konuştu.

“Yazılımla müdahalede bulunduğumuzu söylüyorlar”

Bankanın süreç boyunca farklı iddialar ortaya attığını öne süren Gezek, “Günümüzde yapılan kiralanan bir hesap gibi de değil. Öyle olsa kabulüm olacak ama değil. Ağabeyimin bir hatası var. Kaynağını bilmediği bir parayı kendince kullanmak oldu. O da miktarı azken kullanmaya başladığını söylüyor. Miktar azken kullanmaya başlıyor ve devamını getiriyor. Mahkemede hakim bey bu olayın sorumlusu olarak beni tuttu. Ben suçsuzluğumu ispat etmeye çalışırken buna gerek duymadı. Bu paranın kaynağı ne? Önemli olan kısım da bu. ’Yatırım havuzumuza girdiler, aldılar ve çıktılar’ diyorlar. ’Hiçbir şekilde bankamızın onayı yoktur’ diyorlar ama yatırım havuzuna girmek bu kadar kolay olmamalı. Yazılımla müdahale zaten yok. IPhone 7 gibi bir telefon kullanılarak bu işlem yapılıyor. Evimizde ne kadar teknolojik alet varsa incelendi. Buna dair bir şey yok. Karşı taraf 6-7 mahkeme boyunca bizim yazılımla müdahalede bulunduğumuzu söylüyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Banka hep bir delil kaçırma derdine düştü. Banka gerekçe olarak bu durumun teknik bir aksaklıktan dolayı olduğunu söylüyor. Milyonlarca kullanıcısı olan bir bankanın böyle 4-5 günlük bir aksaklıkta bu olayın bizim başımıza gelmesi onların şansı mı, yoksa bizim şanssızlığımız mı, bilemiyorum” ifadelerini kullandı.

“5 yıl boyuncu suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım”

Recep Gezek, konuyla ilgili ayrıca şunları söyledi:

“Mahkeme sürecinden önce tutukluluk süreci geçirdim. Adli kontrol süreci geçirdim. Bu olayın peşine ağabeyim zorluklar yaşadı. Bu olaydan sonra ağabeyimle aram açıldı. Arkadaşlarımda kalmak zorunda kaldım. Türkiye’deki tüm bankalara erişimim yasaklandı. Günümüzde herhangi bir kurum bir bankayla maaş anlaşması olduğu için bu yüzden çalışma hayatımı bitirdiler. Bir mesleğim vardı ve o mesleğim üzerinde geçimimi sağladım. Hesap sahibi benim olmam ve ağabeyimin bu hesabı kullanması aslında bütün olay bu. Karar açıklandı. 5 yıl gibi bir ceza aldık. Şimdi üst mahkemeye hazırlanıyoruz. Geçmişte bu olaydan dolayı polisler bizi yakalamadı. Evet, ağabeyim silahla yakalandı ve karakola götürüldü. Ben de oraya gittiğimde ağabeyimle bu olayı söyledik. O dönem bankayla da bu durumu konuşmuştuk. Banka bizden şikayetçi olacağını söylemişti. O dönem banka beni aradı ve ’Efendim, bir yanlışlık oldu, bu para nereden geldi’ diyerek bana sordu. Bunu siz bilemiyorsanız biz nasıl bilelim? 5 yıl boyunca suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım. Benim bulunduğum yer belli. Paranın çekim saatleri belli, aktarıldığı yer belli. Mahkeme bunları bulmak yerine, mahkeme sürekli ileri tarihe atıldı. Bizim istediklerimiz de olmadı. Sonunda bu cezayı aldım. Paranın çoğu hesaplar da blokeliydi. Bunları kolaylıkla alabilirlerdi. Mahkemede 1,5 milyon TL gibi bir borç olduğunu söylüyorlar ama paranın hükmü henüz verilmedi.”

Bizi sosyal medyadan takip edin